Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13484 E. 2024/1889 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13484
Karar No
2024/1889
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/118 D.İş, 2022/124 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2021/40796 DAVA TARİHİ : 03.05.2021 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının kısmen kabulü ile davanın kısmen kabulüne SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/146957 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin yolcu olarak bulunduğu davalıya sigortalı aracın 20.07.2020 tarihinde yaptığı tek taraflı kaza neticesinde davacının %25 oranında malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri davada şimdilik 5.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiş; 27.08.2021 tarihinde talebini 157.879,81TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; maluliyet raporunun yetkili kurumdan alınmadığını, yargılama makamı tarafından sakatlık oranını belirleyen rapor aldırılmasını talep ettiklerini, başvurunun dava şartı yokluğundan reddi gerektiğini, bilirkişi aracılığıyla kusur durumunun tespiti gerektiğini, başvuran lehine nispi tam oranda vekalet ücreti verilmemesi gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 20.07.2020 tarihli kazada davalıya sigortalı araçta yolcu olarak bulunan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı talep ettiğini, kazanın tek taraflı olması, sürücünün tam ve asli kusurlu olması nedeni ile kusur raporu alınmasına gerek görülmediğini, kaza tarihindeki yönetmeliğe göre alınan maluliyet raporu gereğince davacının %25 oranında engel oranı olduğunu ve tazminat hesaplaması için dosyanın bilirkişiye tevdi edildiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi uyarınca yapılan hesaplama ile başvuranın 157.879,81 TL sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının belirlendiğini, raporun denetime elverişli olduğu gerekçesi ile talebin kabulüne 157.897,81 TL tazminatın 26.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili; maluliyet raporunun usule uygun olmadığını, olayın iş kazası olduğu ve davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığının tespiti ile tazminattan tenzil edilmesini talep ettiklerini, davacının müterafık kusuru bulunduğunu, tazminattan indirim yapılması gerektiğini, sigortalı aracı süren kişinin yeterli ehliyetinin bulunmadığını, bu hususun ifadelerden anlaşıldığını, davacının bu hususu bilmesine rağmen araca bindiğini, kusur oranlarının tespiti gerektiğini, aktüer hesaplamada %1.8 teknik faiz kullanılmamasının hatalı olduğunu, ıslah dilekçesinin kendilerine tebliğ edilmeden karar verildiğini, ıslahla artırılan kısım yönünden ıslah tarihinden itibaren yasal faize hükmedilmesi gerektiğini, davacı lehine nispi tam oranda vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğu gerekçeleri ile karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile başvuran tarafından ibraz edilen raporun kamu tüzel kişiliğine sahip Üniversite hastanesinden temin edildiğini, usule uygun olduğunu, olayın iş kazası niteliğinde olmadığını zira başvuranın SGK'lı olduğuna dair somut delil sunulmadığını, SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığı hususuna dair araştırmanın ise usul ekonomisine uygun olmadığını, başvuranın aracın frenin patladığına dair beyanda bulunduğu ancak dosyadaki raporda araçta arızalı aksanın bulunmadığı yönünde rapor verildiğini, başvuranın sürücünün yeterli ehliyeti olmadığının bildiği halde araca binmesi nedeni ile %20 oranında müterafık kusur indirimi yapılması gerektiğini, 04.12.2021 tarih, 31679 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarında Değişiklik Yapılmasına Dair Genel Şartlar uyarınca genel şartlara eklenen Sakatlık Tazminatları Hesaplanmasına ilişkin Ek:2 uyarınca “Hesaplamalarda esas alınacak iskonto oranı %1,65 'dir.” düzenlemesi yapıldığını, bu nedenle başvuranın tazminat hesabında TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,65 faiz oranına göre hesaplama yapılması gerekliliği ve yapılan hesaplama neticesinde 116.393,93 TL tazminat belirlendiğini, %20 oranında müterafık kusur indirimi sonrasında 93.115,15 TL tazminatın belirlendiğini, davanın belirsiz alacak davası olarak ikame edildiğini ve faiz başlangıç tarihinin temerrüt tarihi olacağını, vekalet ücretinin asgari ücret üzerinden hükmedilmesinde isabetsizlik olmadığı gerekçesi ile davalının itirazının kısmen kabulü ile talebin kısmen kabulüne 93.115,15 TL sürekli iş göremezlik tazminatının 26.04.