Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2182 E. 2024/1042 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/2182
- Karar No
- 2024/1042
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/140 E., 2022/408 K. ASIL VE BİRLEŞEN DAVADA Avukat ... ASIL DAVADA DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. T.C. ... vekili Avukat ... 3. ... DAVA TARİHİ : 29.04.2011 (asıl dava), 21.10.2011 (birleşen dava) BİRLEŞEN Kahramankazan Asliye Hukuk Mahkemesinin 2011/330 esas, 2014/60 karar sayılı dosyasında DAVALILAR : 1. T.C. ... vekili Avukat ... 2.... İnşaat Turizm Petrol Ürünleri Nakliyat ve Emlak Sanayi Ltd. Şti. vekili Avukat ... HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabulu Turizm Petrol Ürünleri Nakliyat ve Emlak San.Ltd. Şti. vekili Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda asıl ve birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili ve davalı... İnşaat Turizm Petrol Ürünleri Nakliyat ve Emlak Sanayi Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili asıl dava dilekçesinde; davacı şirketin mermer kesme ve işleme fabrikası olduğunu, mermer kesme işlerini 18.05.1999 tarih ve 023892 numaralı ve 20.07.1999 tarih 0223908 numaralı faturalarla...Tic. A.Ş.'den aldığını, 2 adet ST 1700 ... Blok mermer kesme makinesi ile yapmakta olduğunu, davalılardan ... tarafından Kazan İcra Müdürlüğünün 2009/272 Talimat sayılı dosyasından yapılan haciz ve muhafaza işlemleri sırasında haczedilmezlik iddiasına rağmen 2 adet mermer kesme makinesinin haczedilip muhafaza altına alındığını ve makineleri alacaklı ...'un akrabası olan diğer davalı ...'a yediemin olarak teslim ettiğini, bu kişinin Kazan'da bu malları muhafaza edeceği yeri bulunmadığından makineleri ...'un kiraladığı bir dükkana koyduğunu, malların bırakıldığı kişinin yedieminlik vasfının bulunmadığını, haczedilmezlik iddiası ile ilgili olarak Kazan İcra Hukuk Mahkemesine yaptıkları başvurunun kabul edildiği ve hükmün Yargıtaycada onandığını, mahkemenin bu kararına göre makineleri iade etmesi gerektiğini anlayan alacaklının satmak için yediemin deposundan çıkardığı makinelerin yerine makinelerden birinin satılmayan parçalarını, satılan diğer makinenin yerine de eski bir makineyi koyduğunu, icra mahkemesinin ilamı gereğince makinelerin iadesi için dükkana gidildiğinde, makinelerden birinin haczedilen mermer kesme makinesi olmadığı hurda vaziyette başka bir makinenin olduğu, diğerinin ise kullanılmayacak şekilde parçalandığını; bu nedenle müvekkiline ait makineden geriye kalan 3 bacak haricinde diğer makinenin teslim alınmadığını, müvekkilinin bu şekilde zarara uğradığını, müvekkilinin 2 adet ST makinesi satın alması ve montajını yapıp faaliyete geçirebilmesi için 250.000,00 TL gerektiğini, davalıların zararın meydana gelmesine hukuka aykırı eylemleri ile birlikte neden olduklarını, zarar ve eylem arasında illiyet bağını bulunduğunu belirterek 250.000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekili birleşen dava dilekçesinde; haksız olarak haczedilen ve mahkeme kararı ile iade edilmesi gereken makinaların iade edilmemesi nedeni ile işletmenin çalışamamasından dolayı uğradığı zararlara ilişkin olmak üzere 1.000.000,00 TL maddi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davayı kabul etmediklerini, müvekkilinin icra dosyası ile hiçbir alakasının olmadığını, husumet yönünden davanın reddini talep ettiklerini, haczedilen makinelerin toplam değerinin 40.000,00 TL olduğunu, dava değerinin fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. AH PET İnşaat Turizm Petrol