Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/3095 E. 2024/580 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/3095
Karar No
2024/580
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/14 E. 2022/379 K. DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... : 2. ... vekili Avukat ... DAVA TARİHİ : 06.02.2014 HÜKÜM/KARAR : Davanın Açılmamış Sayılmasına Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen trafik kazası sonucu yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 04.09.2012 günü zorunlu trafik sigortalı aracın yaya olarak bulunan davacıya çarparak ağır bir şekilde yaraladığını, davacının asli kusurlu sürücünün tali kusurlu olduğunun tespit edildiğini, kaza yapan aracın trafik sigortacısının davacıya yaptığı ödemenin yetersiz olduğunu, ayrıca çekilen sıkıntılar için 20.000,00 TL manevi tazminat talep ettiklerini, bütün bu nedenlerle trafik kazasında yaralanarak beden gücü kaybına uğrayan davacının, maddi tazminat tutarı belirlenerek, işleten yönünden olay tarihinden ve davalı ... yönünden de temerrüt tarihinden itibaren işletilecek avans faizi, yargılama gideri ve avukatlık ücreti ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacıya 04.02.2014 tarihinde 8.604,67 TL ödendiğini, eğer eksik ödeme var ise, ödeme tarihinden itibaren en geç iki yıl içinde ileri sürülmesi gerektiğini, dava konusu olay ticari olmadığından davacı vekilinin avans faizi talebinin reddi gerektiğini, davacının tespit edilen maluliyet oranına göre aktüerya hesabı yaptırılması gerektiğini, bütün bu nedenlerle, açılan davanın ibra olunduğundan reddini, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesini, ayrıca davadan önce yapılan ödemelerin yasal faizi ile birlikte tazminat tutarından mahsup edilmesini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Bakırköy Mahkemelerinin yetkili olduğunu, davanın zamanaşımına uğradığını, olayda davacının asli kusurlu olduğunu ve bilirkişi incelemesi yaptırılması gerektiğini, gösterilen masrafların dava konusu kazayla ilgisinin olmadığını, ceza dosyasının beklenmesi gerektiğini belirterek davanın reddi ile yargılama giderlerinin davacıya yükletilmesine karar verilmesini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 17.03.2016 tarihli ve 2014/50 Esas 2016/162 Karar sayılı kararıyla; davacının meydana gelen kaza nedeni ile maluliyetinin oluştuğu, kazada davalının %25 oranında kusurlu olduğu, yapılan ödeme düşüldükten sonra davacının bakiye alacağı kaldığının belirlendiği gerekçesi ile davanın kabulü ile 16.524,53 TL maddi tazminatın davalı ... yönünden kaza tarihi olan 04.09.2012 tarihinden, davalı ... yönünden ise temerrüt tarihi olan 27.02.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın 04.09.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalı ...'tan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve Davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 18.09.2019 tarihli ve 2016/16112 Esas, 2019/8218 Karar sayılı ilamıyla; "Dava, trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. Davacının maluliyet oranına ilişkin olarak... ...ilçe devlet hastanesi tarafından düzenlenen 24.04.2013 tarihli raporda davacının %12 oranında maluliyeti olduğu belirtilmiş ve mahkemece de bu maluliyet oranına göre yapılan hesaplama hükme esas alınmış ise de, söz konusu rapor hüküm vermeye elverişli değildir. O halde mahkemece davacının maluliyetinin, kazanın vuku bulduğu tarihte yürürlükte olan Çalışma Gücü Ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri ve hakkaniyet kuralları gereğince tespiti için ATK 3. İhtisas Dairesi veya üniversite hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı Bölümünden, çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden, maluliyet raporu aldırılması ve sonrasında gerekirse konusunda uzman bilirkişiden yeniden aktüerya raporu alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yargılamaya devam edilmiş, 06.01.2022 tarihli duruşmada davacı vekili tarafından davanın takip edilmemesi nedeni ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, 21.04.2022 tarihli karar ile de 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 150 inci maddesi uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; 02.12.2021 tarihli dilekçeleri ile davalı ile haricen sulh olduklarını, davanın konusuz kaldığını bu nedenle mahkemece karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesini talep ettiklerini, ancak mahkemece hatalı şekilde dosyanın işlemden kaldırılarak davanın açılmamış sayılmasına karar verildiğini, davalı lehine vekalet ücretine hükmedilmesinin de hatalı olduğunu iddia ederek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalının işleteni/sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü ve 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. Vl. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle temyiz olunan mahkeme kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/3095, K. 2024/580, T. 17.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-3095-e-2024-580-k-47cf493a0c4c