Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/2162 E. 2023/10611 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/2162
Karar No
2023/10611
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/114 E., 2022/237 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasında görülen tazminat davasının yapılan yargılaması sonunda davanın kısmen kabulüne dair verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili davalının idarenin uhdesinde şoför olarak çalışmakta olduğunu, davalının kusurlu davranışı sonucunda oluşan kaza nedeniyle delil tespiti yapıldığını, idare tarafından araç tamiri için 29.500,00 TL araç kurtarma için 5.900,00 TL mahkeme harcı için 304,30 TL keşif aracı ücreti olarak 130,00 TL kaza sonrası araç frenlerinin açılması için 350,00 TL aracın frigofirik kasası için 26.550,00 TL tutarında harcama yapıldığını, araçtaki ürün bedeli olarak 15.565,00 TL tutarında zarar tespit edildiğini toplamda müvekkili idarenin davalının kusurlu eylemi nedeniyle tespit edilen 78.299,30 TL tutarında zararı bulunduğunu, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, şu aşamaya kadar tespiti yapılan zararın haksız fiil tarihi olan 02/10/2013 tarihinden itibaren davalıya yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. II. CEVAP Davalı cevap dilekçesinde; kusuru ve hasarı kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 31.03.2016 tarihli, 2015/126 Esas 2016/236 Karar sayılı kararı ile bilirkişi raporunun usul ve yasaya uygun, karar vermeye yeterli olduğu kanaatine varılarak zararın meydana gelmesinde şoför olarak çalışan davalının, ikinci derecede kusurlu olduğu kanaatiyle davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine 18.453,75 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 02/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 26.12.2019 tarihli ve 2018/4669 Esas, 2019/12537 Karar sayılı kararı ile Anayasa'nın 35 ve 36 ncı maddeleri ile 6100 sayılı HMK.'nun 27 nci maddesi uyarınca, taraflar dinlenilmeden, iddia ve savunmalarını beyan etmeleri için davet edilmeden hüküm verilemez. Aksi halde savunma hakkı kısıtlanmış olur. Yine, 6100 Sayılı HMK.'nun 280. maddesi son cümlesi gereğince bilirkişi raporunun taraflara tebliğ edilmesi, 281/1 maddesi hükmüne göre de; tarafların bilirkişi raporunun tebliğinden itibaren 2 hafta içinde, raporda eksik gördükleri hususların bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri düzenlenmiştir. Somut olayda; Mahkemece 17.03.2016 havale tarihli kusur ve hesap bilirkişi heyet raporu davacı vekiline 21.03.2016 tarihinde tebliğ edilmiş, davacı vekili süresi içerisinde 04.04.2016 tarihinde bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesi sunmuştur. Mahkemece rapora karşı kanunda belirtilen itiraz süresinin dolması beklenmeden 31.03.2016 tarihli celsede karar verildiği anlaşılmaktadır. Dosyada aldırılan kusur ve hesap raporuna karşı davacı vekilinin iki haftalık beyan süresinin dolması beklenilmeden davacının savunma hakkının kısıtlanmasına sebebiyet verecek şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup Dairenin onama kararı yanılgılı değerlendirme ile olmuştur. 2-Bozma sebep ve şekline göre sair temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına karar vermek gerekmiştir gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozma ilamı sonrasında bilirkişiden rapor alındığı, davacı ...'nun olayda %60 oranında, davalının %40 oranında kusurlu olduğu, kusur oranına karşılık gelen miktarın 29.526,00 TL olduğu, bilirkişi raporuna karşı itirazlar nedeniyle Adli Tıp Kurumu'ndan (ATK) rapor alındığı, Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 01.12.2021 tarih, 170999 sayılı raporunda davalı sürücünün %100 oranında kusurlu olduğunun bildirildiği, Davalı tarafa ATK bilirkişi raporunun 22.04.2022 tarihinde usulüne uygun olarak (bizzat kendisine) tebliğ edildiği, bilirkişi raporuna karşı itiraz dilekçesinin 06.09.2022 tarihinde vekili tarafından mahkemeye sunulduğu, itiraz süresinin geçmesi nedeniyle davalı vekilinin itirazlarının değerlendirilmediği, tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde, ATK raporunun usul ve yasaya uygun, karar vermeye yeterli olduğu kanaatine varılarak davalının tam kusurlu olduğu anlaşılmakla; davanın kısmen kabulü ile 73.815,00 TL tazminatın haksız fiil tarihi olan 02/10/2013 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kısmen kabul kararı verilmesinin hatalı olduğu bilirkişi raporunda yapılan indirimi kabul etmediklerini tam kabul kararı verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesnde; mahkemenin bozma ilamından sonra aynı bilirkişiden ek rapor almak yerine başka bilirkişiden rapor alınmasının hatalı olduğunu, ATK raporunda aşınmış lastiklere hiç değinilmeden davalıya tam kusur verilmesinin hatalı olduğunu, yolun eğimli ve ıslak olduğunun dikkate alınmadığı kusur oranını kabul etmediklerini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıya ait, davalı idaresindeki aracın karıştığı trafik kazası sonucu oluşan zarara ilişkin maddi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3/2 maddesi atfı ile uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'nın 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 ve 51 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyizen incelenen mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu’nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/2162, K. 2023/10611, T. 11.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-2162-e-2023-10611-k-bd995f6decc8