Ürünleri Nakliyat ve Emlak Sanayi Ltd. Şti. vekili cevap dilekçesinde; davacının bir ticari işletme olması dolayısıyla fabrikada haczedilen mermer kesme makinesinin, sermaye ağırlıklı olmaları sebebiyle davacı-borçlunun mesleğini yürütmesi için zorunlu alet ve edevattan kabul edilemeyeceğini, davacının iddia ettiği gibi bir zararı bulunmadığını, haciz işleminin icra dairesince yapıldığını, davalının bir kusuru bulunmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; ...'nın açılan davayla bir ilgisinin olmadığını belirterek husumet yönünden ve esastan davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin, 26.11.2014 tarih ve 2011/132 Esas, 2014/381 Karar sayılı kararıyla; Asıl dava yönünden; davalı ... bakımından açılan davanın reddine, asıl davada diğer davalılar yönünden davanın kısmen kabulü ile 42.500,00 TL'nin davalılar ... ve TC. ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, bu miktara 19.03.2009 tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, davanın kısmen kabulü ile 954.028,20 TL'nin davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davalılar ... vekili,... İnşaat Turizm Petrol Ürünleri Nakliyat ve Emlak Sanayi Ltd. Şti. vekili, diğer davalı ... vekili ile davacı vekili tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 23.05.2017 tarih ve 2016/14231 Esas, 2017/3162 Karar sayılı ilamıyla, tarafların asıl ve birleşen davaya yönelik diğer temyiz itirazlarının reddine karar verilerek "...Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2009/3396 esas sayılı dosyasında alacaklı davalı şirket tarafından borçlu davacıya karşı asıl ve fer'ileriyle toplam 19.670,80 TL alacak yönünden takip başlatıldığı ve davacının iş yerinde Kazan İcra Müdürlüğünün 2009/272 talimat sayılı dosyası üzerinden yapılan haciz ve muhafaza işlemleri ile davacıya ait iki adet mermer kesme makinesinin haciz ve muhafazasının yapıldığı anlaşılmaktadır. Makine mühendisi bilirkişilerden oluşan bilirkişi kurulu 03.12.2012 tarihli raporunda dava konusu ST 1700 ... mermer blok kesme makinesinin ikinci el piyasa rayiç fiyatını 37.500,00 TL/adet, montaj bedelini de 5.000,00 TL/adet olarak olarak belirlemiştir. Yani bir adet makinenin bedeli 37.500,00 TL, montajı da 5.000,00 TL olup mahkemece, rapordaki bu ayrıntı gözetilmeden iki makinenin bedeli ve montajı için sadece bir makina için belirlenen miktar olan toplam 42.500,00 TL tazminata hükmedilmesi doğru olmadığından kararın bozulması gerekmiştir... Şu halde; belirlenecek bedelden makinelerin hurda değeri de düşülerek davacının gerçek zararının belirlenmesi gerekirken, bu durumun gözardı edilmesi de doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir. 492 sayılı Harçlar Kanunu 11 inci maddesi gereği genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca mevzu olan işlemin yapılmasını istiyen kişiler ödemekle mükellef ise de aynı kanun 13/j maddesi gereği Genel Bütçeye dahil idarelerin bu Kanun'un 1 ve 3 sayılı tarifelerine giren bütün işlemlerinin harçtan muaf olduğu düzenlenmiştir. Buna rağmen hükümde yargılama giderleri taraflar arasında kabul ve ret oranına göre paylaştırılırken davalı idare harçtan sorumlu kabul edilmiş olup, usul ve yasaya aykırı bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir... Davalı ...'un hakkında açılan dava husumet yokluğundan reddedildiğine göre, davalı yararına karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi kapsamında vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken bu durum gözardı edilerek avukatlık ücreti hesaplanmaması doğru olmamış ve bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir...Dava, haksız fiilden kaynaklanan tazminat istemine ilişkin olup davacının haksız fiil tarihinden itibaren faizi ile zararının tazmini isteminde bulunmaya hakkı vardır. Davacı da 19.10.2011 tarihli dava dilekçesinde açıkça, haksız haciz nedeniyle oluşan zararının, zararın doğduğu andan itibaren faizi ile birlikte davalılardan tazmini isteminde bulunmuştur. Buna rağmen, mahkemece davacı yararına faize hükmedilmemesi usul ve yasaya uygun olmamış, bu durum da kararın bozulmasını gerektirmiştir...Dosya içindeki bilgi ve belgelerden; haksız haciz öncesi ve malların hacizli olduğu döneme dair davacı şirketin vergi beyannamelerinin tamamının dosya içine alınmadığı anlaşılmaktadır. Öncelikle davacıya ait muhafazadan önceki üç yıl ve muhafaza sürecindeki vergi beyannamelerinin tamamının dosya içine alınması gerekmektedir. Ayrıca 14.01.2013 havale tarihli kök ve 25.03.2014 havale tarihli ek bilirkişi raporu ile tüm dosya kapsamından muhafaza süresince de davacı şirketin faaliyetine devam ettiği anlaşılmaktadır. Davacı zararının kapsamı belirlenirken yıllara göre mevcut veriler yerine davacıya ait dört adet mermer ocağı olduğu, kendi ham maddesini kendisinin temin ettiği şeklindeki varsayımsal bir gerekçeyle stokların esas alınması da doğru olmamıştır. Öte yandan, davacı bir ticari işletme olup ne kadar sürede yeni makine edinebileceği hayatın olağan akışı ve yılın her günü kazanç elde edemeyeceği de dikkate alınarak makul süre belirlenmelidir. Kazan İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/58-2009/130 sayılı kararına istinaden 20.10.2010 tarihinde davacının muhafaza altına alınan makinelerin iadesi için İcra müdürlüğüne yaptığı başvuru ve iade edilen makinelerden birinin kendisine ait olmadığı, diğerinin de eksik parçalarla iade edildiğine dair iddiası da gözetilerek makinelerin muhafaza altına alındığı tarihle iade edildiği tarihin net bir şekilde tespiti ile fiilen kullanılamadığı dönem için yukarıda açıklanan şekilde inceleme, araştırma ve gereken tazminat indirimleri de yapılarak davacı zararı kapsamının makul süre için belirlenmesi gerekirken, eksik inceleme ve araştırma ile ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamış ve kararın bozulması gerekmiştir ..." gerekçeleriyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Dairenin 22.02.2018 tarih ve 2017/4581 Esas, 2018/1197 Karar sayılı ilamıyla; davalı... İnşaat Turizm Petrol Ürünleri Nakliyat ve Emlak Sanayi Ltd. Şti. ve ... vekili ile davalı ... Bakanlığının karar düzeltme istekleri reddedilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, Ankara 3. İcra Müdürlüğünün 2009/3396 Esas sayılı takip dosyasının talimat yazısı ile Kazan İcra Müdürlüğü'nün 2009/272 Talimat dosyası ile 2 adet ST 1700 ... blok mermer kesme makinesinin haczedildiği, Kazan İcra Hukuk Mahkemesinin 2009/58 Esas 2009/130 Karar sayılı ilamı ile 2 adet ST 1700 ... blok mermer kesme makinenin İİK 85 kapsamında haczedilemeyeceğinden bahisle haciz işleminin iptaline karar verildiği, bu kararın Yargıtay 12. Hukuk Dairesinin kararı ile temyiz incelemesi sonucunda kesinleştiği, bunun üzerine yediemin olan davalı ...'tan makinelerin teslimi sırasında makinenin birisinin hurda diğerinin ise eksik parçalarının bulunduğu, bu nedenle makinelerden birinin teslim alındığı, bozma ilamı sonrasında Vergi Dairesi Müdürlüğü'nden gelen cevabi yazılar doğrultusunda bilirkişi raporunda davacı şirkete ait 2007-2010 yılları arasındaki bilançoların incelemesi sonucunda 24.05.2019 tarihli bilirkişi raporunda davacı