Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/13278 E. 2024/5667 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/13278
Karar No
2024/5667
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/248 E., 2023/207 K. HÜKÜM/KARAR: Davanın Reddi Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 04.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı şirket vekili Avukat ... geldi. Davalılar ve adlarına gelen olmadı. Tasfiye memuru ve adına da gelen olmadı. Davacı vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 04.06.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ...'in davacı şirkete, dava konusu taşınmazda yapılan çelik yapı, büyükbaş ahır inşaatı ve lojman inşaatı işi nedeniyle 16.09.2009 tarihli sözleşme ile 450.000,00 TL borçlandığını, borcun zamanında ödenmemesi üzerine aleyhine Mersin 6. İcra Müdürlüğü'nün 2012/8488 sayılı dosyasıyla icra takibi başlatıldığını ve takibin kesinleştiğini, yapılan araştırmada davalı borçlu ...'in davacıya olan borcunun ödenmesini engellemek, yapılacak icra takibini sonuçsuz bırakmak maksadıyla borcun doğum tarihi olan 16.09.2009 tarihinden kısa bir süre sonra dava konusu taşınmazı yakın arkadaşı ve ortağı olan davalı ... ’e muvazaalı olarak devrettiğini belirterek taşınmazın devrine ilişkin yapılan bu tasarrufun iptalini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... ve ... cevap dilekçesinde; davalı ...'in mirasını kayıtsız ve şartsız olarak reddettiklerini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin diğer davalının ortağı veya yakın arkadaşı olmadığını, müvekkili ile diğer davalı ...'in yapılan pazarlıklar sonunda söz konusu taşınmazın alımı için 620.000,00 TL'ye anlaştıklarını beyanla davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 25.02.2016 tarihli ve 2014/83 Esas, 2016/106 Karar sayılı kararı ile; dava konusu taşınmazdaki davalılar arasında satışı yapılan tesisin satış tarihindeki değerleri ile, davalı ...'in dosyaya sunduğu ödeme beyan ve makbuzlarının uyumlu olması, davalı tanıklarının satış işleminin gerçek bir satış olduğunu doğrulamaları, tesisin keşifte görüldüğü üzere faal olması ve davalı ... tarafından işletilmesi, davalının davaya konu taşınmazın bankaya ipotekli olmasına rağmen krediden kaynaklı borçları ödemeye devam etmesi, davalıların ortak olduklarının soyut davacı tanık anlatımı dışında ispatlanamaması, yine davalı tanığı ...'ın beyanından anlaşıldığı üzere davalı ...'in tesisi boş vaziyette (içinde hayvan olmadan) alması, davalı ... ile davalı ...'in müdürü olduğu ... Besicilik Ltd. Şti. arasındaki dava konusu yere ait 26.10.2011 tarihli kira sözleşmesinin kısa bir süre sonra 2012 yılının Mart ayında feshedilmesi hususları birlikte değerlendirildiğinde, davalılar ... ve ... arasında yapılan satış işleminin alacaklılardan mal kaçırmak amaçlı olarak yapılmadığı, gerçek bir satış işlemi olduğu, muvazaalı olmadığı, satışa konu edilen tesisin boş vaziyetteyken satılmış olması sebebiyle ticari işletme olarak kabul edilemeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 29.04.2019 tarihli ve 2016/8467 Esas, 2019/5206 Karar sayılı ilamı ile;"...İİK’nun 282. maddesi hükmü gereğince bu tür davalarda, davalı olarak borçlu ve borçlu ile hukuki muamelede bulunan kişiler arasında mecburi dava arkadaşlığı vardır. Buna göre davalı olarak borçlu ile birlikte lehine tasarrufta bulunan üçüncü kişi ve bunlar tarafından devir halinde diğer üçüncü kişilerin yasal hasım olmaları gereği açıktır. Taraf ehliyeti dava koşullarından olup mahkemece öncelikle ve resen incelenmesi gereken hususlardandır. Somut olayda borçlu konumundaki ... davadan sonra vefatı üzerine mirasçıları davaya dahil edilmişse de; dosyaya giren Tarsus 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2013/472 Esas ve 2013/683 Karar sayılı ilamından, borçlu ... mirasçıları ... ve ...’in mirasın kayıtsız şartsız reddini talep ettikleri ve talebin