Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12540 E. 2024/3113 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12540
Karar No
2024/3113
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2011/749 E., 2023/920 K. DAVALILAR : 1-..., 2- ... vekilleri Avukat ... ve dğr. 3-... vekili Avukat ..., 4-..., 5-..., 6-... DAVA TARİHİ : 19.01.2011 HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasında kurum zararının ödetilmesi davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiş, mahkemece, verilen kararda direnilmiş, kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Hukuk Genel Kurulu direnme kararının Daire bozma kararına uyulmak üzere bozulmasına karar vermiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ... Teftiş Kurulu başmüfettişi tarafından İl Sağlık Müdürlüğü ihaleleri ile ilgili olarak yapılan inceleme sonucunda 16.06.2008 gün ve 77/13 sayılı tazmin raporu düzenlenmiş olduğunu, söz konusu raporda İl Sağlık Müdürlüğü ve bağlı sağlık kurum ve kuruluşlarında kullanılmak üzere "50 adet lazer yazıcı alımı" ihalesinde davalıların 4734 sayılı Kanun ve Mal Alımları İhaleleri Uygulama Yönetmeliğinin ilgili hükümlerine uygun davranmamaları nedeniyle 5.580,00 YTL kamu zararına sebebiyet verildiğinin tespit edildiğini, davacı müvekkili idare tarafından kamu zararlarının tahsiline ilişkin usul ve esaslar hakkında yönetmelik hükümleri uyarınca davalılara kamu zararının rızaen ödenmesi hususunda gerekli tebligatların yapılmış olduğunu, davalıların kendilerine verilen 30 günlük süre içerisinde rızaen ödeme yapmamış olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 5.580,00 YTL'nin 21.11.2006 tarihinden itibaren işletilecek olan yasal faizi ile birlikte davalılardan müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerin yasalar gereği tamamen idarece yapılan işlemler olduğunu, kendisinin ihaleye maliye bakanlığı personeli olarak katıldığını, idarenin yaptığı işlemlerden dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, ihale aşamasında yapılan bir usulsüzlük olmadığını, bağlı olduğu kurum ve valilikçe yapılan soruşturmada da suçsuz olduğunun belirlendiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davanın dayanağı müfettiş raporunun taraf delili olmaktan başka bir niteliği olmadığını, tazmin raporu ile zarar belirleme yöntemlerinin tamamen yanlış ve kasıtlı olup değerlendirme için alınan bazların da yetersiz olduğunu, müfettiş tarafından hatalı taleple veri toplandığından müesseselerce verilen cevapların yanlış olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; müvekkilinin işi gereği görevlendirildiği ihale komisyonundaki görev alanı ve yetki sınırlarının belli ve açık olduğunu, sadece bir komisyon üyesi olduğunu, kendisine yasanın verdiği görevin sınırlı olduğunu, ihalelerde teklifin miktar v.s.yönden tahkik ve kabulünün müvekkilinin görevi ve yetkisi dışında olduğunu, görevinin ihale dosyasının yasanın şekil şartlarına uygunluğunu sağlamak ve dosyayı tanzim etmek olduğunu, kurumun uğratıldığı iddia olunan zararın hangi esaslara, neye dayandırıldığının belli olmadığını, serbest piyasanın belirgin olmayan rakamlarından her iki uç noktada birden ziyade, çok sayıda fiyat belirlenebileceğini ve bunu net bir rakama oturtmanın mümkün olmayacağını, müvekkilinin sade bir memur olup bugüne kadar meslek hayatını düzgün yaşamış, olumsuz sicil sahibi olmamış bulunduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; belirtilen ihale ile ilgili ihale komisyonunun sağlık müdürü ... tarafından oluşturulduğunu, komisyon oluşturulduğu esnada müvekkiline sorulmadan komisyona adının yazıldığını ve komisyon üyesi olduğunun tebliğ bile edilmediğini, sözlü olarak ihale tarihinin bildirildiğini, ihale komisyonu üyelerine yazılan tebliğ yazısının müvekkili tarafından okunduğuna dair paraf bulunmadığını, ihale komisyonunda ise açık ihale usul ve gereklerine göre başvuru yapan firmaların teklifleri ve verdikleri rakamların değerlendirildiğini, müvekkili hakkında yapılan şikayetlerle ilgili olarak ...Valiliğince soruşturma yürütüldüğünü ve soruşturma izni verilmemesine karar verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... cevap dilekçesinde; yapılan işlemlerin yasalar gereği tamamen idarece yapılan işlemler olduğunu, kendisinin ihaleye maliye bakanlığı personeli olarak ihale aşamasında katıldığını, idarenin yaptığı işlemlerden dolayı sorumlu tutulmasının mümkün olmadığını, rapordan da anlaşılacağı üzere ihale