Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13384 E. 2024/3587 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/13384
- Karar No
- 2024/3587
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/105 E., 2023/250 K. HÜKÜM/KARAR : Asıl ve Birleşen Davanın Kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece İlk Derece Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl ve birleen davanın kabulüne karar verilmiştir. İlk derece Mahkemesi kararı asıl ve birleşen davada davacılar vekili , davalılar ..., ..., ..., davalı ... vekili, davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: İlk derece Mahkemesi kararı davalı ... tarafından daha önce de adli yardım talepli olarak temyiz edilmiş ve adli yardım talebi kabul edilmiştir. Bu adli yardım talebinin halen geçerli olmakla temyiz edenlerin temyiz incelemesine geçilmiştir. I. DAVA Davacılar vekili asıl dava dava dilekçesinde; davacıların çocukları desteğin davalı ...'ın sürücüsü, davalı ...'ın maliki olduğu aracın devrilmesi sonucu aracın altında kalarak vefat ettiğini, aracın zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) bulunmadığını, davacıların bu şekilde desteklerini kaybettiklerini, davalı ... tarafından yapılan ödemenin zararı karşılamadığını iddia ederek, 500,00 TL maddi tazminat ile her bir davacı için 20.000,00' er TL manevi tazminatın (... manevi tazminattan sorumlu olmayacak şekilde) davalılardan kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte tahsilini istemiş, 16.11.2015 tarihinde talebini davacı ... için 20.017,51 TL' ye, davacı ... için 11.000,72 TL' ye ıslah etmiştir. Davacılar vekili birleşen dava dava dilekçesinde; bozma sonrası destekten yoksun kalma tazminatı, ilk davadan fazla tespit edildiğinden bu fark olan 29.160,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil tahsilini talep etmiş, bu talebini 25.11.2022 tarihinde 143.423,27 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Asıl davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; yetkisizlik itirazının olduğunu, davanın usul yönünden reddedilmesi gerektiğini, kısmi dava açılamayacağını savunarak davanın reddini istemiştir. Asıl davada davalılar ... ve ... cevap dilekçelerinde; ceza mahkemesinde detaylı bir şekilde beyanlarını verdiklerini, karşı tarafın oğlu olan ...' in motor ve traktör merakının olduğunu, kendilerinin suçsuz olduklarını belirterek açılan davayı ve iddiaları kabul etmediklerini, davanın reddine karar verilmesini belirtmişlerdir. Birleşen davada davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalı kuruma başvuru yapılmadan dava açılmasının doğru olmadığını talebin usulden reddi gerektiğini, araç sürücüsü ya da malikinin davacılara ödeme yapıp yapmadığının tespiti gerektiğini, davalı Kurum tarafından yapılan ödemenin güncellenerek tazminat hesabından düşülmesi gerektiğini, Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK)'dan gelir bağlanıp bağlanmadığının araştırılması gerektiğini, tazminat hesabının alanında uzman bilirkişiler eli ile yapılması gerektiğini, müterafik kusur ve hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, faiz talebinin yerinde olmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Birleşen davada davalılar ... ve ... yasal cevap süresi içinde cevaplarını sunmamışlardır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.12.2015 tarihli ve 2013/325 Esas, 2015/581 Karar sayılı kararıyla; "...Davaya konu somut olayda; 16.04.2012 tarihinde ... plaka sayılı traktörün devrilmesi sonucu davacıların çocuğu ... ... hayatını kaybetmiştir. Olaya ilişkin olarak Bergama 2.ASCM'nin 2013/319 Esas - 2014/55 Karar sayılı dosyasında yapılan yargılamada ; sanık ...'ın kendisine ait traktör ile ot biçmeye gider iken maktul ... ... ile karşılaştığı, ...'in traktörü kullanmak istemesine rağmen sanığın bunu kabul etmediği, bir süre birlikte gittikten sonra sanığın traktörü çalışır vaziyette bırakıp uzaklaştığı sırada ...'in traktörün direksiyonunu geçerek kullanmaya başladığı, ancak kanala devrilerek hayatını kaybettiği ve bu olayda sanığın taksirle ölüme sebebiyet vermekten dolayı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 1.000 TL maddi zararın ödenmesi koşulu ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair karar verildiği ve bu kararın itiraz edilmeden kesinleştiği görülmüştür. Ceza yargılamasından da görüldüğü gibi davacıların oğullarının hayatını