Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/1935 E. 2023/7085 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/1935
Karar No
2023/7085
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/345 E. -2021/521 K. HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili adına kayıtlı olan 34 LHP 88 plaka sayılı Ford Transit marka aracın 21.09.2004 günü gece vakti iş yerinin önündeyken çalındığını, davacının bu olayı ertesi gün işe geldiğinde farkettiğini ve 22.09.2004 tarihinde suç duyurusunda bulunduğunu, çalınan aracın davalılardan ...'nin sevk ve idaresinde iken 24.10.2004 tarihinde Van ili Çaldıran ilçesine bağlı jandarma karakolu tarafından yapılan kontrollerde kaçak mazot taşıdığı gerekçesiyle durdurulduğunu, davaya konu aracın yakalandığı sırada plakasının 16 V 7738 olduğunun tespit edildiğini, davalı ... hakkında Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesinde kaçakçılık suçundan ceza davası açıldığını, bu süreçte davacıya ait aracın 10 yılı aşkın süre devlet tarafından haksız bir şekilde muhafaza altında tutulduğunu, el koyma işlemi sırasında motor ve şase numaraları kontrol edilmiş olsaydı davacının 24.10.2004 tarihinde aracını teslim almasının mümkün olabileceğini belirterek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000 TL araç bedelinin ve bu süreçte aracı kullanamamasından kaynaklanan 1.000 TL kazanç kaybının 24.10.2004 tarihinden itibaren ticari faizle birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuş, 20.09.2022 tarihli dilekçesiyle kazanç kaybı talebini 178.429 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; açılan davanın zamanaşımına uğradığını, davacı tarafından talep edilen tazminat miktarının çok yüksek olduğunu, davanın esastan ve davalı ... açısından husumet yönünden reddi gerektiğini savunmuştur. Davalı ... vekili bozma sonrası vermiş olduğu cevap dilekçesi ile; davanın zamanaşımına uğradığını ve bilirkişi raporunun hatalı ve tazminatın yüksek hesaplandığını belirterek davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemecenin 24.06.2015 tarih ve 2014/121 Esas, 2015/363 Karar sayılı ilamıyla; araca el konulmasında herhangi bir usulsüzlük bulunmadığı, davacının zararının ancak genel hükümlere göre açılacak tazminat davasına konu olabileceği, haksız el koyma nedeniyle devletin sorumluluğu yoluna gidilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairenin 29.09.2019 tarih ve 2016/15503 Esas, 2019/4216 Karar sayılı ilamıyla "...Somut davada; davaya konu uyuşmazlık haksız el koyma nedenine dayandığından davalı ... Bakanlığının pasif dava ehliyetinin bulunmadığı gözetilerek hakkında açılan davanın pasif dava ehliyeti yokluğundan reddine karar verilmesi gerekirken, esastan reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir. Davacıya ait araca haksız olarak el konulduğu ceza mahkemesinin kesinleşmiş kararı ile tespit olunarak hüküm altına alındığına göre, haksız el koyma nedeniyle oluşan zarar kapsamının gerekirse konusunda uzman bilirkişi marifetiyle belirlenerek uyuşmazlığın esası hakkında karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir ..." gerekçeleriyle kararın bozulmasına, bozma nedenine göre davacının diğer temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, ceza dosyasından davaya konu aracın motor şase numarasının kontrol edilmediği, şu haliyle davacının aracına haksız olarak el konulduğu hususunun ceza mahkemesi kararı ile de sübuta erdiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile; 17.500,00 TL araç değerinin el koyma tarihi olan 24.10.2004 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, 178.423,00-TL kazanç kaybına ilişkin tazminatın 1.000,00-TL'sine el koyma tarihi olan 24.10.2004 tarihinden itibaren, 177.423,00-TL'sine ise ıslah tarihi olan 20.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'nden müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davalı ... aleyhine açılan davanın pasif husumet yokluğundan reddine, .." karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri 1. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğradığını, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu, olayda davacının kusuru bulunduğundan tazminattan indirim yapılması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. 2. Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davanın idari yargı yerinde açılması gerektiğini, zamanaşımından da reddi gerektiğini, el koyma işlemini yapanın davalı idare olmadığını, aracı geç teslim alan davacının zarara sebebiyet verdiğini bu nedenle tazminat talep hakkı olmadığını, tazminat verilecekse de indirim yapılması gerektiğini, bilirkişi raporunun yetersiz olduğunu ve hükmedilen tazminatın sebepsiz zenginleşmeye sebep olacak kadar yüsek olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacıya ait araca kaçakçılık suçunda kullanıldığı iddiasıyla el konulması ve ceza yargılaması sonucunda aracın davacıya iade edilmesine karar verilmesi nedeniyle aracın muhafaza altında kaldığı sürece oluşan kazanç kaybı ve araç bedelinin davalılardan tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun 428 inci maddesi , 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (mülga) 41 ve 60 ıncı maddeleri, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (mülga) 20 inci maddesi, 6100 sayılı Kanun'un 176 vd. maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, özellikle bozmaya uygun olarak karar verilmiş olması ve davalı ... tarafından asıl dava dilekçesindeki talebe yönelik davacının olarak açıkça zamanaşımı def'inde bulunulmamış olmasına göre davalıların aşağıdaki bentlerin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalıların araç bedeline ilişkin temyiz itirazlarına gelince; dava davacıya ait araca suçta kullanıldığı iddiasıyla haksız olarak el konulması olarak gerçekleşen haksız fiilden kaynaklanmaktadır. Bu durumda el konulan aracın değerinin haksız el koyma tarihi olan 24.10.2004 tarihi itibariyle hesaplanması gerekir. Dosyadaki bilgi ve belgelerden; Çaldıran Asliye Ceza Mahkemesince, Van Gümrük Müdürlüğüne yazılan aracın davacıya iadesine dair 19.06.2019 tarihli yazı akıbetinin usulünce araştırılmadığı, aracın davacıya teslim edilip edilmediği hususunun açıklığa kavuşturulmadığı anlaşılmıştır. Aracın davacıya teslim edilip edilmediği mahkemece araştırılmak, şayet teslim edilmişse yukarıda belirtilen ilkeler dahilinde belirlenecek araç bedelinden aracın hurda bedeli düşülerek tazminata hükmedilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir. 3. Davalıların davacının kazanç kaybı talebine yönelik temyiz itirazlarına gelince; a) Davalı ... vekilinin temyizi yönünden; 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK)'nın 176 ile 182 nci maddelerinde ıslah hususu düzenlenmiştir. Anılan ayrımdaki 177 nci maddesinin üçüncü fıkrasına ıslah, sözlü veya yazılı olarak yapılabilir. Karşı taraf duruşmada hazır değilse veya ıslah talebi duruşma dışında yapılıyorsa, bu yazılı talep veya tutanak örneği, haber vermek amacıyla karşı tarafa bildirilir. Somut olayda; davacı vekili 20.09.2021 tarihli ıslah dilekçesiyle kazanç kaybına dair talebini 178.423,00 TL'ye yükseltmiştir. Dosyanın UYAP sistemi ve fiziken yapılan incelemesinden ise sadece bilirkişi raporunun davalı ... vekiline tebliğ edildiği buna karşın ıslah dilekçesinin tebliğ edilmediği anlaşılmıştır. Davacı vekilinin ıslah dilekçesi davalı ...'ye tebliğe çıkarılmamıştır. Buna göre ıslah dilekçesi tebliğ edilmeden, ıslaha karşı beyanda bulunma hakkı verilmeden Anayasa ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu ile koruma altına alınan hukuki dinlenilme ve savunma hakkı kısıtlanarak davalı aleyhine karar verilmesi doğru görülmemiştir. b) Davalı ...'nin temyizi yönünden; Davalı idarenin ıslah edilen tazminat miktarına yönelik zamanaşımı def'inin değerlendirilebilmesi için öncelikle aracın davacıya teslim edilip edilmediği, dolayısıyla haksız fiilin devam edip etmediğinin tespiti gerekmektedir. Araç ıslah tarihi itibariyle teslim edilmemişse, aracın el koyma tarihinden itibaren elde edebileceği yıllık geliri ilgili Şoförler ve Otomobilciler Odasından sorularak tespit edilmeli, giderler düşüldükten sonra net kazanç kaybı zararı hesaplanmalıdır. Şayet araç teslim edilmişse de öncelikle ceza mahkemesinin aracın davacıya iadesine dair kararının kesinleşmesinden itibaren el koyma tarihinde yürürlükte bulunan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60/1. maddesine göre öngörülen zamanaşımı süresinin fiil ve failin öğrenilmesinden itibaren 1 yıl olduğu da değerlendirilerek ıslah edilen kısım yönünden, davanın zamanaşımı nedeniyle reddi gerektiği gözetilerek talebin zamanaşımından reddi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalıların diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3/a ve b) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalılar vekillerinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalılar yararına BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davalı ...'ye iadesine, Dosyanın hükmü veren mahkemeye gönderilmesine, 29.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/1935, K. 2023/7085, T. 29.05.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-1935-e-2023-7085-k-1a0d25a1248b