Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/12180 E. 2026/5978 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/12180
- Karar No
- 2026/5978
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Sulh Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/368 E., 2023/1445 K.
Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen rücuen tazminatın tahsili için başlatılan icra takibine itirazın iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesince mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı dahili davalılar ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili tarafından konut sigortası poliçesi ile sigortalanan ...'e ait Rize ili Merkez ilçede bulunan apartman dairesinde 24.05.2011 tarihinde apartman çatısından su sızması neticesinde hasar meydana geldiğini, 22.074,00 TL tazminatın sigortalıya ödendiğini, müşterek sorumlu tüm kat maliklerinden tazminatın rücuen tahsili için Pazar İcra Müdürlüğünde başlatılan takipte bir kısım kat maliki davalıların borca itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamını talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar, hasarla ilgilerinin olmadığını, borçlarının bulunmadığını savunarak davanın reddini istemişlerdir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 18.03.2014 tarihli ve 2013/295 Esas, 2014/327 Karar sayılı kararıyla; icra takibinde davalılar dışında kalan kat maliklerinin yetki itirazında bulunduğu, davacı müşterek sorumluluğa dayandığından yetkiye yapılmış itirazın tüm borçluları kapsayacağı, dava konusu takipte Rize İcra Dairelerinin yetkili bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Mahkeme kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.12.20 14... /23460-18498 sayılı kararı ile ''1)Somut olayda uyuşmazlık konut sigorta poliçesinden kaynaklanan tazminatın haksız fiile sebebiyet veren kat maliki davalılardan rücuen tahsiline ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali isteminden ibarettir. Mahkemece görev hususu re'sen gözetileceğinden, dosya içerisindeki belgelerden sigortalı ve davalıların bulunduğu binada kat mülkiyeti tesis edilmiş olduğu anlaşıldığından 634 sayılı Kat Mülkiyeti Yasasının Ek-1. maddesine göre, bu Yasanın uygulanmasından doğacak her türlü anlaşmazlığın Sulh Hukuk Mahkemelerinde çözümleneceği gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yazılı şekilde karar verilmesi doğru olmamıştır. 2) Bozma neden ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. B. İkinci Bozma Kararı Bozmaya uyan mahkemece yetkili icra dairesinde yapılmış usulüne uygun takip bulunmadığından davanın reddine karar verilmiş, karara karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 19.11.20 19... /3970-2019/10828 sayılı kararı ile ''1-Mahkemece yazılı gerekçe ile davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. İncelenen dosya kapsamına göre; eldeki dava itirazın iptali davası (İİK 67.md) olup, takipte icra dairesinin yetkisine davalı olmayan diğer takip borçlularının itiraz ettikleri, davalılar ise icra dosyasında takibe konu borca ve fer'ilerine itiraz etmiş olup, davalıların icra dairesinin yetkisine itiraz etmedikleri böylelikle haklarında takibin yetki yönünden kesinleştiği anlaşıldığından işin esasına girilip oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ve hatalı gerekçeyle, yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi bozmayı gerektirmiştir. 2-Bozma sebebi ve şekline göre davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine yer olmadığına karar vermek gerekmiştir. '' gerekçesiyle mahkeme kararı bozulmuştur. C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacı vekili müvekkili şirketçe konut sigortası ile ...'e ait Rize ili Merkez ilçesi ... Mahallesinde bulunan taşınmazın sigortalandığını, 24.05.2011 tarihinde sigortalı konutun üst katına çatıdan su sızması neticesinde hasar meydana geldiğini ve tespit edilen 22.074,00 TL bedenin ...'e ödendiğini, ancak kat maliklerinin Borçlar Kanununun ilgili hükümleri uyarınca kusursuz ve müşterek sorumluluğunun bulunduğunu ve bedelin tahsili için Pazar İcra Müdürlüğünün 2012/269 Esas sayılı dosyası ile icra takibine başlandığını, ancak davalıların haksız ve kötü niyetli olarak borca itiraz ettiklerini ileri sürerek itirazın iptali ile takibin devamına karar verilmesini talep ettiği, alınan bilirkişi raporuna göre zararın 13.527,33 TL olduğu, bilirkişinin ev eşyaları ile ilgili tespit yapmadığı ancak ekspertiz raporunda zarar gören halıların ve ahşap vestiyerin 2.025,00 TL olduğunun belirtildiği, icra inkar tazminatına karar verilebilmesi için alacağın belirli ya da belirlenebilir olması gerektiği, eldeki davada belirlenebilir olmadığından icra inkar tazminatına hükmedilmediği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile Pazar İcra Müdürlüğünün 2012/269 Esas sayılı dosyasında davalıların yapmış olduğu itirazın kısmen iptali ile takibin 15.552,33 TL yönünden devamına, bu miktar üzerinden takip tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı taraftan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Dahili davalılar ve davalı ... vekili temyiz dilekçesinde; kararda herhangi bir gerekçe sunulmadığından adil yargılanma haklarının ihlal edildiğini, su sızmasının çatı katından