Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3152 E. 2023/6802 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3152
Karar No
2023/6802
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/117 Değişik İş, 2022/224 Karar SAYISI : KIT/2022-54 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/İtirazın Kısmen Kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti Kararının Vekalet Ücretine İlişkin Bendinin Düzeltilmesi SAYISI : K-2020/28680 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne, ... kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece ... kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; itirazın kısmen kabulüne, ... kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir. ... kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası(...) ile teminat altına alınan aracın 19.12.2018 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralandığını ve malul kaldığını, davalıya başvuru yapılmasına rağmen ödeme yapılmadığını belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 5.000,00 TL geçici ve sürekli iş göremezlik tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek en yüksek mevduat faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili ıslah dilekçesi ile sürekli iş göremezlik tazminatı talebini 65.719,01 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, müvekkilinin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olmadığını, sigortalı araç sürücünün kusurunun tespit edilmesi gerektiğini, SGK tarafından gelir bağlanıp bağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin temerrüt tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. ... KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; meydana gelen trafik kazasında sigortalı araç sürücüsünün %100 kusurlu olduğu, davacı tarafından sunulan maluliyet raporunda davacının %15 oranında sürekli maluliyeti olduğunun tespit edildiği, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlendiği gerekçesiyle başvurunun kısmen kabulüne, 65.719,01 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 20.11.2019 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, geçici iş göremezlik tazminatı talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin 22.08.2020 tarihli ve 2020/İHK-14240 Karar sayılı kararıyla; davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun şekilde davacının muayenesi yapılmak suretiyle düzenlendiği, davacının zararının hesaplanmasında herhangi bir yanlışlık bulunmadığı, kaza tespit tutanağındaki kusur durumunun esas alınmasında bir isabetsizlik olmadığı, davalının bu yönlere ilişkin itirazının yerinde olmadığı, ancak davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, ... kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 13.09.2021 tarihli, 2021/3411 Esas ve 2021/4467 Karar sayılı kararıyla; "...Hükme esas kabul edilen raporda; kaza tarihinde 61 yaşında olan davacının TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömür süresi belirlenmeden, TRH Tablosu'nda 99 yaşın esas alındığı gerekçesiyle, bu yaş baz alınarak 'devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü' üzerinden işleyecek/ bilinmeyen devre hesabının yapıldığı görülmektedir. Yukarıda açıklandığı üzere, ZMSSGŞ ekindeki hesap cetvellerinin kullanılması mümkün olmamasına göre, hesap raporu bu yönden hatalıdır. Açıklanan tüm bu hukuki ve maddi vakıalar karşısında; davacı için, TRH 2010 Tablosu'na göre muhtemel bakiye ömrün belirlenmesi ve tazminat hesaplamasının davalı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek 2020 yılı verileri (işlemiş/ işleyecek devre belirlemesi için) baz alınarak yapılması için, daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp, oluşacak sonuca göre (sürekli işgücü kaybı tazminat miktarı için davalı lehine oluşan usuli kazanılmış hak dikkate alınarak) karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı biçimde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı tarafından sunulan maluliyet raporunun olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun şekilde davacının muayenesi yapılmak suretiyle düzenlendiği, bozma ilamı doğrultusunda davacının zararının belirlenmesi için alınan ek bilirkişi raporunda daha önce hükmedilen miktardan daha yüksek tazminat belirlendiği, ancak ilk kararın davacı tarafından temyiz edilmemiş olması nedeniyle usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle hesaplamaya yönelik itirazın da reddine karar verildiği, kaza tespit tutanağındaki kusur durumunun esas alınmasında bir isabetsizlik olmadığı, davalının bu yönlere ilişkin itirazının yerinde olmadığı, ancak davacı yararına hükmedilen vekalet ücretinde Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik hükümlerinin uygulanması gerektiği, davalının bu yöne ilişkin itirazının yerinde olduğu gerekçesiyle davalı vekilinin itirazının kısmen kabulüne, ... kararının vekalet ücretine ilişkin bendinin düzeltilmesine karar verilmiştir. karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkiline usulüne uygun başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun usule ve olay tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun olmadığını, davacının zararının TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiğini, sigortalı araç sürücüsü ile davacı arasında uzlaşmanın sağlanıp sağlanmadığının tespit edilmesi gerektiğini ileri sürerek ... kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ... ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucunda araçta yolcu olan davacının yaralanmasından kaynaklanan sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Kanun'un 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 3. Değerlendirme 1. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Bilindiği üzere bir davada, mahkemenin veya tarafların yaptıkları bir usul işlemi sebebiyle taraflardan biri lehine doğan ve göz önüne alınması zorunlu olan hakka, usuli kazanılmış hak denir. Bu müessesenin kanuni bir dayanağı bulunmayıp 1960’dan günümüze Yargıtay uygulamaları ile benimsenmiş ve akademik çalışmalarla da kabul görmüş bir ilkedir (Yargıtay İçtihadı Birleştirme Genel Kurulunun 04.02.1959 tarihli ve 1957/13 Esas, 1959/5 Karar sayılı yine Yargıtay İçtihatları Birleştirme Büyük Genel Kurulunun 09.05.1960 tarihli ve 1960/21 Esas, 1960/9 Karar sayılı içtihatları). Usuli kazanılmış hak müessesesi, Yargıtayın bozma ilamına mahkemece uyulduktan sonra bozma ilamının bağlayıcı etkisinin kapsamını belirlemek amacıyla Türk hukuk sistemine girmiştir. Usuli kazanılmış hak; usul ve esasa yani hukuka uygun karar verilmesinin, yargı kararlarında istikrarın, yargılamanın hızlı sonuçlandırılmasının ve kamu düzeninin sağlanması amaçlarına hizmet eden müessesedir. Yukarıda tarih ve sayıları verilen içtihadı birleştirme kararlarında bu husus şöyle açıklanmıştır: “Usul Kanunumuzda bu şekildeki usule ait müktesep hakka ilişkin açık bir hüküm konulmuş değilse de Temyizin bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan gayesi ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar gayesine dahi ermek üzere kabul edilmiş bulunması bakımından usule ait müktesep hak müessesesi; Usul Kanununun dayandığı ana esaslardandır ve amme intizamıyla da ilgilidir.” Usuli kazanılmış hak, esasen Yargıtayın bozma ilamı sonrası karar veren ilk derece mahkemesinin yapacağı yargılamanın sınırlarını belirlemek amacı ile gündeme gelmiştir. Böylece, Yargıtay içtihatlarında sıklıkla tekrarlandığı üzere, bozma ilamı ile davanın, usul ve kanuna uygun bir yola sokulması amaçlanmıştır. İlk Derece Mahkemesince artık Yargıtay tarafından gösterilen ve doğru olduğu kabul edilen usul ve esaslar dairesinde yargılama yapılması zorunlu hâle gelmiştir. İlk Derece Mahkemesinin bozma ilamına uyması hâlinde artık Yargıtay tarafından gösterilen yolda ilerlemesi beklenir. Böylece; hem yargılamanın, Yargıtayca bozma ilamıyla çizilen esaslar dâhilinde devam ettirilerek doğru, adil ve hızlı bir biçimde sonuçlanması amacına ulaşılır, hem de mahkemeler arasındaki hiyerarşi, uyum, kararlardaki istikrar ve dolayısıyla da kamu düzeni sağlanmış olur. Dairenin bozma ilamından önce Hakem Heyetlerince hükme esas alınan hesap bilirkişi raporunda davacının zararı TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmiştir. Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Dairenin yukarıda anılan bozma ilamı ile TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre davacının muhtemel yaşam süresinin esas alınarak ve davalı lehine usuli kazanılmış haklar gözetilerek davacının zararının belirlenmesi yönünde ek rapor alınması gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma ilamından sonra hükme esas alınan ek raporda ise TRH Yaşam Tablosuna göre davacının muhatemel yaşam süresi gözetilerek hesaplama yapılmış ise de davacının bilinmeyen dönemdeki zararı prograsif rant yöntemi ile belirlenmiş; İtiraz Hakem Heyetince de bu rapor hükme esas alınmıştır. Davacının zararının belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin uygulanması davacının lehine ise de bozmadan önce alınan bilirkişi raporunda bilinmeyen dönem hesabında %1,8 teknik faiz esas alınmış ve bu rapor hükme esas alınarak Hakem Heyetlerince verilen kararlara karşı davacı vekili itiraz ve temyiz yoluna başvurmamıştır. Bu durumda bilinmeyen dönem hesabında %1,8 teknik faizin esas alınması yönünde davalı lehine usuli kazanılmış hak oluşmuştur. Bu nedenle usuli kazanılmış haklara aykırı şekilde bilinmeyen dönem hesabında prograsif rant yönteminin esas alınması yerinde değildir. Şu durumda; ilk kararı temyiz etmeyen davacı aleyhine bilinmeyen dönem hesabının %1,8 teknik faiz esas alınarak belirlenmesi gerektiği hususu kesinleştiğinden ve bu hususta davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğundan İtiraz Hakem Heyetince, davacının sürekli iş göremezlik zararının davalı yararına oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle TRH 2010 yaşam tablosu ve %1,8 teknik esas alınarak belirlenmesi için daha önce rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. VII. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile ... kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3152, K. 2023/6802, T. 22.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3152-e-2023-6802-k-878607f754d4