kaybetmesinde davalı kusurlu olup olayın gerçekleşmesindeki kusur oranlarının tam olarak tespiti için dosya Adli Tıp Kurumu'na gönderilmiş ve 04.05.2015 tarihli raporda söz konusu olayda davalının %30, müteveffa ...'in ise %70 oranında kusurlu olduğu anlaşılmıştır. İzmir Nöbetçi Asliye Hukuk Mahkemesine talimat yazılarak konusunda uzman bir bilirkişiden maddi tazminat konusunda rapor düzenlenmesi istenilmiş, aktüeryel istatistik bilirkişinin sunmuş olduğu rapor dosya arasına alınmış ve davalı ... tarafından karşılanmamış kısmın hesabı yapılmıştır. Hükme esas almaya ve denetime elverişli bu raporlar göz önüne alınarak maddi tazminat yönünden davanın kabulüne karar verilmiştir. Davaya konu olay nedeniyle davacıların oğlunun trafik kazasında hayatını kaybettiği, ölüm nedeniyle davacıların acı duydukları, ızdırap çektikleri ve manevi yönden bir zarara uğradıkları anlaşılmaktadır. Kazanın gerçekleşmesindeki kusur oranları, tarafların sosyo-ekonomik durumları da gözönüne alınarak bir miktar manevi tazminatın verilmesine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. " gerekçesi ile davanın kısmen kabulüne, 31.018,23 TL maddi tazminatın olay tarihi olan 16.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davacıların her biri için 5.000,00'er TL olmak üzere toplam 10.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihi olan 16.04.2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacılara ödenmesine, fazlaya dair manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 21.01.2019 tarihli 2016/4403 Esas 2019/425 Karar sayılı ilamı ile, " ...1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki bent dışında sair temyiz itirazlarının reddine, davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulüne karar vermek gerekmiştir. 2-Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatı istemine ilişkindir. Davacıların zararının belirlenebilmesi için desteğin gelir durumunun net olarak tespit edilmesi gerekir. Somut olayda vefat eden ... ... ölüm tarihinde 14 yaşında olup davacıların farazi desteği durumunda ve Yeniköy İlköğretim okulu 7.sınıf öğrencisi olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, köy yaşamında desteğin eğitimine devam ediyor olması, ortaokul ve liseden sonra tahsil imkanlarının ortadan kalktığının kabul edilmesinin erken olduğu, ülkede açık öğretim yahut uzaktan öğretim birimleri ile eğitimin devam edebileceği, bu nedenle vefat eden çocuğunda yükseköğrenim yapma olasılığı bulunduğu, en azından açık öğretime devam edip yüksek öğrenimini tamamlayacağı, öğrenimine uygun bir kurumda veya özel sektörde veya serbest çalışacağı ve asgari ücret üzerinde gelir elde edeceği, buna göre birim ücreti de TÜİK 2010 yılı ortalama kazanç istatistikleri göz önüne alınarak asgari ücretin 2 katı tutarınca gelir sağlayacağı kabul edilmiş ve 18 yaşından itibaren çalışma hayatına başlayacağı değerlendirilerek hesaplama yapılmıştır. Her somut olayda farazî desteğin ölmemiş olsaydı, hayatın normal seyrine ve tecrübelere göre yaşı, yaşadığı çevre, devam ettiği veya almış olduğu eğitimi, eğitim sürecindeki başarı düzeyi, aile efradının eğitim düzeyi ve gelir durumu dikkate alınarak gelir seviyesinin belirlenmesi gerekmektedir. Somut olaya baktığımızda vefat eden ... ... ölüm tarihinde 14 yaşında, Yeniköy İlköğretim okulu 7. sınıf öğrencisi olduğu anlaşılmaktadır. Mahkemece, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmak üzere aktüer bilirkişiden rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-Mahkemece; 31.018,23-TL'nin olay tarihi olan 16.04.2012'den işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verdiği, ancak davalı ... tarafından 13.05.2013 tarihli başvuru nedeni ile davacılara 06.06.2013 tarihinde 4.632,00 TL ödeme yapıldığının anlaşılması karşısında; davalı ... yönünden maddi tazminata ilişkin faiz başlangıcı ... yönetmeliğine göre başvuru tarihi olan 13.05.2013 tarihi kabul edilmesi gerekirken yazılı şekilde olay tarihinden itibaren faize hükmedilmesi doğru olmamıştır." gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile bozmaya uyularak yeniden aktüer raporu alınmış, davacılar bu rapora göre eksik kalan destekten yoksun kalma tazminatı talepleri için ek dava açarak bu dava ile birleştirmiş ve benimsenen bilirkişi raporuna göre "... Somut olaydaki dava trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminatına ilişkindir. Yargıtay Bozma ilamı sonunda yeniden yargılama yapılmıştır. Dosyaya aldırılan bilirkişi raporu, güncel içhitatlar ve yukarıda izah edildiği üzere TRH 2010 Yaşam Tablosu dikkate alınarak hesaplama yapılmış ve progresif rant yöntemi kullanılmıştır. Vefat eden ... ..., vefat tarihinde 14 yaşında olup, öğrenci olduğu görülmektedir. Dolayısıyla müteveffanın farazi destek olarak hayatta olacağı düşünülmüş, asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmıştır. Müteveffa ... ...'