meydana geldiğine ilişkin dosya kapsamında herhangi bir delil bulunmamasına rağmen davalıların hasardan sorumlu tutulmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacı taraf çatı katının ortak alan olarak nitelendirilmesi ile ortak alandan sorumluluk kapsamında müvekkillerinin hasardan sorumlu olabileceğini ileri sürdüğünü, dosyaya sundukları görüntü kayıtlarında da açıkça görüleceği üzere çatı katına binada bulunan diğer sakinlerin ulaşmasının mümkün olmadığını, sigortalı ... tarafından çatı katına çıkan merdiven tadilat işlemi görerek kendi kullanımı altına alınarak müvekkillerinin kullanmasının engellendiğini, çatı katının ortak alandan çıkartılmasına sebep olan kat maliklerinin zarardan sorumlu olacağının açık olduğunu, Kat Mülkiyeti Kanununun 19. Maddesinde " Kat maliki kendi bağımsız bölümünde anayapıya zarar verecek nitelikte onarım, tesis ve değişiklik yapamaz. Tavan, taban veya duvar ile birbirine bağlantılı bulunan bağımsız bölümlerin bağlantılı yerlerinde, bu bölüm maliklerinin ortak rızası ile anayapıya zarar vermeyecek onarım, tesis ve değişiklik yapılabilir. Her kat maliki anagayrimenkule ve diğer bağımsız bölümlere, kusuru ile verdiği zarardan dolayı diğer kat maliklerine karşı sorumludur. " şeklinde belirtildiği üzere kat maliklerinin kendi kusurları ile meydana gelen zararlardan diğer malikleri sorumlu tutmasının mümkün olmadığını, dosyaya sunulan deliller değerlendirilmeden, görüntü kayıtlarının incelenerek bilirkişi raporu hazırlanması talebi gerekçe sunulmadan reddedilmesi usul ve yasaya aykırı olduğunu, yargılama giderleri, harç, vekalet ücreti, uygulanan faiz, faiz başlangıç tarihi ile faiz miktarının da hatalı belirlendiğini belirtmiştir. B.Gerekçe ve Değerlendirme 1.Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; dahili davalılar ve davalı ... vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2.Somut olayda; sigortalının bulunduğu ve davalıların malik olduğu taşınmazın kat mülkiyetine tabi olduğu, çatı katından su sızması sonucu sigortalının konutunun hasara uğradığı dosya kapsamından anlaşılmaktadır. Davacı ... oluşan hasar sonucu sigortalısına ödediği bedelin tahsili amacıyla tüm kat maliklerine karşı Pazar İcra Müdürlüğünün 2012/269 Esas sayılı dosyası kapsamında 22.074,00 TL asıl alacak ve 985,17 TL işlemiş faiz olmak üzere 23.059,17 TL alacak üzerinden takip başlatmış, eldeki davanın davalıları tarafından takibe itiraz edilmesi üzerine itirazın iptali davası açılmıştır. Dosya kapsamında mahkemece yapılan keşif sonrası düzenlenen bilirkişi raporunda; keşif sırasında mevcut dairedeki hasarlar onarıldığından zarar gören kısımların tespit edilemediği, ikamet eden kişilerin bilgisine başvurulduğu, bu beyanlara göre yapılan hesap sonucu 13.527,33 TL inşaat maliyet bedelinin olacağı, zarar gördüğü belirtilen ev eşyaları tespit edilemediğinden ve uzmanlık alanı olmadığından tespit edilemediği belirtilmiş, mahkemece raporda hesaplanan 13.527,33 TL ve ekspertiz raporunda tespit edilen zarar gören ev eşyası değeri olan 2.025,00 TL kabul edilerek takibin 15.552,33 TL yönünden devamına karar verilmiştir. Hükme esas alınan bilirkişi raporunda ekspertiz raporunun değerlendirilmediği, yine davalı tarafça ileri sürülen ve dosyaya sunulduğu belirtilen görüntülerin de incelenerek, sigortalı kat malikinin çatı katına diğer bina sakinlerinin ulaşmasını engelleyecek şekilde çatı katına çıkan merdiven tadilat işlemi görerek kendi kullanımı altına aldığı yönünden itirazının da değerlendirilmediği görüldüğünden hükme esas alınan rapor hüküm kurmaya elverişli değildir. Bu halde mahkemece üç kişilik inşaat mühendisinden oluşan heyetten ekpertsiz raporu ve davalıların yukarıda belirtilen itirazının da değerlendirildiği gerekçeli, denetime ve hüküm kurmaya elverişli rapor alınarak sonucuna göre karar verilmesi gerekmektedir. Ve yine Kat Mülkiyeti Kanununa göre, kat malikleri, anagayrimenkulün ortak yerlerine arsa payları oranında malik olurlar. Bu nedenle ortak yerden kaynaklanan zarara da arsa payları oranında katlanmakla yükümlüdürler. Diğer bir deyişle, davaya konu olay yönünden davalı kat malikleri arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmayıp davalılar ortak alandan kaynaklanan zarardan arsa payları oranında sorumludurlar. Buna göre, mahkemece yapılacak iş; tapu fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan bilirkişiden olay itibari ile arsa paylarının belirlenerek, davalılar arasında mecburi dava arkadaşlığı bulunmadığından her bir kat malikinin arsa payı oranında ayrı hüküm kurulmasından ibarettir. Yukarıda yazılı nedenlerle, mahkemece infazda tereddüt yaratacak nitelikte karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenle de bozulmasına karar vermek gerekmiştir. VI. KARAR 1. Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dahili davalılar ve davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Yukarıda (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle dahili davalılar ve davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan mahkeme kararının BOZULMASINA, Peşin alınan harcın istek halinde dahili davalılar ve davalı ...'ye iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,
18.05.2026 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.