Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1927 E. 2023/9479 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1927
- Karar No
- 2023/9479
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/37 E., 2022/34 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın reddi Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 10.05.2010 tarihinde davalıların murisi ...'ın maliki olduğu aracın zorunlu sigortacısı iken dava dışı sürücünün alkollü olarak araç kullanması sonucu trafik kazası meydana geldiğini, bu kazada yolcu olarak bulunan dava dışı ... ile davalıların murisi ...'ın vefat ettiğini, ... mirasçılarının açtıkları tazminat davası sonucu davacı şirketin toplamda 40.139,09 TL tazminat ödediğini ileri sürerek sigorta genel şartları kapsamında sigortalının mirasçıları olan davalılardan bu ödenen tazminatın ödeme tarihi olan 02.11.1015 tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; ...'ın ölümüyle birlikte geride müvekkillerine borç dışında bir şey bırakmadığını istenen tutarı ödeyecek konumda olmadıklarını, TMK 605/2 maddesi ile "Ölümü tarihinde miras bırakanın ödemeden aczi açıkça belli veya resmen tespit edilmiş ise, miras reddedilmiş sayılır" denildiğini, mirasın hükmen reddine karar verilmesi halinde davalılar aleyhine icra takibi yapılması ve yine miras bırakanın borçlarından dolayı dava açılmışsa aleyhlerine karar verilmesinin mümkün olmadığını, murisin borca batık olması nedeniyle mirasın hükmen reddi hükümlerinin uygulanması gerektiğini, murisin malvarlığının araştırılması halinde bu durumun ortaya çıkacağını, bu nedenle haksız davanın reddine karar verilmesini savunmuşlardır. III. MAHKEME KARARI Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2015/1029 Esasında açılan davada verilen 18.12.2015 tarihli görevsizlik kararının onanması üzerine, dosya Bakırköy 1. Tüketici Mahkemesinin 2016/1778 Esasına kaydedilmiştir. Mahkemenin 08.03.2018 tarihli ve 2016/1778 Esas, 2018/118 Karar sayılı kararı ile davanın kısmen kabulüne, 40.139,09 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine faiz yönünden fazlaya yönelik talebin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 20.10.2020 tarih ve 2020/3742 E.-2020/5851 K. sayılı ilamı ile; "....Davalılar vekili savunmalarında murisin pasifinin aktifinden fazla olduğunu ve borca batık olduğunu, bu nedenle mirasın hükmen reddi hükümlerinin uygulanması gerektiğini savunmuş, mahkemece terekenin borca batık olup olmadığı, murisin aciz içinde ise mirasın hükmen reddi şartlarının var olup olmadığı konusunda araştırma yapılmaksızın karar verilmiştir. Bu kapsamda Mahkemece davalıların mirası hükmen reddi şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda terekenin aktif ve pasifi ile mirascıların terekeyi sahiplenme anlamına gelecek hukuksal bir işlemde bulunup bulunmadıklarının araştırılarak hasıl olacak sonuca göre, karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi bozmayı gerekmiştir." gerekçesiyle mahkeme kararının bozulmasına, bozma neden ve şekline göre davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; alacağın muris ...'ın mirasçılarından talep edildiği, yapılan araştırmalar sonucunda, murisin mirasının borca batık olduğunun görüldüğü, buna göre mirasın hükmen reddi hükümlerinin uygulanması gerektiği, ayrıca bir dava açmanın ve karar almanın gerekli olmadığı, TMK'nun 605-606. maddeleri gereğince davalıların murisin borcundan sorumlu olmadıkları, ayrıca mirasçıların murisin terekesi üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunduklarının ve terekeyi kabul ettiklerinin tespit edilemediği sonuç ve kanaatine varılarak davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkil şirketçe ikame edilen işbu davanın yargılaması sonucunda Yerel Mahkeme tarafından verilen karar usul ve yasaya aykırı olup temyiz denetiminden geçirilerek kararın lehe bozulmasına ve yeniden karar verilmesi gerektiğini, terekenin borca batık olduğunun tespitine karar verilebilmesi için; miras bırakanın ölüm tarihi itibariyle terekenin aktif ve pasifinin belirlenerek, tereke pasifinin aktifinden fazla olması yanında; mirasçıların terekeye sahiplenme anlamına gelecek hukuksal bir işlemde bulunmamış olması da gerektiğini, oysa ki en başta işbu dosyada mirasçıların terekeye sahiplenme anlamına gelecek hukuksal bir işlemde bulunduklarının sabit olduğunu, dosyada mübrez 25.11.2021 tarihli bilirkişi raporunda davaya konu taşınmaza ilişkin olarak da; "Tarafımızca 20.11.2021 tarihinde davaya konu parselde yerinde yapılan incelemelerde; davaya konu dairenin Tevfikbey Mahallesi, Seçkin Sokak, ... Sitesi, H Blok adresinde bulunduğu, dairenin içinde bulunduğu binanın tamamlanmış olduğu, dava konusu 2 nolu dairede davalı ...’