Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2797 E. 2023/4791 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2797
- Karar No
- 2023/4791
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/1555 E., 2022/1767 K. DAVALILAR : 1. ... HÜKÜM/KARAR : İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi/Davanın Kabulü İLK DERECE MAHKEMESİ : Ulukışla Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/43 E., 2022/261 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında ... İcra Müdürlüğü'nün 2018/5762 sayılı dosyası ile takip yapıldığını, bu takibin kesinleştiğini, borçlu ...' ın bir çok gayrimenkulünü ölünceye kadar bakıp beslemek ve görüp gözetmek koşulu ile temlik ettiğini, birçok gayrimenkulünü sattığını, Niğde ili ... İlçesi ... ... Mah. ... Mevkii 231 ada 10 parselde kayıtlı taşınmazını da 26.04.2018 tarihinde kızı ...'a devrettiğini, taşınmazı satın alan kızının söz konusu taşınmazda herhangi bir tasarrufta bulunmadığını, taşınmazın değerinin çok altında değerde satıldığını, kızının taşınmaz üzerinde hiçbir tasarrufta bulunmamış olmasının taşınmazın alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla devredildiğini gösterdiğini belirterek yapılan satış işleminin ... icra yoluyla alacağın tahsiline yetki vermek üzere iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın aciz vesikası şartını sağlamadığını, davacının dava dilekçesinde yer verdiği hususların gerçeği yansıtmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalılar arasında baba-kız ilişkisi olduğu, İİK'nın 280. maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemlerin, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde iptal edileceği hususunun düzenlendiği, maddenin üçüncü fıkrası ile borçlunun 3. dereceye kadar kan hısımlarının da borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bildiği konusunda kanuni bir karine getirildiği, bunun aksini ispat yükünün ... süren 3. kişi üzerinde olup, somut uyuşmazlıkta davalının aksini iddia ve ispat edemediği gerekçesiyle davanın kabulü ile Niğde ili, ... ilçesi, .../... mahallesi, 231 ada 10 parselde bulunan, öncesinde davalı ... ...'a ait iken davalı ...'a devrine ilişkin 26.04.2018 tarihli tasarrufun iptaline, söz konusu taşınmaz üzerinde alacaklıya ... (...) İcra Dairesi'nin 2018/5762 esas numaralı icra dosyasında takibe konu alacak ve ferilerini karşılayacak ölçüde ... icra yetkisi verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; dava konusu hakkın, hak düşürücü süreye uğramış olmasından dolayı reddedilmesi gerektiğini, karşı tarafça alınmış bir aciz vesikası olmadığını, icra takibinin tasarruf tarihinden sonraki bir tarih olduğunu, bu durumun müvekkilinin bir mal kaçırma kastı bulunmadığına dair karine teşkil ettiğini, ispat külfetinin davacıda olduğunu belirterek yerel mahkeme kararının kaldırılması istemi ile istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı borçlunun 231 ada 10 parsel sayılı taşınmazını, 26.04.2018 tarihinde 5.400,00 TL bedelle davalı kızına sattığı, mahkemece satış tarihi itibariyle taşınmazın 149.105,00 TL değerinde olduğunun tespit edildiği, satış bedeli ile tespit edilen değer arasında misli fark bulunduğu, davalının borçlunun kızı olduğu, bu nedenle dava konusu tasarrufun İİK.nın 278/2 ve 280 maddeleri gereğince iptale tabi olduğu gerekçesiyle davalılar vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar vekili temyiz dilekçesinde; İlk Derece Mahkemesi kararına karşı yaptığı istinaf başvurusunda bildirdiği sebepler ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davalı 3.kişi ... davalı borçlu ...'ın kızı olduğundan İİK 280/1. maddesi gereğince borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastını bilebilecek kişilerden olduğunun anlaşılmasına, aksinin de ispatlanamamasına, dava konusu taşınmazın tapuda gösterilen satış değeri ile bilirkişi raporu ile belirlenen gerçek rayiç değeri arasında mislini aşan fark olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup davalılar vekili tarafından temyiz dilekçesinde ... sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalılar vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davalılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 03.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.