Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3624 E. 2025/982 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3624
Karar No
2025/982
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/80 Değişik İş, 2023/95 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-67421 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/290427

İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usûl eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının sağında bulunan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, davacının sevk ve idaresindeki sol şeritte bulunan motosikletin bulunduğu şeride geçtiği sırada davacının sürüş hakimiyetini kaybetmesi sonucunda 16.11.2021 tarihinde yaralamalı iki taraflı trafik kazasının meydana geldiğini ve kaza nedeniyle davacının malul kaldığını, davalı tarafa başvuru yapılsa da davalı tarafça ödeme yapılmadığını beyanla fazlaya ilişkin hakların saklı kalması kaydıyla şimdilik 7.500,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 250,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 250,00 TL bakıcı gideri olmak üzere toplam 8.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte tahsilini talep etmiş ve ıslah dilekçesiyle talebini 183.288,73 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; plakası tespit edilemeyen aracın ZMSS poliçesi yaptırma yükümlülüğü olduğunun ispatının davacı üzerinde olduğunu, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, davacının sunmuş olduğu maluliyet raporunun hükme esas alınamayacağını, sunulan maluliyet raporunun kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre alınmadığını, müvekkilinin sorumluluğunun plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen araç sürücüsünün kusuru oranında olduğunu ve kazanın meydana gelmesinde araç sürücüsünün kusurunun bulunmadığını ve davacının kazanın meydana gelmesinde asli ve tam kusurlu olduğunu, TRH 2010 Yaşam Tablosu ile %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle hesaplama yapılması gerektiğini, hesap olunan tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, davacının kaza tarihinde fiilen bir işte çalıştığı ispat olunmadığından geçici iş göremezlik talep edemeyeceğini, davacının bakıcı gideri talep edebilmesi için fiilen bakıcı tuttuğunu ispatlaması gerektiğini, faize karar verilmesi halinde yasal faize karar verilebileceğini, davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre hesaplanan miktarın 1/5'i oranında olması gerektiğini beyanla başvurunun reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; davanın kabulü ile 183.288,73 TL tazminatın 24.06.2022 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya ödenmesine ve davacı vekil ile temsil olunduğundan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne (AAÜT) göre hesaplanan 9.200,00 TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekilince itiraz edilmesi üzerine; İtiraz Hakem Heyeti'nin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararında hukuka aykırılık bulunmadığından itirazın reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacının dava konusu kaza nedeniyle maluliyetinin oluşmadığını, maluliyet raporunun davacının iyileşme süresinin hitamı beklenmeden hazırlandığını ve ayrıca kaza tarihindeki yönetmelik hükümlerine göre hazırlanmadığını, plakası tespit edilemeyen aracın ZMSS poliçesi yaptırma yükümlülüğünün olduğunun ispatının davacı üzerinde olduğunu ve bu husus ispatlanmadan karar verilmesinin hatalı olduğunu, hükme esas alınan kusur raporundaki kusur oranlarını kabul etmediklerini, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, davacı tarafça dava öncesinde müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığını, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı giderinden sorumlu olmadığını, davacının kaza tarihinde fiilen bir işte çalıştığı ispat olunmadığından geçici iş göremezlik talep edemeyeceğini, davacının bakıcı gideri talep edebilmesi için fiilen bakıcı tuttuğunu ispatlaması gerektiğini, davacıya SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının tespit edilmesi gerektiğini, tazminat hesabınının %1,8 teknik faiz yönteminin kullanılması suretiyle yapılması gerektiğini, müvekkilinin 26.06.2022 tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davacının sağında bulunan plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, davacının sevk ve idaresindeki sol şeritte bulunan motosikletin bulunduğu şeride geçtiği sırada davacının sürüş hakimiyetini kaybetmesi ile meydana gelen yaralamalı iki taraflı trafik kazası sonucunda davacının yaralanıp malul kalması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, geçici iş göremezlik tazminatı ve bakıcı gideri tazminatı istemine ilişkindir. 