Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1631 E. 2024/4640 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1631
Karar No
2024/4640
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/831 E., 2022/3036 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın usulden reddi / Başvurunun esastan reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : Şarköy Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/225 E., 2020/186 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın usulden reddine karar verilmiştir. Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı dava dilekçesinde; davalının Şarköy İlçesi Kızılcaterzi Köyü ... Tatil Sitesinde faaliyet gösteren ... Tatil Sitesi Kalkındırma ve Güzelleştirme Derneğinin Başkanı olduğunu, kendisinin de bu sitede bulunan taşınmazlarda kiracı olduğunu, taşınmazlarda çay bahçesi ve lahmacun pide salonu işlettiğini, 2013 yılının Nisan ayında davalı tarafından iş yerinin elektriğinin kanunsuz olarak kesildiğini, davacının bu hususta herhangi bir yetkisinin olmadığını, elektrik kesme yetkisinin dağıtıcı kurum olan dava dışı Tredaş'a ait olduğunu, eldeki davadan önce davalı aleyhine Şarköy Sulh Hukuk Mahkemesinde 2014/14 Esas sayılı dosyası kapsamında Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan kaynaklanan bir dava açtığını, söz konusu mahkemenin 2014/14 E., 2015/89 K. sayılı 10.03.2015 tarihli ilamında davanın kabulü ile ... Tatil Sitesinin Tredaş yerine geçerek elektrik kesme yetkisi olmadığına karar verildiğini, davalının eylemi nedeni ile iş yerini çalıştıramadığını, bu nedenle maddi zarara uğradığını, yine davalının eyleminden kaynaklanan manevi zararının bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla belirsiz alacak olarak şimdilik 1.000,00 TL maddi tazminat ile 49.000,00 TL manevi tazminatın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, müvekkilinin davacının dilekçesinde belirtmiş olduğu tatil sitesinin başkanlığını yürüttüğünü, davalının derneğin yönetim kurulunun kararını yerine getirmekle yetkili olduğunu, davaya konu olayda şahsi sorumluluğunun bulunmadığını, davaya konu sitenin ortak kullanımdan kaynaklı elektrik tüketiminden dolayı davacı tarafın kendi payına düşen elektrik kullanım bedelini ödemediğini, davacının ödemediği elektrik bedelinin dernek yönetimi tarafından ödendiğini, bu nedenle dernek yönetimi tarafından davacı tarafa elektrik kullanımı hakkı verilmediğini, davacının iş yerine ait sayaçların giriş ve çıkış uçlarının köprülenerek kaçak elektrik kullanıldığını, bu nedenle site yönetiminin davacının elektriğini kesmek zorunda kaldığını, davacı tarafın maddi ve manevi tazminat istemi şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dava konusunun unsuru elektrik kesme olayının 2013 yılında meydana geldiği ve iş bu davanın 2019 yılında açıldığı, davanın zamanaşımı süresi içerisinde açılmadığı, aynı zamanda davanın konusunun kat mülkiyeti olan sitede davacının işlettiği taşınmazın elektriklerinin site yönetimince kesilmesi sonucu meydana gelen maddi ve manevi tazminat hususlarında toplandığı, tarafların davacı ve dava dışı ... Tatil Sitesi olduğu davacının dava dilekçesinde site yönetimini değil de şahıs olan site yöneticisini davalı olarak belirttiği, davalı olarak gözüken ...'in bahse konu ... Tatil Sitesinde yönetici olduğu ve davacıya karşı bizzat maddi ve manevi tazminatı gerektiren bir eyleminin bulunmadığı, elektrik kesme olayının site yönetiminin verdiği bir karar gereği olduğu, bu nedenle davalının davada taraf sıfatının bulunmadığı gerekçesiyle, davanın husumet yokluğu nedeni ile usulden reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı istinaf dilekçesinde; davalının haksız eylemine konu olayla ilgili olarak Şarköy Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2014/14 E., 2015/89 K sayılı dosyasının 28.12.2018 tarihinde kesinleştiğini, buna göre 10 yıllık zamanaşımı süresi geçmeden zarar ve failin öğrenilmesinden itibaren 2 yıllık süre içinde eldeki davayı açtığını, davalının haksız eylemi tek başına gerçekleştirdiğini, Sulh Hukuk Mahkemesi kararından da anlaşılacağı üzere site yönetim kurulu kararı bulunmaksızın davalının kendi kişisel inisiyatifi ile elektriği kestiğini, bu şekilde maddi ve manevi zarara uğradığını belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılması gerektiğini ileri sürmüştür. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın bizzat davalının şahsına karşı değil kat malikleri kuruluna karşı açılmış olduğu ve davalının site yönetimi adına hareket ettiği davalı, site yönetimi adına hareket ettiğinden eldeki davada Kat Malikleri Kanunu uyarınca pasif husumet ehliyeti bulunmadığı gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesine konu ettiği nedenlerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; haksız fiil iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 inci maddesinin birinci fıkrası ve 371 inci maddesi, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, karar usul ve kanuna uygun olup davacı tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacının yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.05.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1631, K. 2024/4640, T. 13.05.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1631-e-2024-4640-k-097b03809202