kabul edilerek kesinleştiği anlaşılmaktadır. Zorunlu hasım olan borçlunun en yakın mirasçıları mirası reddettiğinden konunun miras hükümleri çerçevesinde çözümlenmesi gereklidir. Bu durumda, anılan mirasın reddi kararı kesinleştiğinden, M.K.605 ve devamı maddeleri uyarınca mahallin Sulh Hukuk Hakimine durum bildirilerek mirasın iflas kurallarına göre tasfiyesi sağlanmalı, anılan mahkemece atanacak ve yetkilendirilecek tereke temsilcisinin huzuru ile davaya devam olunmalıdır. Açıklanan nedenlerle taraf teşkili sağlanmadan kurulan hüküm isabetli görülmemiştir. Zira mirasın tasfiyesi işlemleri talebe bağlı işlemler olmayıp mirasın reddedildiğinin anlaşılması ile res'en yapılması gereken işlemlerdendir. Talep üzerine yapılabilirliği bu özelliğini ortadan kaldırmaz.(Yargıtay 2.Hukuk Dairesinin 27.1.1995 gün ve 1995/13145,1995/947;HGK'nun 29.1.1975 gün 1682-100 ve 3.7.2002 gün 15/572-577 sayılı kararları aynı doğrultudadır) Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular dikkate alınmadan yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Mahkemeye gönderilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ...'in taşınmazı satış bedelini ödediğine dair makbuzları sunmuş olduğu, yapılan ödemelerin toplamı ile bilirkişi raporunda belirlenen bedel arasında fahiş bir farkın bulunmadığı, bu haliyle toplanan deliller ışığında satışın gerçek bir satış olduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davalı tarafından ödeme belgesi olarak sunulan belgelerin gerçeği yansıtmadığını, tamamının ödeme belgesi olmadığı gibi taşınmazın gerçek değeriyle de uyuşmadığını, davalıların ortak olduklarının ispatlandığını, alacaklıları ızrar kastıyla hareket ettiklerini, dava konusu taşınmazın devralındıktan sonra davalı borçlunun müdürü olduğu şirkete göstermelik kabul edilecek bir bedelle kiraya verilmiş olmasının muvazaanın açık kanıtı olduğunu, taşınmazın ticari işletme olup, kanunen ticari işletmenin tamamı veya önemli bir kısmını devralan kişinin borçlunun ızrar kastını bildiğinin kabul edildiğini belirterek yerel mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre taraflar arasındaki uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine göre açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme Mahkemece yazılı gerekçeyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. İİK'nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği, aynı maddenin son fıkrasında ise ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar kastını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kastıyla hareket ettiğinin kabul edildiği, bu karinenin, ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğinin veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunun ispatla çürütülebileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; davalıların aynı işi yaptığı, dava konusu taşınmazın yaklaşık 5 dönüm büyüklüğünde, üzerinde çelik yapı, büyükbaş hayvan ahırı ve lojman bulunan ve daha önce davalı borçlu ...'in ortağı ve müdürü olduğu ... Besicilik Tarımsal Ürünleri Hayvancılık Gıda Ziraat İlaç San.Tic.Ltd.Şti.'nin ticari işletmesi olarak kullanılan bir işletme olduğu, daha sonra da işletmeyi devralan davalı ... tarafından işletildiği, böylelikle davaya konu tasarrufun İİK 280/3-son maddesi gereğince ticari işletme devri niteliğinde olduğu anlaşılmış olup, bu durumda mahkemece İİK 280/3-son maddesi gereğince gerekli olan şartların yerine getirilip getirilmediğinin ispatı noktasında taraflara imkan verilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi isabetli görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, Peşin alınan temyiz karar harcının istek hâlinde davacıya iadesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 04.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/13278, K. 2024/5667, T. 04.06.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-13278-e-2024-5667-k-9b0f9ce1b8b8