aşamasında yapılan bir usulsüzlük olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. MAHKEME KARARI İlk Derece Mahkemesinin ilk kararı ile; incelenen ihale dosyaları ve tüm dosya kapsamı ve 3 kişilik bilirkişi heyetinden alınan rapor içeriğine göre davaya konu ihalede fiyat açısından kamu zararına sebebiyet verecek bir durum bulunmadığı anlaşılmakla bu nedenle tazmini gereken bir zararın olmaması nedeni ile tüm davalılar için açılan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 01.11.2010 tarih ve 2010/17857-17842 Esas ve Karar sayılı ilamıyla; Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesine göre ceza mahkemesi kararının hukuk mahkemesindeki davanın sonucuna etkili bulunduğundan bahisle, ...2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/38 Esas sayılı dosyasının sonuçlanması beklendikten sonra varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerekirken mahkemece ceza dava sonucu beklemeden karar verilmesinin doğru görülmediği gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. İkinci Bozma Kararı Mahkemece verilen 17.03.2011 tarih ve 2011/57-193 Esas ve Karar sayılı ilam ile; mahkemeinin 2008/847 Esas 2009/930 Karar ve 29.12.2009 tarihli kararında direnilmesine, davacının davasının ortada tazmin gerektirecek bir zarar olmaması sebebi ile reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 22.06.2011 tarih ve 2011/3-409/435 Esas ve Karar sayılı ilamıyla; mahkemece, bozma ilamında işaret olunduğu üzere; ...2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/38 Esas sayılı dosyasında görülmekte olan ceza davasının sonucunun beklenmesi; varılacak uygun sonuç çerçevesinde bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle Özel Daire bozma kararına uyulmak üzere kararın bozulmasına karar verilmiştir. C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; "...2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2010/38 Esas sayılı dosyasının kesinleşmesi beklenmiş, söz konusu kararda sanıkların savunmalarının aksine müsnet suçları işlediklerine dair her türlü şüpheden uzak mahkumiyetlerine yeterli kesin, inandırıcı ve somut deliller elde edilemediğinden şüpheden sanık yararlanır ilkesi doğrultusunda sanıkların kendilerine yüklenen suçları işlediklerinin sabit olmadığı sonuç ve kanaatine varılarak sanıkların CMK 223/2-e maddesine göre ayrı ayrı beraatlerine karar verildiği, kararın her sanık için 26.12.2022 tarihinde kesinleştiği, bilirkişi raporu doğrultusunda ihaleye konu yazıcı alımlarında sözleşmede ulaşım giderlerinin, montaj kurulum ve teslimatın da ihaleyi kazanan firma tarafından yapılacağı, ihalenin yalnızca yazıcı alımı ile kalmayıp bir takım ek hizmet maliyetinin olduğu, bu hususlar değerlendirildiğinde fiyatın bu yönüyle uygun olduğu, yazıcının teknik özellikleri bakımından ...'na bağlı birimlerdeki ihtiyacı karşılamaya yeterli olduğu, davaya konu ihalede fiyat açısından kamu zararına sebebiyet verecek bir durumun bulunmadığına yönelik bilirkişi raporu ile ...2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15.04.2014 tarih 2010/38 Esas ve 2014/96 Karar sayılı ilamı gözönünde bulundurulduğunda tazmini gerektirecek bir kamu zararının oluşmadığı" gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; ceza mahkemesinin beraate dair kararının taraflarınca temyiz edilmesi üzerine bir kısım davalılar yönünden “temyizde bozularak” zamanaşımı nedeniyle düşme kararı verildiğini, bu kararın şekli bir karar olduğunu, bu alacak dava dosyalarında ceza kararının karara esas alınmaması gerektiğini, mahkemece Yargıtay bozma kararından önce aldırılan bilirkişi raporunun da eksik ve hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı personelin haksız eylemleri nedeniyle oluştuğu iddia edilen kurum zararının tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci maddesi. 3. Değerlendirme Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, özellikle dosya kapsamında alınan 18.09.2009 tarihli bilirkişi raporu ile davaya konu ihalede fiyat açısından kamu zararına sebebiyet verecek bir durumun bulunmadığının tespit edilmiş olmasına ve kesinleşmesi beklenen ...2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 15.04.2014 tarih 2010/38 Esas ve 2014/96 Karar sayılı ilamı ile de davalıların beraatleri yönünde karar verilmesine göre, usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12540, K. 2024/3113, T. 27.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12540-e-2024-3113-k-c04d6eae14da