şirketin makinelerin haczinden sonra stoklarında bulunan malzemeleri kullanarak sürdürmüş olduğunun tespit edildiği, stoklarında mevcut kesilmiş ürünleri işleyerek faaliyetlerinin sürdürmüş olduğunun değerlendirildiği, kurulun yaptığı piyasa araştırması sonucunda haczedilen makineler yerine aynı evsafta ikinci el makinenin üç gün içerisinde temin edilebileceğine ilişkin bilgilerin 2009 yılında anılan modelde makineleri yapan yetkili bir firmadan alındığı anlaşıldığından rapor hükme esas alınmamış olup oluşturulan yeni kurulun sunmuş olduğu raporda bozma ilamı doğrultusunda makine değerinin tespitinde hesaplanan 6.000,00 TL hurda bedelinin düşülerek iki adet makine için toplam 79,000,00 TL'nin davalılardan tahsiline karar vermek gerektiği, makinelerin haczedilemeyeceğine ilişkin Kazan İcra Hukuk Mahkemesi kararının Yargıtay 12. Hukuk Dairesince 30.09.2010 tarihinde onanmasını müteakip davacıya ait makinalardan birinin hurdasının 20.10.2010 tarihinde davacıya teslim edilmiş olduğu, diğer makinanın ise davacıya teslim edilememiş olduğu, davacı şirketin kendi ocaklarından veya dışarıdan temin ettiği mermeri fabrikada işledikten sonra, mamul ... gelen ürünlerin fabrika veya Maden Ocağı stoklarına intikal ettirdiği, şirketin yurt içi ile birlikte yurt dışına da ürün satışı yapmakta olduğu, satışların sipariş üzerine imal edildiği, faal olarak üretim yapıldığı dönemde fabrika sahasında atıl stok bulunmadığı, makinelerinin sökülmesinden sonra mal satışlarında azalış olduğu, fabrika ve ocak stoklarında bulunan ürünlerin mamul ... getirilerek satışa sunulduğu ve bu nedenle stoklarda azalma olduğu, hammaddeyi kendi ocaklarından üreterek temin ettiği, şirketin makinalarının haczedilmesi nedeniyle 2009 yılından sonra (2009 yılı dâhil) yeni üretim yapmadığı ve mevcut fabrika sahasında ve ocaklarda bulunan stokları işleyerek satışa sunduğu, davacı şirketin makinalarının haczedildiği tarih ile iadesi açılmış davanın kesinleştiği tarih arası makinalarından faydalanamadığı ,bu nedenle anılan yıllara göre mevcut verilerle hazırlanan rapor doğrultusunda bahse konu dönemler nedeniyle elde edemediği tutarı davalılardan talep edebileceği, asıl davada davalı ... yönünden husumet nedeniyle reddine karar verilerek, davalı vekili lehine vekalet ücreti takdir edildiği gerekçesiyle, asıl dava dosyası bakımından; davalı ... yönünden açılan davanın reddine, davanın kısmen kabulü ile 79.000,00 TL'nin, davalılar ... ve T.C. ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, bu miktara haksız haciz tarihi olan 19.03.2009 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasına, birleşen davanın kısmen kabulü ile 500.138,72 TL'nin 241.304,04 TL'si için 10.05.2010 tarihinden itibaren, 258.834,68 TL'lik kısım için 10.05.2011 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile davalılar T.C. ... ve... İnşaat Turizm Petrol Ürünleri Nak.Ve Emlak San.Ltd.Şti'den müştereken ve müteselsilen tahsil edilerek davacıya verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde birleşen davada davalı... İnşaat Turizm Petrol Ürünleri Nak. ve Emlak San. Ltd. Şti vekili ve asıl ve birleşen davada davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı... İnşaat Turizm Petrol Ürünleri Nak. ve Emlak San.Ltd.