Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3628 E. 2025/986 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3628
- Karar No
- 2025/986
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/95 D.İş -2023/112 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2023/İHK-3389 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/282064
İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalının ZMMS poliçesi ile sigortaladığı ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün yol kenarında bulunan ağaca çarpması sonucunda 13.06.2018 tarihinde yaralamalı tek taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsili talep etmiş ve bedel artırım dilekçesiyle talebini 82.308,69 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve %1,8 iskonto yönteminin kullanılması suretiyle ve aktif dönem sonunun 50 yaş olduğu kabulü ile hesaplama yapılması gerektiğini, hesap olunan tazminattan hatır taşıması indiriminin yapılması gerektiğini, faize karar verilmesi halinde dava tarihinden itibaren yasal faize karar verilebileceğini, davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 82.308,69 TL tazminatın 23.12.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; hükme esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olduğu, tazminat hesabının prograsif rant hesap yöntemine göre yapılmasının Yargıtay içtihatları gereği olduğu ve %1.8 teknik faiz yönteminin yürütmesinin durdurulmuş olduğu, davacının kazaya karışan araçta yolcu olması ve davacının herhangi bir kusurunun olmadığı, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğu, aksini ispat yükünün davalı üzerinde olduğu ve aksi durumun davalı tarafça ispatlanamadığı, faiz başlangıç tarihinin 2918 sayılı KTK'nun 99.maddesi uyarınca belirlendiği gerekçesiyle itirazların reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A.Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline davacı tarafça davadan önce usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilince alınan uzman mütalaasına göre davacının kaza nedeniyle maluliyetinin oluşmadığını, çelişkinin giderilmesi ve maluliyet tespiti için Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması gerektiğini, %1.8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle ve aktif dönem sonunun 50 yaş olduğu kabulü ile hesaplama yapılması gerektiğini, kazanın meydana gelmesinde sigortalı araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını, davacının emniyet kemerinin takılı olup olmadığının belirsiz olduğunu ve yaralandığı bölge dikkate alındığında hesap olunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faize dava tarihinden itibaren karar verilebileceğini, davacı lehine hükmedilmesi gereken vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesince hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiğini belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalı tarafından ZMMS poliçesi ile sigortalanan ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün yol kenarında bulunan ağaca çarpması ile meydana gelen tek taraflı trafik kazası sonucunda yaralanan davacının uğradığı bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 1- Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmış olmasına, prograsif rant yöntemine göre ve davacının aktif dönem yaşamının sonunun 60 yaş olarak kabul edilerek hesaplama yapılmış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, İtiraz Hakem Heyeti karar tarihi karar başlığında hatalı yazılmışsa da bu hususun mahallinde düzeltilebilir maddi hata olmasına göre davalı vekilinin ise aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2-Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; a- Adına velayeten verilen vekaletnameye istinaden dava açılan davacı ...' ın 06.05.2004 doğumlu olup karar tarihi itibariyle reşit olduğu, gerekçeli kararın ve davalı tarafın temyiz dilekçesinin velayeten vekaletname verilen Avukat ...'a tebliğ edildiği, ancak anılan davacı tarafından Avukat ...'a asaleten verilmiş bir vekaletnamenin dosya kapsamında bulunmadığı anlaşılmakla Avukat ...'a asaleten verilmiş vekâletnamenin aslının veya onaylı örneğinin dosyaya sunulması için davacı vekiline kesin süre verilmesi, vekâletname sunulmaz ise davacı asile tebligat yapılmak suretiyle taraf teşkilinin sağlanması gerekir. b- Dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, davacının yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı aracın sürücüsünün, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 47/1-d maddesinde düzenlenen trafik güvenliği ve düzeni ile ilgili olan ve yönetmelikte gösterilen diğer kural, yasak, zorunluluk veya yükümlülüklere uymamak kuralını ihlal ettiğinin ifade edildiği görülmüştür. 6100 Sayılı HMK 266. ve takip eden maddeleri uyarınca, mahkemece, çözümü hukuk dışında özel veya teknik bilgiyi gerektiren hallerde, taraflardan birinin talebi üzerine yahut kendiliğinden bilirkişinin oy ve görüşü alınarak karar verilmelidir. Trafik kazasında tarafların kusur oranlarını belirlenmesi uzmanlık gerektiren konulardandır.Hakem Heyetince, herhangi bir kusur raporu alınmaksızın davalının sigortaladığı ve davacının yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek eksik inceleme ile karar verilmiş olması doğru değildir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin var olması halinde ceza soruşturma dosyası da dosya arasına alınarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için alanında uzman bilirkişiden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. c-TBK’nın 52.maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. Somut olayda; davacı taraf 19.06.2021 tarihli olaya ilişkin olarak alınan ifadesinde; kaza nedeniyle aracın ön camına başını çarptığını beyan ettiği ve davacının maluliyetine neden olan arazın ise fiziksel görünümü bozan burun eğriliği olduğu davacı tarafça dosyaya sunulan ................Atatürk Eğitim ve Araştırma Hastanesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı Başkanlığı tarafından tanzim olunan 20.12.2021 tarihli maluliyet raporundan anlaşılmaktadır. Buna göre tazminata karar verilirken 2918 sayılı Kanunu'nun 78.maddesi ve Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 150.maddesi ve aracın özelliği ve davacının kaza nedeniyle yaralandığı bölgeye göre davacının meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunduğu, buna göre Dairenin uygulamaları da dikkate alınarak TBK’nin 52.maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Yukarıda (2-a,b,c) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile, temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine,
Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 13.01.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.
(Karşı Oy)
KARŞI OY
Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. Davacının yaralanıp malul kalması ile sonuçlanan kazayı yapan ve davalı tarafından zorunlu trafik sigortalı araç, yol kenarında bulunan ağaca çarpmak suretiyle tek taraflı kaza yapmıştır. Olaya ilişkin düzenlenen kaza tespit tutanağında, sigortalı araç sürücüsünün tam kusurlu olduğu tespiti yapılmış, başkaca kimse için kusur tayin edilmemiştir. Davacı kazayı yapan sigortalı araçta yolcu konumunda olup kazanın meydana gelmesinde etken bir davranışının olmadığı da olayın oluş biçiminden ve dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Bu itibarla davalıya trafik sigortalı araç sürücüsü dışında kimsenin kusurlu olmadığı ve yolcu konumunda olan davacının da kazanın meydana gelmesine etken davranışı bulunmadığı dikkate alındığında, somut olay bakımından kusur raporu alınmasına gerek yoktur. Açıklanan nedenlerle; kazanın meydana gelmesinde kusuru bulunması mümkün olmayan yolcu davacıya karşı tüm zarar sorumlularının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 88 inci maddesi gereği müteselsilen sorumlu oldukları da gözetilerek, kusur incelemesi yapılması sonuca etkili olmayacağından, davalı vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının reddi yerine kusur incelemesi yapılması yönündeki (2-b) numaralı bentte yer alan bozma kararına katılmıyorum.