Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13406 E. 2026/6044 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13406
- Karar No
- 2026/6044
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1514 E., 2023/1549 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 7. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2018/27 E., 2020/41 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacılar vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 28.06.2016 tarihinde davacıların babası ...'in sürücüsü olduğu otomobil ile davalıların sürücüsü, işleteni ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) oldukları aracın karıştığı çift taraflı trafik kazasında davacıların babasının hayatını kaybettiğini, davalı sürücünün kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu olduğunu, meydana gelen olay nedeniyle davacıların madden ve manen mağdur olduklarını, 09.03.2017 tarihinde davalı ....'ye ZMS sigortası kapsamında ölüm bedelinin davacılara ödenmesi konusunda başvuruda bulunduklarını, ancak davalı ... şirketinin cevap vermediğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla davacılardan ... için 5.000,00 TL, ... için 5.000,00 TL maddi tazminatın 28.06.2016 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalılardan müştereken ve müteselşilen tahsiline (davalı ...'nin sigorta poliçesiyle sınırlı olmak üzere), davacılardan ... için 100.000,00 TL, ... için 100.000,00 TL manevi tazminatın 28.06.2016 kaza tarihinde itibaren yasal faiziyle birlikte davalılardan ... ile ...'den müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; meydana gelen kazada kusurun kendilerinde olmadığını, olay sonrasında tutulan kaza tespit tutanağını ve kusur oranlarını kabul etmediklerini, bu konularda bilirkişi incelemesi yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı .... vekili cevap dilekçesinde; tazminattan sigorta poliçesinde yazılı olan teminat miktarı ile sorumlu olduklarını, kusur durumunun bilirkişi raporu ile tespiti gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dosya kapsamında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 28.02.2019 tarihli raporuna göre, davalı sürücü ...'nin kazanın meydana gelmesinde %70, davacıların babası sürücü ...'in %30 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, 22.04.2019 tarihli aktüer bilirkişi raporunda olay tarihinde davacılardan ...'in 38, ...'in ise 35 yaşında olması nedeniyle destek sürelerini tamamladıkları, bu nedenle de destekten yoksun kalma tazminatının hesaplanamayacağı kanaatine varıldığı, davacılar vekilinin 22.01.2020 tarihli duruşmada, maddi tazminat talepleri içinde araçta meydana gelen hasar bedelinin de bulunduğunu, davalı ... şirketine yaptıkları başvuruda bu konuda da talepte bulunduklarını ve bu konuda bilirkişi incelemesi yapılmadığını belirterek bilirkişi incelemesi yapılmasını talep ettiği, davacılar vekilinin dava dilekçesi incelendiğinde, araçta meydana gelen hasar bedeline ilişkin hiç bir açıklamanın bulunmadığı, dilekçenin sonuç kısmında da araçta meydana gelen hasar bedeline ilişkin bir talebin bulunmadığı, sadece "maddi tazminat" talebinin bulunulduğunun anlaşıldığı, davacılar vekilinin dava dilekçesinin tamamı değerlendirildiğinde maddi tazminat talebinin destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu anlaşıldığından maddi tazminat talebinin açıklattırılması ve araçta meydana gelen hasar tazminatı için bilirkişi incelemesi yapılması yoluna gidilmediği, ancak davacılar için davaya konu kazada babalarını kaybetmeleri sebebiyle manevi tazminata hükmedilmesi gerektiği gerekçesiyle davacı tarafın maddi tazminat taleplerinin reddine, davacı tarafın manevi tazminat taleplerinin davalılar ... ve ... yönünden kısmen kabulüne, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müşteken ve müteselsilen 28.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacı ...'e verilmesine, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılar ... ve ...'den müşteken ve müteselsilen 28.06.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile alınarak davacı ...'e verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile İlk Derece Mahkemesinin kararında isabetsizlik bulunmadığı gerekçesiyle davacılar vekili ile davalılar ... ve ... vekilinin istinaf başvurularının ayrı ayrı esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; maddi tazminat talebinin reddinin hatalı olduğunu, kazada davacıların babası ...'in vefat ettiğini, davacıların babası ...'e ait aracın ise kaza nedeniyle kullanılamaz hale geldiğini, davaya konu kazanın ölümlü ve maddi hasarlı trafik kazası olmasına rağmen maddi tazminat taleplerinin eksik değerlendirilerek araçta meydana gelen hasara, cenaze ve defin giderine hükmedilmeyen kararın hatalı olduğunu, güncel uygulamalar ve Yargıtay içtihatlarına göre maddi tazminat kavramının içerisine destekten yoksun kalma tazminatı, defin ve cenaze gideri, araçta meydana gelen maddi zararların da girdiğini, dava dilekçesinde ve dosyaya sundukları beyanlar dikkate alındığı takdirde fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi tazminat talep etmiş olduklarının görüleceğini, fazlaya ilişkin saklı tuttukları taleplerinde araç hasar bedeli, defin ve cenaze gideri vd. taleplerinin dahil olduğunu, bu taleplerinin mahkemede yargılamanın her aşamasında, bilirkişi raporuna itirazlarında ve istinaf dilekçesinde de açıkça belirtilmiş ve taraflarınca talep edilmiş olduğunu, dosyanın incelenmesi halinde bu hususun görüleceğini, dosya kapsamında alınan bilirkişi raporuna karşı yapmış oldukları itirazların dikkate alınmadığını, eksik hesaplanan bu taleplerinin tespiti amacıyla hesap bilirkişisinden rapor alınmak suretiyle araçta bulunan maddi hasarın, cenaze ve defin giderinin nazara alınarak maddi tazminatın belirlenmesi, maddi tazminat taleplerinin kaza tarihinden itibaren yasal faiziyle birlikte tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesi gerektiğini, hükmedilen manevi tazminat miktarının çok düşük olduğunu beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; davalıların sürücüsü, işleteni ve Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortacısı (ZMSS) oldukları aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kaldıklarını iddia eden davacıların destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat talebine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, davacıların dava dilekçesindeki maddi tazminat talebinin destekten yoksun kalma tazminatına ilişkin olduğu, olay tarihinde davacılardan ...'in 38, ...'in ise 35 yaşında olması nedeniyle destek sürelerini tamamladıklarının görüldüğü, 6100 sayılı HMK'nın "Taleple bağlılık ilkesi" başlıklı 26 ıncı maddesinin 1 inci fıkrasına göre hâkimin, tarafların talep sonuçlarıyla bağlı olduğu, ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremeyeceği, bu nedenle davacıların maddi tazminata ilişkin taleplerinin reddine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığı, kaza tarihine, tarafların kusur durumuna, davacıların kazada hayatını kaybeden kişiye olan yakınlık derecesine, tarafların sosyal ve ekonomik durumuna göre davacılar lehine hükmedilen manevi tazminat miktarının uygun olduğunun anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.