ın davacı anne ve babası tarafından bakıldığı ve destek olunduğu, ayrıca müteveffanın da ileride davacı anne ve babasına varsayımsal olarak destekte bulunacağı aşikardır. Aldırılan aktüerya bilirkişi raporu uyarınca davacı anne ... için 111.377,26 TL baba ... 63.064,24 TL destek hesabı yapılmış, denetime elverişli olan rapora itibar olunmuştur. Yargılama sırasınca ayrıca mahkememizce Bergama 1. ASHM'nin 2020/542 Esası ile birleştirme kararı verilen dosya ve usuli kazanılmış hak çerçevesinde değerlendirme yapılmıştır. Ayrıca Bergama 2. ASCM'nin 2013/319 Esas sayılı ilamı ile davalı ... taksirle adam öldürme suçundan cezaya çarptırılmıştır. Ceza mahkemesindeki kesinleşen ve maddi vakıa olan bu durum hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olduğundan bu hususta dikkate alınmıştır. Neticede davanın 2022/105 Esas ve yine birleşen 2020/542 Esas bakımından ayrı ayrı kabulleri ile 2022/105 Esas bakımından 31.018,23 TL birleşen 2020/542 Esas bakımından ise 143.423,27 TL bakiye bedel olan destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... bakımından kaza tarihinden itibaren diğer davalı ... yönünden ise 13.05.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan alınarak davacılara verilmesine karar verilmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. " gerekçesi ile asıl davanın kabulüne; 31.018,23 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... bakımından kaza tarihinden itibaren diğer davalı ... yönünden(teminat limiti ile sınırlı olarak) 13.05.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil alınarak davacılara verilmesine, birleşen davanın kabulüne, 143.423,27 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalılar ... ve ... bakımından kaza tarihinden itibaren diğer davalı ... yönünden (teminat limiti ile sınırlı olarak) 13.05.2013 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte davalılardan müşterek müteselsil alınarak davacılara verilmesine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince 06.04.2023 tarihli tashih şerhi ile; manevi tazminat yönünden hüküm kesinleştiğinden hükmün tamamlanması talebinin reddine, yargılama giderinin tashihine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı davacılar vekili, davalılar Ayfer Kan, ... ve ... ve davalı ... vekili ile davalı ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili; mahkemece asıl davada maddi tazminat taleplerine yönelik hüküm kurulmuş ise de manevi tazminata ilişkin hüküm kurulmadığını, hükmün tamamlanması taleplerinin ise reddedildiğini, kararın bu yönden hatalı olduğunu, davalı beyanlarının doğru kabul edilmesi ve kusur incelemesinin bu beyanlara dayanması ve bu şekilde hatalı kusur oranı belirlenmesinin yerinde olmadığını, traktör sürücüsünün daha fazla kusuru bulunduğunu, asgari ücret ile hesabın da hatalı olduğunu, müteveffanın başarılı bir öğrenci olduğunu ve yüksek öğrenim göreceğini, hesabın asgari ücret üzerinde bir ücretten yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ... vekili; adli yardım istemli olarak kararı temyiz etmiş ve kusura ilişkin itirazlarının giderilmediğini, alınan aktüer bilirkişi raporlarının yasa ve hakkaniyete aykırı olduğunu, birbirleri ile çeliştiğini, sürücünün kusuru % 30 bulunmuş iken kusur oranı ile tazminat hesaplanmamasının hatalı olduğunu, ... tarafından ödenen rakamın ne olduğu ve hangi oranda indirim yapıldığının raporda açıkça belirtilmediğini belirterek kararın bozulmasını istemiştir. Davalı ... vekili; ilk yerel mahkeme kararının davacı tarafından temyiz edilmediğini, bu nedenle davalı Kurum lehine usuli kazanılmış hak oluştuğunu, yeniden tazminat hesabının yapılmasının hukuka aykırı olduğunu, birleşen davanın, sonrasında alınan raporların artırım ve ıslahların yasal hükmü olmadığını, ilk hesap tarihindeki veriler ile hesap yapılması gerekirken güncel veriler ile hesap yapılmasının hatalı olduğunu, müteveffanın kusuru ve davacıların gözetim yükümlülüğünün