Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1919 E. 2023/12923 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1919
- Karar No
- 2023/12923
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1230 E., 2022/1915 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl Davanın Kısmen Kabulü-Birleşen Davanın Reddi/İstinaf Başvurularının Kabulü ile İlk Derece Mahkemesi Kararının Kaldırılmasına- Asıl Davanın Kısmen Kabulü ile Birleşen Davanın Kısmen Kabulü Taraflar arasındaki asıl davada maddi, birleşen davada manevi tazminat davalarından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince asıl davanın kısmen kabulü ile birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili, davalı ... vekili, davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurularının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle, asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Asıl davada davacı vekili; 24.07.2007 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı ...'nın sevk ve idaresindeki, davalı Allianz Sigorta A.Ş.'ye trafik sigortalı aracın seyir halinde iken ön tarafta meydana gelen kaza sonucu durması ile davacı ve davacının kardeşi olan 'ın araçtan indikleri sırada davalılardan ...'e ait, davalı ... A.Ş.'ye trafik sigortalı aracın davacıya ve davacının kardeşine çarptığını, davacının yaralandığını ve kardeşinin vefat ettiğini belirterek davacı yönünden fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 100,00 TL tedavi gideri ve 10.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş; 20.06.2019 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini sürekli iş göremezlik tazminatı yönünden 94.305,82 TL ve tedavi gideri yönünden 5.727.00 TL olmak üzere toplam 100.032,00 TL'ye yükseltmiştir. Birleşen dosyada davacı vekili; 24.07.2007 tarihinde davacının yolcu olarak bulunduğu ve davalı ...'nın sevk ve idaresindeki aracın seyir halinde iken ön tarafta meydana gelen kaza sonucu durması ile davacı ve davacının kardeşi olan 'ın araçtan indikleri sırada davalılardan ...'e ait aracın, davacıya ve davacının kardeşine çarptığını, davacının yaralandığını ve kardeşinin vefat ettiğini belirterek davacının yaralanması nedeniyle 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili; davaya konu trafik kazasına karışan aracın 02.08.2007-02.08.2008 vadeli ZMSS poliçesinin davalı Allianz Sigorta A.Ş. tarafından yapıldığını, sakatlanma durumunda kişi başı 80.000,00 TL ve tedavi gideri bakımından kişi başı 80.000,00 TL poliçe teminat limitinin bulunduğunu, poliçe teminat limitinin sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında sınırlı olduğunu, 6111 sayılı Kanun ile KTK'nın 98. maddesinde yapılan değişiklik ile trafik kazalarından kaynaklanan sağlık hizmet bedellerinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) sorumluluğuna devredildiğini, davalı ... şirketinin tedavi giderlerinden sorumlu tutulamayacağını belirterek davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalı ... Şirket vekili; kazaya karışan davalıya sigortalı aracın 15.11.2007/2008 vadeli ZMMS poliçesinin davalı ... A.Ş. tarafından tanzim edildiğini, poliçe teminat limitinin sakatlanma kişi başı 80.000,00 TL ile sınırlı olduğunu, tedavi giderleri sorumluluğunun 6111 sayılı Kanun ile Sosyal Güvenlik Kurumuna devredildiğini, tazminat tespitinde sigortalı araç sürücüsünün kusuru ve poliçe teminat limitinin dikkate alınması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Asıl ve birleşen dava dosyalarında davalı ... vekili; davalı sürücünün kusurunun bulunmadığını, davaya konu talebin zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddini istemiştir. Asıl ve birleşen dava dosyalarında davalı ..., davaya cevap vermemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; asıl dosya bakımından davanın kısmen kabulü ile hesaplanan 94.305,82 TL sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından tarafların kusur durumuna göre 31.435,27 TL'nin davalı ... ile davalı Allianz Sigorta A.Ş'den, hesaplanan 62.870,55 TL sürekli iş göremezlik tazminatı bakımından 31.435,27 TL'nin davalı ... ile davalı ...'nden, hesaplanan 3.146,88 TL bakım giderinden tazminatın tarafların kusur durumuna göre 786,72 TL'nin davalı ... ile davalı Allianz Sigorta A.Ş'den, hesaplanan 3.146,88, TL bakım giderinden tazminatın tarafların kusur durumuna göre 1.573,44 TL'nin davalı ... ile davalı ... A.Ş'den haksız fiil tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte bu davalılardan alınarak davacıya verilmesine, davalı ... şirketinin poliçe limitleri ile sorumlu olduğunun tespitine, birleşen dava yönüyle açılan davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili, asıl davada davalı ... vekili, asıl davada davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili istinaf dilekçesinde; hükmedilen maddi tazminat miktarlarının hatalı olduğunu, kusur oranının hatalı belirlendiğini, birleşen dava yönünden zamanaşımı süresinin dolmadığını belirtmiştir. Asıl davada davalı ... vekili istinaf dilekçesinde; faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, görev itirazlarının bulunduğunu, hükme esas alınan hesap raporunun denetime elverişsiz ve yetersiz olduğunu, SGK tarafından davacıya ödeme yapılıp yapılmadığının sorulmadığını, davacı tarafından ıslah dilekçesine konu edilen tazminat isteminin zamanaşımına uğradığını belirtti. Asıl davada davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde; davalıya sigortalı araç sürücüsünün kusursuz olduğunu, kusur raporları arasında çelişki bulunduğunu, davalı ... şirketi yönünden haksız fiil tarihinden itibaren faize hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı tarafından usulüne uygun bir başvuru olmadığından temerrüt oluşmadığını, tedavi gideri ve geçici iş göremezlik yönünden davalı şirketin sorumluluğunun bulunmadığını, ıslaha konu tazminatın zamanaşımına uğradığını belirtti. