Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3657 E. 2025/6389 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3657
Karar No
2025/6389
Karar Tarihi

MAHKEMESİ:Ticaret Mahkemesi SAYISI: 2023/137 E.- 2023/138 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI: 2023/İHK-5009 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI: K-2022/261619

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının eşi olan destek ....'in sürücüsü olduğu araç ile davalı tarafından Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın 10.07.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının eşinin hayatını kaybettiğini, davalının ihtiyari mali sorumluluk teminatı kapsamında sorumlu olduğunu belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile 41.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslah ile toplam talebini 933.301,82 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının zararının karşılandığını, başkaca bir alacak hakkının bulunmadığını, eksik evrakla başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün meydana gelen kazada herhangi bir kusurunun olmadığını, destek sıfatının ispatı gerektiğini, hesaplamada tüm pay sahiplerinin dikkate alınması gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davaya konu kazanın oluşunda desteğin %70 oranında, davalı tarafından sigortalı araç sürücüsünün ise %30 oranında kusurlu olduğu, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alındığı, desteğin geliri yönünden Kanada asgari ücretinin esas alınması gerektiği, davalı sigortanın İMSS teminat limitinin poliçede kombine tek limit sınırsız olduğu, bu nedenle davalının İMSS teminatından sorumlu olduğu gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 849.517,90 TL destekten yoksun kalma tazminatının yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilinin itiraz başvurusunda bulunması üzerine; İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davalının itirazlarının davacı lehine hükmedilen vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; kararın hatalı olduğunu, hesaplamada Kanada asgari ücretinin esas alınmasının hatalı olduğunu, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, davalının taraf olmadığı dosyada alınan kusur raporunun benimsenmesinin hatalı olduğunu, bu haliyle kusurda çelişki oluştuğunu, çelişkiyi gidermek amacıyla yeniden kusur incelemesi yapılması gerektiğini, uzlaşma hususunun araştırılması gerektiğini, dava dışı kişilerce açılan birden fazla tahkim dosyasının bulunduğunu, usul ekonomisi gereği bu dosyaların birleştirilmesi gerektiğini, aksi halde el çekme kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Gerekçe Uyuşmazlık, davacının eşi olan desteğin sürücüsü olduğu araç ile davalı tarafından Birleşik Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın 10.07.2019 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu davacının eşinin hayatını kaybetmesi ve davalının ihtiyari mali sorumluluk teminatı kapsamında sorumlu olmasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yöntemine göre yapılan hesaplamanın temyiz edenin sıfatı gözetildiğinde doğru olmasına, uzman bilirkişi raporunun denetime elverişli ve yeterli bulunmasına, kusur oranlarının tespitinin yerinde olmasına, desteğin gelirine yönelik yapılan araştırmanın isabetli olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesinde; Davacı ... (...), davaya konu trafik kazasında hayatını kaybeden eşi ...'in desteğinden mahrum kaldığını ileri sürerek tazminat isteminde bulunmuştur. Destekten yoksun kalma iddiası ile açılan dava, ölümden sonraki süre boyunca doğacak zararın tazmini talebini kapsamaktadır. Bu nedenle yargılama boyunca davacının değişen durumu tazminatın belirlenmesi yönünden etkili olacaktır. 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 53. maddesi gereği destekten yoksun kalma tazminatının mahiyeti ve amacı, ölenin eylemli yardımını alanların, desteğin ölümünden sonra da bu yardımdan mahrum kalmaması olduğuna göre destekten yoksun kalma tazminatına hükmedilebilmesi için her şeyden önce destek alma hakkı olan kişinin, destek alma ihtiyacının devam etmesi gerekir. Bu itibarla; dul kalan eşin yeniden evlenmesi halinde destekten yoksun kaldığı sürenin önceki eşin ölüm tarihi ile yeniden evlenme tarihi arasındaki süreye göre hesaplanması gerekmektedir. Dosyanın incelenmesinde, davacı ... (...)'in 28.06.2022 tarihinde, desteğin ölümünden sonra evlendiği anlaşılmaktadır. İtiraz Hakem Heyetince davacı eşin evlendiği hususunun göz önünde bulundurularak desteğin ölüm tarihi ile davacının yeniden evlendiği tarihe kadarki gerçek zararının hesaplanması için bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken davacının yeniden evlendiği tarihten sonraki dönem için de destek hesabı yapılmış olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI.KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.04.2025 tarihinde üye ...'nin karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY Kanada da ikamet eden Türk Vatandaşı olan mütevveffa Türkiye’ye yaptığı bir ziyaret sırasında trafik kazası sonucu hayatını kaybetmiştir. Vefat edenin yakınları, desteğin ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talep etmektedir. Araç ve Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Türkiye de yapılmış olup, kazada Türkiye sınırları içerisinde meydana gelmiştir. Trafik kazasında kaynaklanan zararların tazmininde uygulanacak hukuk, esas olarak kazanın meydana geldiği yer hukuku (Lex Loci Deliçti) olup, bu durum milletler arası özel hukuk ve usul hukuku hakkında kanun (Möhuk) madde 34 ve devamı hükümleri ile de uyumludur. Ayrıcı Karayolları Trafik Kanunu (KTK) ve bu kanuna dayanılarak çıkarılan zorunlu mali sorumluluk sigortası genel şartlarında, kazanın meydana geldiği yerin Türkiye olması ve sigorta sözleşmesinin Türk Hukukuna tabi olması durumunda Türk Hukuku’nun uyulanacağı açıkça ortaya koymaktadır. Destekten yoksun kalma tazminatı, vefat edenin sağlında muhtemel yaşam süresi boyunca destek sağladığı kişilere maddi katkının hesaplanması suretiyle belirlenir.Ancak bu katkının hesaplanmasında dikkate alınacak gelir düzeyi, olayın meydana geldiği ülkenin ekonomik koşulları ve normatif standartları dikkate alınarak tespit edilir. Yargıtayın İstikrar kazanmış İçtihatlarınında bu husus açıkça ortaya konmuştur. Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin çeşitli kararlarında şu ilkeye yer vermektedir. “Yurtdışında çalışan veya ikamet eden kişinin, Türkiye de meydana gelen kazada vefat etmesi halinde, destekten yoksun kalma tazminatında esas alıncak gelir, kaza yerinin ekonomik koşullarına göre, belirlenmeli ve Türkiyedeki Asgari Ücret dikkate alınmalıdır.” Bu yaklaşım, zarar görenlerin taleplerini sınırlayıcı nitelikte değil, sigortacının sorumluluk alanını kaza yeriyle sınırlı tutan ve sigorta sözleşmesinin ön gördüğü teminat limitlerini gözeten bir yaklaşımdır. Zira Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası, primleri Türkiye de belirlenen, teminat limiti Türkiye mevzuatına göre tespit edilen bir sigorta türüdür. Kısaca özetlemek gerekirse; -Kaza Türkiye de meydana geldiğinde uygulanacak hukuk Türk Hukuku olmalıdır. -Araç sigortasının Türkiye de yapılmış olması nedeniyle tazminatın kapsamı ve miktarı Türk Hukukuna tabidir. -Bu kapsamda destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanmasında esas alıncak gelir düzeyi Türkiyedeki Ekonomik ve Sosyal koşullara göre belirlenecek olup, Türkiyedeki net Asgari Ücretin dikkate alınması gerekmektedir. Yukarıda açıklamalar doğrultusunda tazminat hesabının Türkiye Asgari Ücret düzeyi dikkate alınarak yapılması gerektiği düşüncesiyle çoğunluğun onama kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3657, K. 2025/6389, T. 22.04.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3657-e-2025-6389-k-595853d4367a