Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2554 E. 2023/6489 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2554
- Karar No
- 2023/6489
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/139 E., 2022/191 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddine Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda, davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 07.09.2014 tarihinde davalı şirkete zorunlu mesuliyet sigortası ile sigortalı aracın davacıların desteği ...sevk ve idaresindeki motorsiklete çarpması sonucu, destekleri ...'nın vefat ettiğini belirterek, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla, 50.000,00 TL tazminatın dava tarihinden itibaren, temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacılar vekili 19.07.2016 tarihli davalı vekilinin gıyabında yapılan duruşmadaki beyanında maddi tazminat taleplerini her bir davacı yönünden ayrı ayrı 50.000,00 TL olarak düzelttiklerini beyan etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 07.09.2014 tarihinde meydana gelen trafik kazasına karışan ... plaka sayılı aracın müvekkili şirket nezdinde sigortalı olduğunun iddia edildiğini, ancak davacı tarafça kendilerine evrakların gönderilmediğini, bu nedenle bu konu hakkında bilgi sahibi olmadıklarını, sorumluluklarının poliçe limitleri ile sınırlı olduğunu ve sigortalı araç sürücüsünün kusur oranınıda ve zarar nispetinde sorumlu olduklarını, talep edilen destek zararının ölenin değil, 3. kişilerin üzerinden doğan dolaylı ve yansıma yolu ile meydana gelen zarar olduğunu, Borçlar Yasasının 51/2. maddesi hükmüne göre de öncelikle haksız fiil sorumlusuna zararın tümü yüklenmiş bulunduğunu, davaya konu olayda talepte bulunan davacıların desteğinin sigortalı araçta yolcu konumunda bulunması halinde hatır taşımasının olup olmadığı hususunun tespit edilmesi gerektiğini, kusur oranının hesaplanmasında müteveffanın motosiklete binerken gerekli tedbirleri alıp almadığının bilhassa irdelenmesi gerektiğini, kask ve gerekli koruma kıyafetleri giyip gimyediğinin kusur açısından büyük önem taşıdığını, davacıların desteğinin somut belgelerle ispatlanması gerektiğini, davacı vekilinin ticari faiz talebinin reddi gerektiğini, davaya konu olayda araç sürücüsü tespit edildikten sonra tespit edilecek tazminat dışı hallerin varlığı halinde müvekkili şirketin rücu etme hakkının saklı kalmak kaydıyla, açılan haksız ve mesnetsiz davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 19.07.2016 tarihli ve 2014/237 Esas, 2016/225 Karar sayılı kararı ile; iddia, savunma, toplanan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre davanın kısen kabulü ile davacı ... için 41.852,53 TL maddi tazminatın, davacı ... için 33.109,23 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 26.04.2018 tarihli ve 2016/19703 Esas, 2018/4558 Karar sayılı ilamıyla; "Somut olayda; mahkemece bilirkişi raporlarının ve davacılar vekilinin ıslah talebinin davalı vekiline tebliğ edilmediği, 19.07.2016 tarihli karar celsesinde sözlü yargılamaya geçildiği hususu belirtilerek davalı yokluğunda yapılan duruşmada karar verildiği anlaşılmaktadır. O halde, bilirkişi raporunun ve davacılar vekilinin ıslah talebinin usulüne uygun şekilde davalı vekiline tebliğ edilip, iki haftalık beyan süresinin dolması beklenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken ve 6100 sayılı HMK ile öngörülen yargılama aşamalarına uyulmadan, usulüne uygun sözlü yargılama yapılmadan davalının savunma hakkının kısıtlanmasına sebebiyet verecek şekilde, eksik inceleme ile ve adil yargılanma hakkını etkileyecek şekilde yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olduğu” gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre davalının diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 17.07.2020 tarihli ve 2018/197 Esas, 2020/109 Karar sayılı kararı ile; davalı ... şirketinin, kazaya karışan aracın sigorta poliçesinde zarar gören 3. kişilerin zararlarını karşılamayı taahhüt ettiği, her ne kadar meydana gelen kazada davacıların desteğinin kusurlu olduğu sabit ise de, davalı şirketinin kusursuz sorumluluğu bulunduğundan, davacıların zararını karşılamakla yükümlü olduğu gerekçesiyle davanın kabulü ile davacı ... için 41.852,53 TL maddi tazminatın, davacı ... için 33.109,23 TL maddi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin taleplerin reddine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ...Ş. vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 16.06.2021 tarihli ve 2021/2130 Esas, 2021/3177 Karar sayılı ilamıyla; "... Somut olaya bakıldığında, Hekimhan Asliye Ceza Mahkemesi 2015/40 Esas sayılı dosyasında, destek kazada asli kusurlu olup davalıya sigortalı araç sürücüsü kazada kusursuz bulunarak beraat ettiği ve kararın temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği anlaşılmakla, hesaplanan tazminatlardan sürücüsü kusursuz olan davalı ...Ş.'nin de sorumlu tutulması isabetli değildir. Mahkemece, davacıların 3 kişi olduğu, murisin kusurunun mirasçıları olan davacılara yansıtılamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Ancak somut olayda, davalının sigortacısı olduğu karşı araç olan ... plakalı araç ile davacıların murisi ...'nın sürücüsü olduğu... plakalı motosiklete çarpmış ve ölümüne neden olmuş olup; çift taraflı kazada davalı ... şirketi, karşı aracın ...'dir. Bu nedenle Mahkemece davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusuru bulunmadığından davanın reddi gerekirken HGK 15.06.2011 gün ve 2011/17-142 Esas 411 Karar sayılı vs. ilamlarının yanlış değerlendirilerek desteğin kusurunun davacılara yansıtılamayacağı gerekçesiyle yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir." gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; davacıların mirasçı sıfatı ile destekten yoksun kalan 3. kişi sıfatı ile dava açtığını, dolayısıyla davacıların ölenin mirasçısı sıfatına dayanmayan, doğrudan davacılar üzerinde doğan destekten yoksunluk zararının oluşumundaki desteğin kusurunun davacılara yansıtılamayacağı, sürücü desteğin tam kusurlu olduğu, ancak davalı şirketin kusurunun sorumluluğu bulunduğunu belirterek kararın bozulmasına talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (...) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 92 nci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi. 3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanması devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin davacılara yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,16.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.