ın ikamet ettiği ve dava dışı ...’ın kiracısı olduğunu ifade ettiği tespitleri yapılmıştır.Esenyurt Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü tarafından Mahkemeye gönderilen 20.04.2021 tarhli yazı ekinde ...’a ait olan aktif ve pasif tapu kaydının gönderildiği, yazının ekinde bulunan tapu kaydından; İstanbul İlçesi, Küçükçekmece İlçesi, ... Mah., 309 parsel sayılı taşınmazın, 5. Blok, 1.bodrum kat 2 nolu bağımsız bölümün ¼ hissesinin dava dışı ..., 3/8 hissesinin ..., 3/8 hissesinin ... adına kayıtlı olduğu, ... hissesi üzerinde 17.04.2019 ve 15.03.2021 tarihli icrai haciz şerhlerinin bulunmakta olduğu görülmektedir. Esenyurt Kaymakamlığı Tapu Müdürlüğü tarafından Mahkemeye gönderilen 20.04.2021 tarhli yazı ekinde ...’a ait olan aktif ve pasif tapu kaydından; ...’ın vefat ettiği 10.05.2010 tarihinde; İstanbul İlçesi, Küçükçekmece İlçesi, ... Mah., 309 parsel sayılı taşınmazın, 5. Blok, 1.bodrum kat 2 nolu bağımsız bölümün 1/2 hissesinin ... adına kayıtlı olduğu anlaşılmaktadır." yönünde tespitlerde bulunulduğunu, işbu sebeple mirasçıların terekeye sahiplenme anlamına gelecek hukuksal bir işlemde bulunmuş olduğunu, salt işbu nedenle dahi davanın reddine karar verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, bilirkişi raporunda 1+1 tipinde evler üzerinden rayiç bedel hesabı yapıldığını oysaki davaya konu ev hem konumu hem de büyüklüğü dikkate alındığında ilgili tutarın 25.000,00 TL'den çok daha yüksek olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, trafik kazasından kaynaklı rücuen tazminat alacağınının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 4721 sayılı Türk Medeni Kanunu'nun 606 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 95 inci maddesinin ikinci fıkrası, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1- Bozma ilamında, mirasın hükmen reddi şartlarının oluşup oluşmadığı konusunda terekenin aktif ve pasifi ile mirasçıların terekeyi sahiplenme anlamına gelecek hukuksal bir işlemde bulunup bulunmadıklarının ve terekenin borca batık olup olmadığının tüm yönleriyle araştırılması gerektiği belirtilmiştir. Mahkemece bozma ilamına uyulmasına karar verildiği halde, bozmanın gerekleri yerine getirilmemiş, terekenin borca batık olduğu değerlendirmesi ve mirascıların terekeyi hükmen reddettiği, üzerinde herhangi bir tasarrufta bulunduklarının ve terekeyi kabul ettiklerinin tespit edilemediği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Ancak varılan sonuç eksik incelemeye dayalıdır. Terekenin borca batık olması, şahsın mevcutlarının ve alacaklarının muaccel borçlarını karşılamaya yetmemesi olarak tanımlanır. Terekenin borca batıklığının belirlenmesi için terekedeki mevcudun yanısıra, ölümü sırasında muaccel olan borçların da tespiti gerekir. Mahkemece, müteveffa ... adına kayıtlı tapu bulunup bulunmadığı ikamet ettiği Küçükçekmece Tapu Sicil Müdürlüğünden sorulmuş, ancak özellikle nüfusa kayıtlı olduğu Afyonkarahisar Tapu Sicil Müdürlüğü olmak üzere tüm Türkiye çapında takbis sorgulaması yapılmamıştır. Bununla birlikte Sosyal Güvenlik Kurumundan maaş alıp almadığı, alıyorsa bu maaşın mirascılarına intikal edip etmediği, ölüm tarihinde adına kayıtlı araç bulunup bulunmadığı, araç var ise mirascıların üzerinde tasarrufta bulunup bulunmadıkları, muris aleyhine başlatılmış icra takibi veya murisin ölmeden önce alacaklı olarak başlattığı veya davalı mirasçıların murisin ölümünden sonra onun alacaklarına yönelik başlattıkları icra takibi olup olmadığı ve yine kolluk marifetiyle, murisin ölmeden önce gelir getirici bir işte çalışıp çalışmadığı ve mirasçıların sosyal-ekonomik durumu da araştırılmamıştır. O halde, yukarıda izah edildiği üzere, ilgili kurumlardan gerekli araştırmalar yapılarak, davalılar murisinin, aktif malvarlığı ile dava konusu borç miktarı göz önünde tutularak, terekenin aktif ve pasifinin tereddüte yer vermeyecek şekilde belirlenmesi, davalı mirasçıların terekeyi sahiplenme anlamına gelecek hukuksal bir işlemde bulunup bulunmadıklarının tespiti ile sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu sebeple bozulması gerekmiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir. VI. KARAR 1- Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, 2- Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma ilamının kapsam ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 19.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.