Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1320 E. 2024/2908 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1320
- Karar No
- 2024/2908
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/616 E., 2022/1994 K. DAVACILAR : 1-...Holding A.Ş. 2-... vekilleri Avukat ... DAVALILAR : 1-... vekili Avukat ... 2-... DAVA TARİHİ : 14.10.2014 HÜKÜM/KARAR : Karar Verilmesine Yer Olmadığı Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen ve istinaf incelemesinden geçen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairemizce Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; karar verilmesine yer olmadığına karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı ... vekili tarafından duruşma istemli temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 19.03.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte davacılar vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler. Taraflar vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 19.03.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; dava dışı Intralot SA şirketi tarafından 21.05.2009 tarihinde İstanbul 21. Asliye Ticaret Mahkemesinde açılan alacak davası neticesinde huzurdaki davanın davacıları tarafından 2.804.971,98 TL ödendiğini, İcra Müdürlüğüne ödenen bedelin 1/2'sinin davalı borçlu ...'ın sorumluluğunda olması ve ...'ın bu ödemeyi yapmaktan kaçınması üzerine İstanbul 7. İcra Müdürlüğü'nün 2014/18350 Esas sayılı dosyasından ... aleyhine icra takibi başlatıldığını, borçlu ... hakkında yapılan icra takibinin kesinleşmesini müteakip borçlunun yaşadığı tespit edilen evine 01.09.2014 tarihinde hacze gidildiğini, yapılan haciz esnasında borçlunun borcunu karşılayacak malı olmadığının tespit edildiğini, İcra Uyap Sistemi üzerinden yapılan sorgulama esnasında borçlu adına kayıtlı 34 HED 35 plakalı araç ile Muğla Bodrum Göl Mahallesi 1385 parselde bir taşınmaz tespit edilerek kayıtları üzerine haciz konulduğunu, dava konusu taşınmazın gerçek alıcısı takip borçlusu ... olmasına rağmen alacaklılardan mal kaçırmak amacıyla Nam-ı Müsteaar suretiyle gerçek alıcı gizlenerek alıcının ... gösterilmiş ve taşınmazın tapu kaydının ... adına tescil edilmiş olduğunu, tahsilde tekerrür olmamak ve icra dosya alacağını aşmamak kaydıyla Şişli İlçesi Cumhuriyet Mahallesi 994 ada 28 parsel sayılı Rixos Bomonti Residence isimli taşınmazın 70 nolu bağımsız bölümüne ilişkin 20.01.2011 tarih 1113 sayılı yevmiye ile ... adına yapılan tasarrufun İcra İflas Kanunun 283/1. Maddesi gereğince iptali ile tapu kaydının tashihine mahal olmaksızın İstanbul 7. İcra Müdürlüğünün 2014/18350 Esas sayılı dosyası üzerinden cebri icra yetkisi tanınmasına karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, dava şartının eksik olup davanın süresinde açılmadığını, dava konusu taşınmazın diğer davalı tarafından evli oldukları sırada banka kredisi ile kendisi tarafından satın alınmış olup banka borcunun da diğer davalının şahsi mal varlığından ödendiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, iptali istenen tasarruf işleminin borç doğmadan önce gerçekleştiğini, tasarrufun yapıldığı tarihte borçtan bilgisi olmayan bir kişinin alacaklıya zarar verme kastından söz edilemeyeceğini, müvekkilinin de bu konuda herhangi bir bilgisi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 15.06.2017 tarihli ve 2014/398 Esas, 2017/277 Karar sayılı kararıyla; davalıların taşınmazın satın alındığı tarihte evli olup davalı ...'ın başka bir bayanla ilişkisinin öğrenilmesi üzerine sorunlarının olduğu, diğer davalı ...'nin gerek bu durum nedeni ile kendisini güvenceye almak, gerekse aylık 30-40.000 TL civarındaki harçlığını değerlendirmek üzere dava konusu taşınmazın proje sahibi ile tanışması üzerine bu projeden peşinatsız satın aldığı, dosya içinde mevcut Yapı Kredi Bankası konut kredi sözleşmesi uyarınca ev bedeli 500.000,00 TL nin 60 ay vade 8,64 yıllık faiz ve 7.923,52 aylık ödeme şartıyla bankadan kredi ile ödendiği, davalının bu kredi borcunu ödeyecek maddi gücünün bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin 23.01.2020 tarihli ve 2017/2173 Esas, 2020/64 Karar sayılı kararıyla; davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının, HMK'nın 353/1-b/2. maddesi gereğince düzeltilerek yeniden esas hakkında karar verilmek üzere kaldırılmasına, davacı ...