Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1456 E. 2023/4887 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1456
- Karar No
- 2023/4887
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/475 Esas - 2020/473 Karar SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2020/İHK-26778 DAVA TARİHİ : 24.06.2020 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne- İtirazın Kısmen Kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2020/73564 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ile davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olduğu araç ile zorunlu trafik sigortası olmayan aracın 29.06.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 41.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının başvuru tarihinden itibaren işleyecek avans faiz ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslahla toplam talebini 91.085,86 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, emniyet kemeri takılmamasından dolayı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, kusur oranlarının netleşmesi gerektiğini, zararın ispatlanması gerektiğini, davacıya yapılan herhangi bir ödeme varsa mahsubu gerektiğini, faizin başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz olarak hükmedilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "usule uygun maluliyet ve hesap raporunun hükme esas alındığı, uzlaşmanın bulunmadığı" gerekçesiyle davanın kabulüne, 91.085,86 TL sürekli iş göremezlik tazminatının yasal faiziyle davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, uzlaşmanın netleştirilmesi gerektiğini, emniyet kemeri takılmamasından dolayı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, faizin başvuru tarihinden itibaren ve ancak yasal faiz olarak hükmedilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "taşımada taşınanın menfaatinin olduğu, aynı yöne giden sürücü ve yolcu olduğu, sürücünün hiç tanımadığı davacıyı aracına alarak birlikte seyahat ettiği, hatır taşıması olarak kabul edilmesi ve tazminattan %20 oranında indirim yapılması gerektiği" gerekçesiyle davalının itirazının kısmen kabulüne, başvurunun kısmen kabulü ile, 72.868,69 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; hatır taşıması nedeniyle indirim yapılmasının doğru olmadığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrakla başvuru yapıldığından dava şartı yokluğundan usulden red kararı verilmesi gerektiğini, maluliyet raporunun hatalı olduğunu, uzlaşmanın netleştirilmesi gerektiğini, emniyet kemeri takılmamasından dolayı müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, faizin başvuru tarihinden itibaren hükmedilebileceğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olduğu araç ile zorunlu trafik sigortası olmayan aracın 29.06.2018 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu, davacı yolcunun yaralanması nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri,6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 14 üncü ve 30 uncu maddeleri, ... Yönetmeliği'nin 9 uncu maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, hatır taşıması indirimi yapılmasının yerinde olmasına, maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmasına, olayda uzlaşmanın gerçekleşmemiş olmasına, emniyet kemerinin takılı olmadığının ispatlanamamış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Sigorta tahkim yargılamasında hükmedilecek vekalet ücreti ile ilgili olarak; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine hükmedilmiş olması doğru değildir. Ne var ki, bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca İtiraz Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin davacı lehine hükmedilen vekalet ücretine yönelik temyiz itirazının kabulü ile İtiraz Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının 6.3. numaralı bendinde yer alan “10.272,93 TL” ibaresi çıkarılarak yerine "4.080,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz eden davacıya yükletilmesine, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemeye gönderilmesine, 04.04.2023 tarihinde Başkan ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. KARŞI OY 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hakim tazminattan mutlaka indirme yapmak zorunda değilse de bunun dahi gerekçesini kararında tartışması ve nedenlerini göstermesi gerekir. Davacı taraf, sürekli iş göremezlik tazminatının, kazaya karışan karşı aracın zorunlu trafik sigortası bulunmaması nedeniyle davalı ...'ndan tahsilini talep etmiş; İtiraz Hakem Heyeti tarafından olayda hatır taşıması bulunduğu kabul edilerek % 20 indirim yapılarak belirlenen tazminatın tahsiline karar verilmiştir. Davalı ... davacının yolcu olduğu araç nedeniyle değil, karşı aracın sigortasız olması nedeniyle tazminattan sorumlu olup, hatır taşımasına ilişkin indirimin sadece hatır taşımasını yapan araç ilgilileri bakımından uygulanabileceği (karşı aracın bu indirimden yararlanamayacağı) gözetilerek davacı vekilinin bu yönü amaçlayan temyiz itirazlarının kabulüyle kararın bozulması gerektiği kanaatinde olduğumdan sayın çoğunluğun düzelterek onama yönündeki kararına katılmıyorum.