Şti vekili temyiz dilekçesinde; ceza kovuşturması ile de sabit olduğu üzere mahcuzların iade edilememesinde müvekkillerinin en ufak kusuru bulunmadığını, yedieminin sorumluluğundayken dava dışı Enver Ersoy adlı şahıs tarafından makinelerin çalındığının sabit olduğunu, davalının alacağının tahsili amacı ile usulüne uygun bir icra takibine başladığını, yasanın kendisine verdiği imkânlar doğrultusunda haciz talep ettiğini, dava konusu uyuşmazlıkta herhangi bir insiyatifi ya da hatası bulunmadığını, haksız yere başlatılmış bir icra takibinin söz konusu olmadığını, gerçekleştirilen haciz işlemi sonrasında mahcuzların muhafazası için Kazan ilçesinde resmi yediemin bulunmaması nedeniyle muhafaza altına alınan borçlu şirketin mallarının ...’un icra memurunca da muhafazaya elverişli olduğuna kanaat getirilen deposuna konulduğunu, sorumluluğun bu şahısta olduğunu, yapılan işlemlerde bir hukuka aykırılık varsa, taraflar aleyhine bir zarar doğduysa bundan sorumlu olanın icra müdürlüğü olup İİK'nın 5 inci maddesi çerçevesinde zararın tazmini yoluna gidilmesi gerektiğini, makinelerin değerinin yüksek belirlendiğini, davacıların haciz işleminden bağımsız olarak zaten zararda olduğunun dosya kapsamından açıkça anlaşıldığından zarara ilişkin taleplerinin kabulünün hatalı olduğunu, davalının asıl alacağı 18.585,00 TL olan bir takipte yasal ve kanunun izin verdiği imkanlarla tahsil etmeye çalışırken 500.138,72 TL gibi fahiş bir rakamdan müşterek ve müteselsilen sorumlu tutulmasının hakkaniyete aykırı olduğunu, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davaya konu edilen haciz işlemi ve muhafaza işleminin 2009 ve 2010 yıllarında yapılmış olduğunu, 2004 sayılı İcra İflas Kanunun "Haczi caiz olmıyan mallar ve haklar" başlıklı 82'nci maddesine 6352 sayılı Kanunun 16 ncı maddesi ile 2.7.2012 tarihinde son fıkra olarak "İcra memuru, haczi talep edilen mal veya hakların haczinin caiz olup olmadığını değerlendirir ve talebin kabulüne veya reddine karar verir" hükmünün eklendiğini, gerek İİK'nun 79 uncu maddesi, gerekse İİK'nun 85. Maddesi içeriğinden ortaya çıkan sonuç icra müdürlüğüne, haciz uygulaması konusunda bir takdir yetkisi tanımadığını, bu itibarla, İcra İflas Kanunu'nda icra müdürüne haczin yapılması konusunda takdir yetkisi verilmediği gibi kısmen verilen aynı Kanun'un 82'nci maddesinin son fıkrasında belirtilen takdir yetkisinin de sınırlı bir yetki olmakla birlikte kanuna konuluş tarihi itibari ile de hukuki ihtilafa ilişkin haczin yapıldığı tarihten sonra olduğunu, buradan hareketle haciz yapma konusunda takdir yetkisi bulunmayan icra müdürünün eylemi nedeni ile tazminat davasında Bakanlığın tazminata mahkum edilmesinin mümkün olmadığını, hacizli malların sorumluluğu yediemine ait olduğundan icra dairesi görevlilerinin zarara sebebiyet veren herhangi bir kusurlu eylem ve işleminin bulunmadığını, ayrıca gerekçeli kararda asıl dava dosyası bakımından verilen hüküm kısmının 1 numaralı bendinde hükmedilen alacağın davalılar ... ve Bakanlığımızdan tahsiline karar verildiği halde hükmün 4 numaralı bendinde davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin yalnızca Bakanlıktan tahsiline karar verildiği anlaşılmış olup yapılacak temyiz incelemesinde bu hususun da dikkate alınarak düzeltilmesi gerektiğini, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının haczedilmezlik itirazına rağmen haczedilen ve icra hukuk mahkemesince davacıya iadesine karar verilen iş makinelerinin eksik iade edilmesi nedeniyle oluşan zararın davalılardan tazmini talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 5 ve 85 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozmanın kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş olan yönlere ilişkin olmasına göre davalı... İnşaat Turizm Petrol Ürünleri Nak.ve Emlak San.Ltd.