Ş. tarafından açılan davanın reddine, davacı ... tarafından açılan davanın HMK'nın 114/1-d maddesinde düzenlenen taraf ehliyetine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 115/2. maddesi gereğince davanın usulden reddine karar verilmiştir. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ve davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Dairemizin 25.10.2021 tarihli ve 2021/14997 Esas, 2021/7423 Karar sayılı ilamı ile; "... Somut olayda; dava dışı İntralot Sa isimli yabancı şirket tarafından, dava dışı ...Holding A.Ş. ye karşı ilama dayalı olarak, icra takibi yapılmış ve 23.06.2014 tarihinde dosya borcu 2.804.971,98 TL olarak dava dışı...y Yatırım Holding A.Ş. tarafından ödenmiştir. ...nin ortakları davacı ... ve davalı ... olup, bu miktarın yarısının rücusuna ilişkin olarak davalı ... aleyhine yürütülen icra takibinde (İstanbul 7.İcra Müdürlüğü 2014/18350) alacaklı olarak ...Holding A.Ş. ile birlikte ...’ın gösterildiği ve davalı hakkındaki takibin bu şekilde kesinleştiği anlaşıldığından Bölge Adliye Mahkemesince; davacı ... tarafından açılan davanın HMK'nın 114/1-d maddesinde düzenlenen taraf ehliyetine ilişkin dava şartı noksanlığı bulunduğundan HMK'nın 115/2. maddesi gereğince usulden reddine karar verilmesi doğru görülmemiştir. 2-Uygulamada borçlunun, gerçekte kendi adına satın almak üzere bedelini ödediği bir taşınmazı (veya bir aracı) alacaklılarından kaçırmak amacı ile yakını (eşi, oğlu vs) adına tescil ettirmiş olması halinde, tasarrufun (hukuki işlem) dışarıdan üçüncü kişiler arasında yapılmış görünmesine rağmen, gerçekte bedeli borçlunun mal varlığından çıkmış fakat karşılığı borçlunun arkasına gizlendiği kişinin mal varlığına girmiştir. Namı müstear (inançlı işlem) ile gizlenmiş muvazaalı işlemler hakkında iptal davaları açılabileceği Yargıtay uygulamaları ile kararlılık kazanmıştır. (Yargıtay HGK'nin 12.10.2001 gün ve 2001/2-515 E., 605 K sayılı; 17.Hukuk Dairesinin 20.06.2011 gün ve 2010/11090 E.-2011/6367 K. sayılı kararları). Bu tür işlemlerin İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak iptali istenilerek davacı alacaklının alacağına kavuşması sağlanır. Somut olayda İlk Derece Mahkemesince; davalıların taşınmazın satın alındığı tarihte evli olup davalı ...'ın başka bir bayanla ilişkisinin öğrenilmesi üzerine sorunlarının olduğu, diğer davalı ...'nin gerek bu durum nedeni ile kendisini güvenceye almak gerekse aylık 30-40.000TL civarındaki harçlığını değerlendirmek üzere dava konusu taşınmazın proje sahibi ile tanışması üzerine bu projeden peşinatsız satın aldığı, dosya içinde mevcut Yapı Kredi Bankası konut kredi sözleşmesi uyarınca ev bedeli 500.000TL nin 60 ay vade 8,64 yıllık faiz ve 7.923,52 aylık ödeme şartıyla bankadan kredi ile ödendiği, davalının bu kredi borcunu ödeyecek maddi gücünün bulunduğu gerekçesiyle, Bölge Adliye Mahkemesince ise; dava konusu taşınmazın 20.01.2011 tarihinde işlemleri davalı borçlu ... tarafından yapılarak, davalı ... adına çekilen kredi ile satın alındığı, davalı ...’ın çalışmadığı, ev hanımı olduğu anlaşılıyor ise de dosya kapsamına göre taşınmazı satın alacak sosyal-ekonomik gücü bulunduğu, satın alma tarihinde davalılar evli olduğundan taşınmazın satın alınması işlemlerinin davalı koca tarafından yapılmasında hayatın olağan akışına bir aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmişse de; varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Dosya kapsamına göre, davalı ... ev hanımı olup, dava konusu taşınmazın satın alınmasına ilişkin işlemlerin ve ilk peşinat ödemesinin davalı borçlu ... tarafından yapıldığı, yine taşınmazın alımı için her ne kadar davalı ... tarafından Yapı Kredi Bankası A.