değerlendirilmediğini, müteveffanın ehliyeti olmadan araç kullanıyor olması ve gözetim yükümlülüğü nedenleri ile tazminat talep edilemeyeceğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hesaplamada kaza tarihi itibariyle PMF-1931 Yaşam Tablosu kullanılması gerekirken TRH-2010 Yaşam Tablosu ile hesap yapılmasının hatalı olduğunu, yapılan ödeme ile borcun sona erdiğini, davacıların müvekkili Kurumu ibra ettiğini, faiz başlangıcının hatalı değerlendirildiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı ..., ... ve ...; yargılamada zamanaşımı def' i ileri sürdüklerini, zamanaşımı defilerinin değerlendirilmediğini, ek taleplerinde zamanaşımına uğramış olduğunu, bu yöndeki taleplerinin de dikkate alınmadığını, belirlenen tazminatı ödeme imkanlarının bulunmadığını, geçim sıkıntısı çektiklerini, müteveffa %70 kusurlu bulunmasına karşın belirlenen tazminatın fahiş olduğunu belirterek kararın bozulmasını istemişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; asıl davada kazaya karışan zorunlu mali sorumluluk sigortası bulunmayan aracın trafik kazası yapması neticesi araçta bulunan davacıların oğullarının vefat etmesi nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı ve manevi tazminat ile birleşen davada fazlaya ilişkin destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 427 vd maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53, 56 ncı maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91, 95 ve 11 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1.Karar, dahili davalılar ... ve ... tarafından temyiz edilmiştir. Dahili davalıların temyizi 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi delaletiyle mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 432/1 inci maddesinde yazılı onbeş günlük ve 427/4 ve 433/2. maddelerinde belirlenen on günlük süreler geçirildikten sonra temyiz edildiğine göre temyiz isteminin reddine karar vermek gerekmiştir. 2. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacılar vekili, davalılardan ... vekili, davalı ... vekili ve dahili davalı ...'ın aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 3.Davacılar vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; bozma öncesi yetiştirme gideri düşülmeden hesap yapıldığı, bu hususa ilişkin bir bozma olmadığı, bu hali ile hesaplanan tazminattan yetiştirme gideri düşülmemesinin davacılar yönünden kazanılmış hak olduğu anlaşılmıştır. Bu durumda yeniden hesap yapılırken yetiştirme gideri düşülmemesi gerektiğinden kararın bu yönden davacılar lehine bozulmasına karar verilmiştir. 4.Davalı ... vekili, davalı ... vekili ve davalı ...'ın diğer temyiz itirazlarına gelince; Mahkemenin asıl davada verdiği ilk karar davacılar tarafından temyiz edilmemiş, davalı ... vekili ve davalı ... vekilinin temyizi üzerine onların yararına olacak şekilde hesapta müteveffanın gelirinin asgari ücret olarak dikkate alınması ve ... yönünden faiz başlangıcına yönelik bozulmuştur. Her ne kadar asıl davada verilen ilk karar dahili davalı ...'ın murisi davalı ... tarafından temyiz edilmemiş ise de birleşen dava bozmadan sonra açılmış ve yapılan yargılama sonucu yapılan hesapta daha fazla bir miktar tazminat bulunmuş olması karşısında bu davalının da kararı temyiz etme hakkı doğduğu kabul edilmiştir. Daha önceki kararda esas alınan hesaplama tarihindeki veriler ile PMF-1931 Yaşam Tablosu davalılar yararına usuli kazanılmış hak oluşturur. İlk karardaki hükme dayanak yapılan veriler ve güncel olmayan asgari ücret ve PMF-1931 Yaşam Tablosu kullanılıp, önceki bentlerde açıklanan nedenlerle yetiştirme gideri düşülmeden hesap yapılıp (Murat yönünden sadece asıl davadaki ilk kararın davacılar yönünden kazanılmış hak oluşturduğu dikkate alınarak) karar verilmelidir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle dahili davalı ... ile ...' ın temyiz dilekçelerinin REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekili, davalı ... vekili, ... vekili, dahili davalı ...' ın diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (3) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin, (4) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı ... vekili, ... vekili ve dahili davalı ...' ın temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davacılar ve davalılar ... ve ...'a iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,22.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.