Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12195 E. 2024/7994 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/12195
Karar No
2024/7994
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/888 E., 2022/1946 K. DAVA TARİHİ : 07.06.2016 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait araca 06.05.2002 tarihinde el konulduğunu, davacı hakkında Ceyhan Asliye Ceza Mahkemesince yapılan yargılama sonucu beraatine karar verildiğini, kararın taraflarca temyiz edilmeyerek kesinleştiğini, müvekkilinin aracına, sürücü belgesine ve pasaportuna haksız ve hukuka aykırı olarak el konulmasından dolayı davacının çalışamamasından dolayı uğradığı zarara karşılık 100.000,00 TL maddi ve 10.000,00 TL manevi olmak üzere toplam 110.000,00 TL tazminatın, haksız işlemin yapıldığı 06.05.2002 tarihinden itibaren yürütülecek yasal faizi ile birlikte davalı idareden tahsilini talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın süresinde açılmadığını, makul şüpheye dayanılarak araca el konulduğunu, araç ve pasaporta el konulmasının yasa gereği olduğunu ve tazminatın şartlarının oluşmadığını belirterek davanın reddini istemiştir. III.MAHKEME KARARI Mahkemenin 26.03.2019 tarihli ve 2016/512 Esas, 2019/280 Karar sayılı kararıyla, davanın kısmen kabulü ile 98.450,00 TL maddi tazminatın 10.12.2014 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı yandan alınarak davacı yana verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, manevi tazminat talebi yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz isteminde bulunmuştur. Daremizin 14.10.2019 tarihli ve 2019/2196 Esas, 2019/4569Karar sayılı ilamıyla; "... ilgili Şoförler ve Otomobilciler Odasından davaya konu kamyonetin model yılı da belirtilerek muhafaza altında kaldığı dönemdeki net geliri yıllara göre sorulmalı, şayet net gelir tam olarak belirlenemiyorsa, konusunda uzman bilirkişi tarafından dava konusu tankerin model yılı ve el koyma tarihi dikkate alınarak yaşına göre kaç yıl nakliye işini yapabileceği tespit edilerek, muhtemel gelirinden vergi, yakıt, lastik, bakım, küçük onarım ve benzeri aylık giderleri de tek tek gösterilmek suretiyle düşülerek el koyma ve iade tarihleri arasındaki gerçek kazanç kaybı her yıl için ayrı ayrı hesaplanmalıdır. Gelir kaybına yönelik hesaplama, el koyma tarihinden itibaren ileriye yönelik yapıldığı için de belirlenen aylık gelir kaybına o aydan itibaren faiz yürütülmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya uygun düşmemiş, bu durum kararın bozulmasını gerektirmiştir. ..." gerekçesiyle hükmü bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla, aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabileceği gerekçesiyle ikinci kez gerçekleştirilen ıslah işlemine itibar edilmemiş, davacı tarafından temyiz edilmemesi nedeniyle davalı yararına usuli kazanılmış hak oluşması gerekse de ıslahla arttırılan kısmın zamanaşımına uğraması nedeniyle belirlenen 98.450,00 TL maddi tazminat alacağının tahsilde tekerrür olmamak kaydıyla davalıdan tahsil edilmesi gerektiği kanaatine varıldığı gerekçesiyle maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 98.450,00 TL maddi tazminatın el koyma tarihi olan 06.05.2002 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının fazlaya ilişkin talepleri ile manevi tazminat talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; mahkemenin usuli kazanılmış hak değerlendirmesinin hatalı olduğunu, ıslah edilen kısmın da kabulüne karar verilmesi gerektiğini ve manevi tazminat talebinin de kabul edilmesi gerektiğini ileri sürerek, kararın bozulmasını talep etmiştir Davalı vekili temyiz dilekçesinde;davanın süresinde açılmadığını, zararın yüksek hesaplandığını ve vekalet ücretinin de yüksek belirlendiğini ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir. C.Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davacıya ait araçlara suçta kullanıldığı iddiasıyla el konulması ve ceza yargılaması sonucunda aracın davacıya iade edilmesine karar verilmesi nedeniyle aracın muhafaza altında kaldığı sürece oluşan ve hasar bedeli ve değer kaybının davalıdan tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanun'un 427, 428, 429 ile 439 uncu maddeleri, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun (mülga) 41 inci ve 44 üncü maddeleri, 4926 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu'nun (mülga) 20 nci maddesi. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, kararın bozmaya uygun olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Mahkemece uyulmasına karar verilen bozma ilamında açıkça gelir kaybına yönelik hesaplamada, el koyma tarihinden itibaren ileriye yönelik yapıldığı için de belirlenen aylık gelir kaybına o aydan itibaren faiz yürütülmesi gerekirken eksik inceleme ve yanılgılı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesinin usul ve yasaya uygun düşmediği belirtilmiş olmasına rağmen mahkemece uyulan bozma ilamının gereği tam olarak yerine getirilmeden hesaplanan tazminat toplamına el koyma tarihinden itibaren faiz işletilmiştir. Ayrıca, Ağır Ceza Mahkemesince verilen tazminat kararı dayanak yapılarak, davalı idare aleyhine Şanlıurfa 2. İcra Müdürlüğünün 2014/7817 sayılı dosyasında başlatılan icra takibi sonucunda davacıya ödeme yapıldığı da gözetilerek, işlemiş faiz hesabının icra dosyasında yapılan ödeme tarihine kadar yapılması ve icra dosyasında yapılan ödeme ile tahsilde tekerrür olmamak üzere hüküm kurulması gerekirken, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya uygun düşmemiş, kararın bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının BOZULMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,23.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/12195, K. 2024/7994, T. 23.09.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-12195-e-2024-7994-k-e1ac07c230c3