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; birleşen dava yönünden 15 yıllık zamanaşımı süresinin dolmadığı, asıl davada davalı ... şirketleri dava tarihinde temerrüde düşmüş olacaklarından faiz başlangıç tarihinin dava tarihi olması gerektiği, istinaf aşamasında hesaplama yönünden alınan ek raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunduğu, ancak hesaplamaya sadece davalı ... Sigortanın istinaf talebinde bulunması nedeniyle davacı lehine oluşan usuli kazanılmış haklar gözetilerek hükmün sadece anılan, davalı bakımından düzeltildiği, diğer davalılar bakımından İlk Derece Mahkemesi hükmünün aynen yeniden kurulan hükme aktarıldığı temerrüt tarihinin dava tarihi olduğu, davalıların müştereken ve müteselsilen sorumluluğuna karar verilmesi gerektiği halde kusur oranlarına göre karar verilmesinin doğru olmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin, davalı ... vekilinin ve davalı Allianz Sigorta A.Ş. vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davanın asıl dosya bakımından kısmen kabulü ile davacının iş gücü kaybı talebinin 94.305,82 TL üzerinden kabulüne, kabul edilen 87.838,73 TL iş gücü kaybı tazminatının tüm davalılardan, geriye kalan 6.467,09 TL tazminatın ise davalı ... hariç diğer davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, kabul edilen tazminatlara davalı Allianz Sigorta A.Ş. ve davalı ... bakımından 04.08.2011 tarihinden itibaren yasal faiz, diğer davalılar bakımından ise kaza tarihi olan 24.11.2007 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmesine, davalı ... şirketlerinin poliçe limitleri ile sorumlu olduğunun tespitine, hesaplanan 3.146,88 TL bakım giderinin tüm davalılardan (davalı Allianz Sigorta A.Ş. ve davalı ... bakımından 04.08.2011 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte diğer davalılar bakımından ise kaza tarihi olan 24.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte) müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, davalı ... şirketlerinin poliçe limitleri ile sorumlu olduğunun tespitine, birleşen davada manevi tazminatın kısmen kabulüne, 20.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 24.11.2007 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Asıl ve birleşen davada davacı vekili temyiz dilekçesinde; kusur tespiti yapılması gerektiğini, birleşen dava yönünden hükmedilen manevi tazminat miktarının yetersiz olduğunu, vekalet ücretine ilişkin hükmün hatalı bulunduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, işleteni ve zorunlu trafik sigortacısı oldukları araçların 24.07.2007 tarihinde karıştıkları trafik kazası sonucu davacının yaralanması nedeniyle davacının asıl davada sürekli iş göremezlik tazminatı ve tedavi gideri istemi ile birleşen davada manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 370 ve 371 inci maddeleri, olay tarihinde yürürlükte olan mülga 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ve 47 nci maddeleri (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 ve 56 ncı maddeleri), 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, kusur belirlemesinin isabetli bulunmasına ve hükmedilen manevi tazminat miktarının yeterli olmasına göre Bölge Adliye Mahkemesince verilen karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Asıl ve birleşen davada davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden (asıl ve birleşen davada) davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 30.11.2023 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) Asıl ve Birleşen Davada Davacı (Gülsüm Çakır): 539,70 TL 0.H. 80,70 TL P.H. 459,00 TL Kalan KARŞI OY Asıl dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı ile tedavi gideri istemine; birleşen dava, trafik kazası sonucu oluşan bedensel zarar nedeniyle manevi tazminat istemine ilişkindir. Olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu’nun 47 nci maddesi (6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 56 ncı maddesi) hükmüne göre hâkimin özel halleri göz önünde tutarak manevi zarar adı ile hak sahibine verilmesine karar vereceği bir para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi mal varlığı hukukuna ilişkin bir zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 22.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararının gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Davaya konu olayda; kaza tarihi, davacının yaralanma derecesi ve maluliyet oranı, birleşen davada davalı sürücülerin asli kusurlu bulunduklarının tespiti ile yukarıda açıklanan ilkeler birlikte değerlendirildiğinde, davacı lehine hükmedilen manevi tazminat miktarı azdır. Davacı yönünden daha üst düzeyde manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği ve Bölge Adliye Mahkemesi kararının, birleşen dava bakımından davacı yararına bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyorum. 30.11.2023