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun olarak hazırlanmış olmasına, tazminat hesabının Yargıtay içtihatlarına uygun olarak TRH 2010 Yaşam Tablosunun ve progresif rant hesap yönteminin kullanılması suretiyle yapılmasına, faiz başlangıç tarihinin 2918 sayılı KTK'nun 99.maddesine uygun olarak belirlenmiş olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; dosya kapsamına göre, kaza günü kolluk görevlileri tarafından düzenlenen kaza tespit tutanağında, plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın, davacının sevk ve idaresinde sol şeritte bulunan motosikletin bulunduğu şeride geçtiği sırada davacının sürüş hakimiyetini kaybederek sol yanına devrilmesi suretiyle gerçekleşen kazada plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-a maddesinde düzenlenen "şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak" kuralını ihlal ettiği, davacının ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı tespiti yapılmıştır. Uyuşmazlık Hakem Heyetince, çift taraflı işbu kazaya ilişkin olarak kusur raporu alınmış ve alınan bilirkişi raporunda; plakası ve sürücüsü tespit edilemeyen aracın sürücüsünün 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 56/1-a maddesinde düzenlenen "şerit izleme ve değiştirme kurallarına uymamak" kuralını ihlal etmesi sebebiyle kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, davacının ise kazanın meydana gelmesinde kusurunun olmadığı ifade edilmiş ve Hakem Heyetince bu kusur oranları esas alınarak karar verilmiştir. Ancak mevcut rapor hüküm kurmak için yeterli değildir. Şu durumda, İtiraz Hakem Heyetince dava konusu trafik kazasına ilişkin olarak tüm deliller değerlendirilmek suretiyle tüm dosya kapsamı ile oluş şekline göre tarafların olaydaki kusur oranlarının duraksamaya yer vermeyecek şekilde tespiti için üç kişilik uzman bilirkişi heyetinden denetime elverişli, ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınıp, buna uygun şekilde hesaplama yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru değildir. 3. TBK’nın 52 maddesi uyarınca zarar gören, zararı doğuran fiile razı olmuş veya zararın doğmasında ya da artmasında etkili olmuş yahut tazminat yükümlüsünün durumunu ağırlaştırmış (müterafik kusur hâli söz konusu) ise hâkim, tazminatı indirebilir veya tamamen kaldırabilir. Müterafik kusura ilişkin savunma bir def’i olmadığından bu yönde bir savunma olmasa da resen dikkate alınması gerekir. 2918 sayılı KTK'nın 78 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 maddesi ve eki Cetvel uyarınca; bisiklet, elektrikli bisiklet, motorlu bisiklet ve motosikletlerde sürücülerin koruma başlığı ve koruma gözlüğü, yolcuların ise koruma başlığı (kask) takması zorunludur. Somut olayda davacının maluliyetine neden olan arazın davacının kaza sonucunda kafatası kemiklerinin kırılması ve beyin kanaması sonucunda nöbeti olmayan ama nöbet geçirme riski bulunan epilepsiye ilişkin olduğu tespit edilmiştir. Kaza tutanağına göre davacının kask kullanıp kullanmadığı hususu belirsizdir. Ancak yaralanmanın meydana geldiği yer kafa bölgesi olduğundan davacının kaza sırasında kask takmadığı anlaşılmaktadır. Buna göre; tazminata karar verilirken 2918 sayılı KTK'nın 78 ve Karayolları Trafik Yönetmeliği’nin 150 maddesi ve eki Cetvel uyarınca ve aracın özelliğine göre davacının meydana gelen kazada müterafik kusurunun bulunduğu ve Dairenin uygulamaları da dikkate alınarak Türk Borçlar Kanunu’nun 52 maddesi uyarınca tazminattan %20 oranında müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmiş olması doğru görülmemiş, kararın bu nedenle bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 27.01.2025 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

Dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri istemine ilişkindir. Hakem Heyetleri tarafından, alınan bilirkişi raporu gereği davalı ...'nın sorumluluğunu teminat altına aldığı meçhul araç sürücüsünün % 100 oranında kusurlu olduğu kabul edilerek hesaplanan tazminata karar verildiği, sayın çoğunluk tarafından karara esas alınan kusur raporunun oluşa uygun olmadığı ve bilirkişi heyet raporu alınması gerektiği gerekçesiyle de kararın bozulduğu görülmektedir. Dava konusu olaya ilişkin olarak kolluk kuvvetleri tarafından olay anını gören kamera kayıtları incelenmek suretiyle düzenlenen kaza tespit tutanağı ile kazada davacı sürücünün kusurunun bulunmadığı ve meçhul araç sürücüsünün asli kusurlu olduğu belirlemesi yapılmış; hakem heyeti tarafından karara esas alınan bilirkişi raporunda da tutanaktaki kural ihlallerine göre meçhul araç sürücüsünün kazada % 100 kusurlu olduğu yönünde görüş bildirilmiştir. Bu haliyle, aksi ispat edilinceye kadar geçerli resmi belge niteliğinde olan kaza tespit tutanağı ile hakem heyetince alınan kusur bilirkişi raporu birbiriyle uyumlu olduğu gibi, kaza anına ait kamera kayıtları incelenerek yapılan tespitlere dayanan kusur belirlemesinin de oluşa uygun olduğu değerlendirilmiştir. Açıklanan tüm bu nedenlerle, birbiriyle uyumlu kaza tespit tutanağı ve uzman bilirkişi raporu ile kusur tespiti oluşa uygun biçimde yapıldığı için davalı vekilinin kusura ilişkin temyiz itirazlarının reddine karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan, sayın çoğunluğun (2) numaralı bentteki bozma kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3624, K. 2025/982, T. 27.01.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3624-e-2025-982-k-b1be7c54731f