Şti vekili ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalıların diğer temyiz itirazlarına gelince; usulî kazanılmış hak kurumu, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez, ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada, mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir. 1086 sayılı HUMK'nun yürürlükte olduğu dönemde çıkarılan 09.05.1960 tarih, 1960/21 Esas, 1960/9 karar sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında; Yargıtay bozma kararına uyulmakla orada belirtilen biçimde işlem yapılması yolunda lehine bozma yapılan taraf yararına usulî kazanılmış hak, aynı doğrultuda işlem yapılması yolunda yerel mahkeme için de zorunluluk doğacağı, usulî kazanılmış hakka ilişkin açık kanun hükmü olmasa da temyiz sonucu verilecek bozma kararının hakka ve usule uygun karar verilmesini sağlamaktan ibaret olan amacı ve muhakeme usulünün hakka varma ve hakkı bulma maksadıyla kabul edilmiş olması yanında hukuki alanda istikrar amacıyla kabul edilmiş bulunması bakımından usulî kazanılmış hak müessesesinin usul hukukunun dayandığı ana esaslardan olup kamu düzeniyle de ilgili olduğu belirtilmiştir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nda da usulî kazanılmış hakka ilişkin açık bir düzenleme bulunmamakta ise de bu ilkenin uygulanma gerekliliği HMK hükümleri karşısında da varlığını sürdürmektedir. Yargıtay'ın bozma kararına uyan mahkeme, bozma kararı uyarınca ve bozma kapsamına uygun şekilde işlem yapmak ve hüküm vermek zorundadır Yargısal ve bilimsel içtihatlarda “usulî kazanılmış hak” ya da “usulî müktesep hak” olarak adlandırılan bu ilke Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 10.02.1998 tarih, 1987/2-520 esas ve 1988/89 karar sayılı ilâmında “Mahkemenin bozma kararına uymasıyla meydana gelen bozma gereğince işlem yapma ve hüküm verme durumu, taraflardan birisinin lehine ve diğeri aleyhine hüküm verme neticesini doğuracak bir durumdur ve buna usulî kazanılmış hak denilmektedir...” şeklinde tanımlanmaktadır. Somut olayda; mahkemece bozmaya uyulduğu halde bozmanın gereği tam olarak yerine getirilmemiştir. Şöyle ki; bozma ilamında açıkça davacı bir ticari işletme olup ne kadar sürede yeni makine edinebileceğinin tespiti ile hayatın olağan akışı da gözetilerek davacı zararının makul süre için belirlenmesi gerektiğine değinildiği halde mahkemece bu husus gözetilmeden davacı şirketin makinalarının haczedildiği tarih ile iadesi için açılmış davanın kesinleştiği tarih arası makinalarından faydalanamadığı gerekçesiyle bu dönem için hesaplanan tazminatın aynen kabulü davalıların kazanılmış hakkının ihlali sonucunu doğuracağından usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir. 3. Davalı ...'nın vekalet ücretine yönelik diğer temyiz itirazlarına gelince; asıl dava yönünden hükmedilen tazminatın davalılar ... ve T.C. ...'ndan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verildiği halde davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin tamamından davalı T.C. ...'nın sorumlu kabul edilmesi usul ve kanuna uygun düşmemiş, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı... İnşaat Turizm Petrol Ürünleri Nak. ve Emlak San. Ltd. Şti vekili ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenle davalı... İnşaat Turizm Petrol Ürünleri Nak. ve Emlak San. Ltd. Şti vekili ve (3) numaralı bendinde açıklanan sebeple davalı ... vekilinin temyiz itirazının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalı... İnşaat Turizm Petrol Ürünleri Nak. ve Emlak San. Ltd. Şti'ne iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 05.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.