Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1271 E. 2023/10052 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/1271
- Karar No
- 2023/10052
- Karar Tarihi
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/530 Esas 2016/276 Karar HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı davalılar ... ile ... tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının geçirmiş olduğu yaralanmalı ve maddi hasarlı trafik kazası nedeniyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla maddi kayıp ve manevi zarar nedeniyle ayrı ayrı olmak üzere şimdilik yaralanma için 100,00 TL maddi tazminat, araçta meydana gelen hasar için 527,00 TL maddi tazminat ve yaralanması sonucu uğramış olduğu manevi zarardan dolayı 100.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplam 100.627,00 TL'nin olay tarihinden itibaren yürütülecek faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının tazminat davası açmasına neden olan kazanın üç yıl önce meydana geldiğini, olay mahallinde yolun sağında ve solunda araçların park halinde olduğunu, davacının kendi aracını park ettiğini ve kendisinin geçtiği sırada aracın kapısını açıp inmek istediğini, bu esnada kendisinin hareket halinde olduğunu ve aracının orta kısmının davacının aracının kapısının açılması nedeniyle davacının aracına çarptığını, bu olay ile ilgili ceza mahkemesinde bir gün hapis cezası hükmedildiğini, kendisinin suçlu olmadığını, bu nedenle davanın reddini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; 13.08.2010 günü saat 18.00 sıralarında kazaya karışan aracı ... isimli şahsa haricen sattığını, bu satım işlemine ilişkin alım satım belgesi düzenlediklerini, kazaya karışan aracı kullanan diğer davalı ... isimli şahsı tanımadığını, kendisinin galericilik yaptığını, bu nedenle olayla bir ilgisinin olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; 16.08.2010 tarihinde davalılardan ...'ın kullanmakta olduğu araç ile seyir halinde iken aracına binmek üzere olan davacının aracının kapısına çarptığı ve olay nedeniyle davacının parmağının kopmuş olduğu, olay nedeniyle yapılan kovuşturma neticesinde sürücü ... hakkında Siverek Sulh Ceza Mahkemesi'nin 2011/173 Esas ve 2013/452 Karar sayılı kararı ile mahkumiyet kararı verilmiş olduğu ve bu kararın kesinleştiği, ATK Trafik İhtisas Dairesi'nin raporuna göre davacının ve davalı sürücünün ayrı ayrı yüzde 50 kusurunun bulunduğu, yine ATK'dan aldırılan rapora göre davacının %5 maluliyetinin bulunduğunun anlaşıldığı ve davacının 1,5 aya kadar iyileşebileceğinin belirtildiği, davacının maluliyetine ve davalı sürücünün yüzde 50 kusuruna göre hazırlanan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu ve bu nedenle hükme esas alınması gerektiği, poliçe tanzim tarihinin 16.08.2010 ve saat 17:02 olduğu, dosya arasına alınan soruşturma dosyasında ise kazanın bu tarihten daha evvel gerçekleştiğinin anlaşıldığı (aynı gün 15:30), bu nedenle sigorta şirketinin sorumluluğuna gidilemeyeceği kanaati ile sigorta şirketi açısından açılan maddi tazminat davasının reddine, davalılardan ...'un kaza tarihinden evvel aracı bir başka kimseye devretmiş olduğu yönündeki savunmasına ise 2918 sayılı Yasa'nın 20/1-d. maddesine göre araçların devrinin resmi yazılı şekle bağlı olması karşısında, adi yazılı şekil ile yapılan devrin üçüncü kişi konumundaki davacıya karşı ileri sürülemeyeceği kanaati ile itibar edilmemiş ve araç malikinin de sorumluluğu olduğu, davacı tarafın araçta meydana gelen hasara ilişkin maddi tazminat talebinin ise dosya arasına bu konuda herhangi bir delil ibraz edilmediğinden reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabul kısmen reddi ile; 24.819,15 TL maddi (sürekli ve geçici iş görememezlik), 5.000,00 TL manevi tazminat olmak üzere toplamda 29.819,15 TL tazminatın olay tarihi olan 16.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ile ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat konusunda fazlaya ilişkin talebinin reddine, davacının davalı ... şirketinden talep etmiş olduğu maddi tazminat isteminin kazanın poliçe aralığında gerçekleşmediği anlaşıldığından; manevi tazminat isteminin ise hem poliçenin kaza tarihini kapsamadığı, hem de manevi tazminatın 2918 sayılı Kanun'un 92/1-f maddesi gereğince teminat dışı olmasından dolayı reddine, davacının araçta meydana gelen hasar nedeniyle talep etmiş olduğu maddi tazminatın ise ispatlanamadığı gerekçesiyle reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ile ... temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalılar ... ile ... temyiz dilekçesinde; keşif yapılmadan kusur tespiti yapılmasının hatalı olduğunu, hesaplamanın hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmişlerdir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası (ZMMS) Poliçesi ile teminat altına alınan diğer davalıların maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli iş göremezlik tazminatı, hasar bedeli ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun geçici 3 üncü maddesi atfıyla uygulanmasına devam olunan 1086 sayılı HUMK'un 427 vd maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 46 ncı ve 47 nci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 266 ve devamı maddeleri gereğince, çözümü özel veya teknik bilgiyi gerektiren hâllerde bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verilir. Dosyanın incelenmesinde; kaza tespit tutanağının tutulmadığı, dosya içerisinde bulunan ve hükme esas alınan İstanbul Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporunda davacının oluşan kazada % 50 oranında, davalıya sigortalı araç sürücüsünün % 50 oranında kusurlu olduğunun tespit edildiği, sürücü ... hakkında açılan ceza dosyasında alınan kusur raporunda ise, sürücüye tali kusur verildiği, mahkemece bu raporlardan ilkine itibar olunarak hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. Yargılama makamlarınca çelişkili raporlardan birine neden itibar edildiği, diğer raporun neden tercih edilmediği gerekçelendirilmeli veya her iki rapor arasındaki çelişkiyi gideren üçüncü bir rapor alınmalıdır. Şu durumda mahkemece, dosyada mevcut her iki rapordaki tespitler de irdelenmek suretiyle kusura ilişkin çelişkiyi giderecek yeni bir rapor alınması ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik inceleme ile yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir. 2. Bozma neden ve şekline göre, davalılar vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik gerek görülmemiştir. V. KARAR Açıklanan sebeplerle; 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalıların temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalılara iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 02.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.