Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3623 E. 2023/5687 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/3623
- Karar No
- 2023/5687
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2023/133-2023/154 SAYISI : KIT/2023-435 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Reddi-İtirazın Reddi SAYISI : K-2018/23452 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun reddine karar verilmiştir. Karara davacı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davacının itirazının reddine karar verilmiştir. ... kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 29.10.2017 tarihinde, davalı ... nezdinde ... poliçesi ile sigortalanan aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucunda, araçta yolcu olarak bulunan davacının yaralandığını ve malul kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 15.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının tahsilini talep etmiş; 17.07.2018 tarihli dilekçesi ile talebini 110.000,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı ... şirketinin poliçe limiti ve kusur oranında sorumluluğunun bulunduğunu, maluliyeti ve kusuru kabul etmediklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile Hacettepe Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 27.03.2018 tarihli rapora göre davacının, 29.10.2017 tarihinde meydana gelen kaza nedeniyle yaralanması sonucu maluliyetinin oluşmadığı gerekçesiyle başvurunun reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 23.08.2018 tarihli ve 2018/İHK-6959 sayılı kararı ile Karadeniz Teknik Üniversitesi Adli Tıp Ana Bilim Dalı tarafından düzenlenen 27.07.2018 tarihli rapora göre davacının %8 oranında maluliyetinin belirlendiği, davaya konu kazanın oluşumunda davalı taraf sürücüsünün %100 kusurlu olduğu gerekçesiyle davacının itirazının kısmen kabulü ile başvurunun kısmen kabulüne, 67.121,09 TL’nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Dairenin 29.11.2021 tarihli ve 2021/5700 Esas, 2021/9303 Karar sayılı ilamıyla; "...Trafik kazasında cismani zarara uğrayan ve buna dayalı olarak işgücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürleri daha önceki yıllarda Fransa'dan alınan 1931 tarihli "PMF" cetvellerine göre saptanmakta ise de; Başbakanlık Hazine Müsteşarlığı, Hacettepe Üniversitesi Fen Fakültesi Aktüerya Bilimleri Bölümü, BNB Danışmanlık, Marmara Üniversitesi ve Başkent Üniversitesi'nin çalışmalarıyla "TRH 2010" adı verilen "Ulusal Mortalite Tablosu" hazırlanmıştır. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir hesap olup, gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu durumda; Yargıtay Daireleri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından ve yine bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içerdiği göz önüne alındığında, Dairemizce de tazminat hesaplamalarında TRH 2010 Tablosu'na göre bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinin, güncel verilere ve ülkemiz gerçeklerine daha uygun olacağına karar verilmiştir. Bu itibarla; tazminat hesaplamasında, TRH 2010 Tablosu'nun kullanılmasında bir isabetsizlik görülmemiştir. Ancak; davacının hak kazanabileceği işgücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve İHH tarafından da karara esas kabul edilen aktüer raporunda; 01.06.2015 tarihli ... Genel Şartları dahilinde, TRH 2010 Yaşam Tablosu'na göre ve %1,8 teknik faiz uygulanarak tazminat hesabı yapılmıştır. Tazminat hesaplamasında, yeni ZMSSGŞ ve ekindeki cetvellere göre hesaplama yapılmış ise de, Anayasa Mahkemesi'nin 17.07.2020 tarih-2019/40-2020/40 sayılı kararı ile KTK'nın 90. maddesindeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda öngörülen usul ve esaslara tabidir" bölümündeki "bu Kanun çerçevesinde hazırlanan genel şartlarda" ibaresinin Anayasa'ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptaline karar verilmiştir. Bu nedenle; işgücü kaybı tazminatı hesabında, yeni ... Genel Şartları ekindeki cetvellerin kullanılması mümkün olmadığından ve %1,8 teknik faiz uygulaması da anılan cetvellerle getirildiğinden, artık uygulanması mümkün değildir. Tazminat hesaplamasının, %1,8 teknik faiz uygulanmadan yapılması gereklidir ki, İHH tarafından esas alınan rapor bu yönüyle yeterli bir rapor değildir. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, TRH 2010 Tablosu'na göre % 1,8 teknik faiz uygulanmadan tazminatın hesaplanması; bilinmeyen/ işleyecek devre hesabı yapılırken, bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmesi yönteminin kullanılması gerekir ise de, davacı vekilince PMF 1931 tablosuna göre hesaplama yapılması talep edildiğinden, taleple bağlı kalınarak PMF tablosu kullanılarak ve bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilmek suretiyle hesaplama yapılmalıdır. Şu durumda hakem heyetince, tazminat hesaplamasının davacı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir. Kararın bu nedenle bozulması gerekir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına, davacının diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozma kararına uyulduğu, bozma sonrası alınan 26.01.2023 tarihli aktüer bilirkişi ek raporuna göre PMF 1931 tablosu ve %8 sürekli iş görmezlik oranı üzerinden 37.502,52 TL hesaplandığı, davalı ... tarafından 24.09.2018 tarihinde icra dosyasına 93.982,17 TL ödeme yapıldığı; bu ödeme miktarının, bilirkişi raporu ile hesaplanan 37.502,52 TL tazminat değerinin üzerinde bulunduğu dikkate alındığında ilave bir tazminatın oluşmadığı gerekçesiyle davacının itirazının reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; bozma sonrası oluşturulan yeni karara itiraz ettiklerini, hesaplamanın hatalı olduğunu, davacının geliri belirlenirken güncel bordrolarının dikkate alınması gerektiğini ve maluliyet tespitinin hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) poliçesi ile teminat altına alınan aracın yaptığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacı yolcunun yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Yargıtayca bozulmasına karar verilen hususlar yönünden yeniden yapılan yargılamada, kesinleşen kısımlar hakkında hüküm kurulamaz. Yalnızca bozulan kısımlar hakkında inceleme yapılarak hüküm kurulması gerekir. Bozma ilamına uyulmakla, bozma ilamı lehine olan taraf yararına usuli kazanılmış hak oluşur ve bozma ilamının gereğinin yerine getirilmesi gerekir. Dosya kapsamından; İtiraz Hakem Heyetinin 23.08.2018 tarihli 2018/İHK-6959 sayılı kısmen kabul kararının sadece davacı tarafça temyiz edildiği, davalı tarafın temyiz isteminde bulunmadığı ve İtiraz Hakem Heyetince bozma ilamına uyulmasına rağmen davacının usuli kazanılmış hakkı ihlal edilerek bakiye tazminat alacağının bulunmadığına karar verildiği, bu nedenle bozma kararının gereğinin tam olarak yerine getirilmediği anlaşılmaktadır. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince, Dairemizin 29.11.2021 tarihli ve 2021/5700 Esas, 2021/9303 Karar sayılı bozma ilamına göre davacının talebiyle bağlı kalınıp PMF tablosu kullanılarak ve bilinen son gelirin her yıl için %10 artırılıp %10 iskonto edilerek hesaplama yapan 24.01.2023 tarihli bilirkişi raporu doğrultusunda karar verilmesi ve davalı tarafça 24.08.2018 tarihinde icra dosyasına yapılan ödemenin infaz aşamasında değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden davacının usuli kazanılmış hakkı ihlal edilerek karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR Değerlendirme bölümünde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine,26.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi