Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/1235 E. 2024/1624 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/1235
Karar No
2024/1624
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/376 E., 2022/188 K. DAVA TARİHİ : 28.04.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının desteğinin davalıya trafik sigortalı aracın sürücüsü iken dava dışı yayaya çarpması neticesinde gerçekleşen kazada öldüğünü açıklayıp fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 10.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini 134.079,45 TL'ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; 13.02.2016 tarihinde meydana gelen kazada sigortalı araç sürücüsü olan desteğin kusuru bulunduğundan talebin teminat dışında kaldığını ileri sürerek davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 11.05.2016 tarihli ve 2016/612 Esas, 2016/699 Karar sayılı kararıyla; davalı ... şirketine davaya konu zararın karşılanması amacıyla davadan önce müracaat edilmediği gerekçesiyle dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 13.12.2018 tarihli ve 2018/2840 Esas, 2018/12177 Karar sayılı ilamıyla; "Davacı vekili, müvekkilinin desteğinin gerçekleşen kazada öldüğünü açıklayıp tazminat talebinde bulunmuş, mahkemece 02.05.2016 tarihli ön tensip tutanağı ile dosyada gider avansı eksik olduğundan davacı vekili tarafından tebliğden itibaren 2 haftalık kesin süre içerisinde gider avansının tamamlanmasına karar verilmiş, 11.05.2016 tarihinde ise dava şartı yokluğundan davanın reddine karar verilmiştir. Eksik inceleme ile karar verilemez. Mahkemece 02.05.2016 tarihli ön tensip tutanağı davacıya gerekli eksiklikleri gidermesi için süre verildiği halde anılan eksiklikler tamamlanmadan ve verilen süreye uyulmadan, karar vermek için gerekli ve yeterli araştırma yapmaksızın yazılı şekilde eksik inceleme ile karar verilmesi doğru görülmemiş, bu nedenle kararın bozulmasına karar vermek gerekmiştir" gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Birinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin 14.01.2020 tarihli ve 2019/154 Esas, 2020/30 Karar sayılı kararıyla; davanın kabulü ile 134.079,45 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. C. İkinci Bozma Kararı 1.Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 11.02.2021 tarihli ve 2020/1218 Esas, 2021/1224 Karar sayılı ilamıyla; "Somut olayda, davacı vekili, desteğin idaresindeki motosikletle yayaya çarparak yapmış olduğu trafik kazasında ölmesi sonucu motosikletin zorunlu mali sorumluluk sigortacısı olan davalıdan destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmuştur. Kaza tespit tutanağında, meydana gelen kazada desteğin tali kusurlu, dava dışı yayanın asli kusurlu olduğu belirlenmiştir. Buna göre; Genel Şartların A.6. maddesi (d) bendine göre destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber, destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin teminat kapsamı dışında tutulması nedeniyle, somut olayda kusuru ile kendi ölümüne neden olan sürücü murisin kendi kusuruna isabet eden destek tazminatı sigorta teminatı kapsamında olmadığı gibi, kazaya neden olan dava dışı yayanın kusuruna denk gelen destek tazminatı da davalının sorumluluğu kapsamında değildir. Kaza tarihinde yürürlükte bulunan Karayolları Trafik Kanununda sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmayan destek tazminatı talepleri ile destekten yoksun kalan hak sahibinin, sigortalının sorumluluk riski kapsamında olmakla beraber destek şahsının kusuruna denk gelen destek tazminatı taleplerinin sigorta teminatı kapsamında olduğuna ilişkin bir düzenleme olmadığına göre, açıklanan gerekçelerle davacının, davalı ... şirketinden destek tazminatı talep etme hakkı bulunmadığından davanın reddi gerekirken yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiştir" şeklindeki gerekçeyle hükmün bozulmasına, bozma ilamının neden ve şekline göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. D. Mahkemece İkinci Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili, temyiz dilekçesinde; Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun güncel içtihatları doğrultusunda davacının 3. kişi olduğunun kabulü ile davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının desteğinin davalıya Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortalı aracın sürücüsü iken gerçekleşen 13.02.2016 tarihli kazada ölümü nedeniyle destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 53 üncü maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85,89,90,91 ve 92 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozma ilamı ile kesinleşen yönlere ilişkin yeniden temyiz incelemesinin yapılamayacak olmasına göre temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine, 15.02.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/1235, K. 2024/1624, T. 15.02.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-1235-e-2024-1624-k-a37606c82d30