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemi ile hesaplama yapılması gerektiğini, müterafık kusur indirimi yapılmasının hatalı olduğu gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir. Davalı vekili; kazanın iş kazası olduğunu, davacıya gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılarak tazminattan tenzili gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediğini, ıslahla artırılan kısım için ıslah tarihinden itibaren faiz işletilmesi gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiği gerekçeleri ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı 20.07.2020 tarihli trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yolcunun uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 52 ve 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; davacının ağır vasıta ehliyeti olmayan sürücünün kullandığı araçta yolcu olması ve alınan bilirkişi raporu ile araçta kazaya neden olacak teknik arızanın olmadığının anlaşılmasına, maluliyet raporunun kaza tarihi itibari ile geçerli yönetmelik hükümlerine göre alınmış olmasına, davanın belirsiz alacak davası olarak açılmış olmasına göre davacı vekili ve davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Trafik kazası sonucu bedensel zarara uğrayan ve buna dayalı olarak iş gücü kaybı tazminatı isteminde bulunan hak sahiplerinin bakiye ömürlerinin belirlenmesi gerekmektedir. Gerçek zarar hesabı, özü itibariyle varsayımlara dayalı bir tespit olduğundan gerçeğe en yakın verilerin kullanılması esastır. Bu nedenle yapılan bilimsel çalışmalar sonucu “TRH 2010” adı verilen “Ulusal Mortalite Tablosu” hazırlanmış olup bu tablonun ülkemize özgü ve güncel verileri içermesi ve yargı mercileri arasında tazminat hesabında birliğin sağlanması açısından Dairemizce de tazminata esas bakiye ömür sürelerinin belirlenmesinde TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılmasının uygun olacağına karar verilmiştir. Öte yandan Anayasa Mahkemesinin 17.07.2020 tarihli ve 2019/40 Esas, 2020/40 Karar sayılı kararıyla 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 90 ıncı maddesindeki Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Genel Şartlar’a yapılan atıf hükmü iptal edilmiştir. Söz konusu iptal kararı sonrası, ZMSS Genel Şartlar ve ekindeki cetvellerle getirilen ve iş gücü kaybı tazminatının hesaplanmasında uygulama alanı bulan %1,8 teknik faiz ile devre başı ödemeli belirli süreli rant formülünün uygulanması artık mümkün değildir. Tazminatın, %1,8 teknik faiz uygulanmadan, Yargıtayın yerleşik uygulamaları ile kabul edilen progresif rant formülü kullanılarak hesaplanması gerekir. Somut olayda; davacının hak kazanabileceği iş gücü kaybı tazminatının hesaplanması için alınan ve Uyuşmazlık Hakem Heyeti tarafından da karara esas kabul edilen aktüer raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre ve progresif rant formülü uygulanarak tazminat hesabı yapılmış; İtiraz Hakem Heyeti tarafından ise TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1.65 teknik faiz yöntemi ile yapılan hesaplamaya itibar edilerek karar verilmiştir. Dairemizin yerleşik uygulamaları gereği, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosunun kullanılması yerinde olmakla birlikte %1,65 teknik faiz yöntemi kullanılması doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacı için, TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre muhtemel bakiye ömür süresinin belirlenmesi, %1,65 teknik faiz uygulanmadan, işleyecek devre bakımından progresif rant formülü kullanılarak yapılan hesaplamanın kabul edildiği Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararı yerinde iken %1.65 teknik faiz esas alınarak yapılan hesaplamanın dikkate alındığı İtiraz Hakem Heyeti kararı hatalı olup bozulması gerekmiştir. 3. Davalının diğer temyiz itirazlarına gelince; Davaya konu kaza ve dava tarihi itibariyle yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin 4 üncü fıkrasında "iş kazası, meslek hastalığı ve hastalık, üçüncü bir kişinin kusuru nedeniyle meydana gelmişse, sigortalıya ve hak sahiplerine yapılan veya ileride yapılması gereken ödemeler ile bağlanan gelirin başladığı tarihteki ilk peşin sermaye değerinin yarısı, zarara sebep olan üçüncü kişilere ve şayet kusuru varsa bunları çalıştıranlara rücu edilir" düzenlemesine yer verilmiştir. Dosya kapsamından, davacının ifadesinde davaya konu kazanın, iş sahibi Ferhat ve Rezan Aktaş'ın, kendisinin ağır araç sürme ehliyetinin olması nedeni ile aracı götürmek için ikametinden aldıklarını beyan ederken, iş sahibi olan Ferhat Aktaş'ın kollukta verdiği beyanda, davacının yanlarında çalıştığını, bu kişileri evlerinden alarak sondaj çalışması için organize sanayi bölgesine bıraktıklarını beyan etmiştir. Bu durumda Sigorta Tahkim Komisyonunca; Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından rücuya tabi ödeme yapılıp yapılmadığı araştırılarak, ödeme yapılmışsa rücuya tabi ilk peşin sermaye değerinin 5510 sayılı Kanun'un 21 inci maddesi hükmü gereği tazminattan düşülmesi suretiyle davacı tarafın talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde karar verilmesi isabetli olmamıştır. Kararın bu nedenle de bozulması gerekir. 4.5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin ve davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının, (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacı ve davalıya iadesine, Dosyanın İtiraz Hakem Heyetine iletilmek üzere mahkemesine gönderilmesine 21.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13484, K. 2024/1889, T. 21.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-13484-e-2024-1889-k-8875b33e204b