Ş.’den 60 ay vadeli 500.000,00 TL kredi kullanılmış ise de; bu kredi sözleşmesine davalı borçlu ...’ın da kefil olduğu anlaşılmaktadır. Ancak bu kredi sözleşmesinin aylık kredi taksitlerinin ödemelerinin kim tarafından yapıldığı araştırılmamıştır. Bu durumda; Bölge Adliye Mahkemesince bu kredi sözleşmesi taksitlerinin ödemelerinin her ay kim tarafından yapıldığının araştırılması ve namı müstear durumunun somut olayda buna göre değerlendirilerek karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir." gerekçesi ile karar bozularak dosya kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmiştir. B. Bölge Adliye Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacılar vekilinin beyanından takip konusu borcun tahsil edilmesi nedeniyle davanın konusuz kaldığı anlaşıldığından karar verilmesine yer olmadığına, davalıların taşınmazın satın alındığı tarihte evli olduğu, sonrasında boşandığı, tasarrufa konu taşınmazın satın alınması için konut kredisinin davalı ... adına kullanıldığı, cevap dilekçesinde de aynı yönde Yapı ve Kredi Bankası A.Ş.... Şubesi’nden 27.10.2010 tarihinde 500.000,00 TL ana para karşılığı 60 ay vadeli ve 623.285,78 TL geri ödemeli kredi çekilerek satın alındığı savunmasında bulunulmuş ise de Banka'dan gelen yazı cevaplarından kredi taksitlerinin bir kısmının davalı borçlu tarafından ödendiği, başka bir ifadeyle konut kredisinin tamamının davalı ... tarafından ödenmediği, davalı ...'nin çalışmadığı, kredi taksitlerini ödeyecek düzenli ve sabit bir geliri bulunmadığı, dairenin satın alınması, kiraya verilmesi vs işlemlerinin de davalı borçlu tarafından yerine getirildiği, tarafların taşınmaz satın alma tarihinde evli olmaları nedeniyle davalı 3. kişi Gamze'nin borçlunun mali durumunu ve mal kaçırma kastını bilebilecek durumda olduğu, tüm bu nedenlerle tasarrufa konu taşınmazın davalı borçlu tarafından nam-ı müstear yoluyla satın alındığı ve bu nedenle davacının davayı açmakta haklı olduğu gerekçesiyle yargılama giderleri ve vekalet ücretinden davalıların sorumlu tutulmasına karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; davacıların alacaklarını başka bir taşınmazdan tahsil imkanları bulunmaktayken eldeki davayı açarak davanın açılmasına sebebiyet verdiklerinden yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar aleyhine hükmedilmesine karar verilmesi gerektiğini, aynı tarihte ikinci bir taşınmaz için bu davanın açılmasının yersiz olduğunu, yalnızca 2011 yılında ve 2012 yılının Mart ayında ... tarafından kredi ödemesi açıklaması ile havale yapıldığını, kredi borcunun büyük kısmını teşkil eden taksitlerinin ... tarafından ödendiğini, Alphan tarafından Gamze'ye gönderilen ödemelerin de Gamze'nin evlilik birliği içindeki hakedişleri olduğunu, dava konusu taşınmazın banka kredi borçlarını ödeyebilmek için kendi şahsi mal varlığında olan takı, saat, altın, gümüş ve İzmir ili, Karşıyaka İlçesi’nde kendi adına tapuya kayıtlı evini sattığını, evli olduğu süreçte eski eşinin mali durumu sebebiyle çalışmaya ihtiyacı olmadığı gibi eski eşinden her ay yüklü miktarda harçlık aldığını, bununla dahi rahatlıkla ödeyebileceği aylık kredi taksitleri ile satın alınmış olan bu evin, diğer davalı tarafından nam-ı müstear yoluyla alındığı iddialarının gerçeği yansıtmadığını belirterek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan nam-ı müstear niteliğindeki tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davalı ... vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davalı ... vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davalı ...'dan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacılara verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ...'a yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 19.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.