Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11914 E. 2024/814 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11914
Karar No
2024/814
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2020/338 D. İş, 2020/338 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2020/KIT-241 TEMYİZ EDENLER : Davacı Vekili ve Davalı Vekili Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılamasında İtiraz Hakem Heyetince verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda Dairece İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasına karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davalının itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davacı vekili ve davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; kaza tarihinde geçerli trafik sigortası bulunmayan araç sürücüsünün kusurlu hareketiyle gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp belirsiz alacak davası olarak 5.001,00 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş, yargılama sırasında talebini artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davadan önce usulüne uygun başvuru şartına uyulmadığını, maluliyet raporunun bir yıl süreli verildiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini savunmuştur. III.UYUŞMAZLIK ve İTİRAZ HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetince bozma ilamından önce davanın kabulüne karar verilmiş, karara davalı vekili tarafından itiraz edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 11.02.2020 tarihli ve 2018/3538 Esas, 2020/1246 Karar sayılı kararı ile; dosyada bulunan maluliyet raporları arasında çelişki bulunduğundan çelişkilerin giderilerek kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe uygun maluliyet raporu alınması gerektiği ve hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine karar verilmesi gerektiği gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. İtiraz Hakem Heyetince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda yapılan yargılama sonunda davalının itirazlarının kısmen kabulüne, Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasına, bozma ilamından önce davacının maluliyet oranının %21.1 olarak belirlendiği ve bu oran üzerinden karar verildiği, bozma ilamından sonra alınan raporda davacının maluliyet oranının %15.2 olarak tespit ediliği, yeni maluliyet oranı üzerine yeni bir aktüer raporu alınmayarak %21.1 maluliyet oranına göre hesaplanan tazminatın %15.2 oranına revize edildiğinde davacının talep edebileceği tazminatın 78.554,15 TL olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne ve 78.554,15 TL maddi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; Yargıtay bozma ilamından sonra karar tarihine en yakın güncel veriler ile yeniden hesaplama yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; maluliyet raporları arasındaki çelişkilerin giderilmediğini, hesaplanan tazminattan müterafik kusur nedeniyle indirim yapılması gerektiğini belirterek İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını istemiştir. C. Gerekçe: 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; kaza tarihinde geçerli Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası bulunmayan aracın karıştığı trafik kazası nedeni ile bedensel zarara dayalı tazminat talebine ilişkindir. 2. Değerlendirme Bozma sonrası İtiraz Hakem Heyetince verilen kararın bozmaya uygun olmasına, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmamasına, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmamasına, karara esas alınan maluliyet raporunun kaza tarihinde yürürlükte olan mevzuat hükümlerine uygun olmasına, Yargıtay bozma ilamının davalı tarafın temyizi üzerine davalı yararına olması nedeniyle usuli kazanılmış haklar ilkesi gereğince karar tarihine yakın güncel veriler ile yeniden hesaplama yapılmamasında isabetsizlik bulunmamasına göre; temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin ve davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalı ve davacıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 22.01.2024 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) KARŞI OY Davacı sürekli maluliyetinin bulunduğu gerekçesi ile tazminat talebinde bulunmuştur. Uyuşmazlık Hakem Heyeti başvurunun kabulüne karar vermiştir. Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına davalı vekili itiraz etmesi üzerine İtiraz Hakem Heyeti itirazın reddine karar vermiştir. İtiraz Hakem Heyeti Kararını davacı ve davalı vekili temyiz etmesi üzerine Daire, haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik talebin bulunması halinde zararın kapsamını belirleme açısından maluliyetin oranı doğru şekilde tespit edilmelidir, bu nedenle kaza tarihi itibari ile yürürlükte olan yönetmelik hükümlerine uygun şekilde denetime ve hüküm kurmaya elverişli olacak şekilde davacının maluliyet derecesi ve oranının belirlenmesi amacıyla, yeni bir rapor alınıp (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre hüküm kurulması gerekirken eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir gerekçesi hükmün bozulmasına karar vermiştir. İtiraz Hakem Heyetince bozma sonrası olay tarihinde yürürlükte olan Yönetmelik hükümlerine göre maluliyet raporu almış ancak yeniden hesap raporu almadan bozmadan önce bozma konusu yapılan maluliyet raporuna göre yapılmış hesap raporunu esas alarak bozmadan sonra belirlenen maluliyet oranına tazminatı oranlayarak kendisinin belirlediği tazminatı hüküm altına almıştır. Türk Borçlar Kanunu 51 inci maddesine göre; “Hâkim, tazminatın kapsamını ve ödenme biçimini, durumun gereğini ve özellikle kusurun ağırlığını göz önüne alarak belirler.” hükmüne göre tazminatın kapsamını belirleme görevi hakime verilmiştir. Hakim haksız fiile dayalı tazminatın kapsamını belirlerken TBK’nun 55 inci maddesine göre Türk Borçlar Kanunu ve sorumluluk hukuku ilkelerine göre belirleyecektir. Bu nedenle hakim tazminatın kapsamını belirlerken Yargıtay’ın öteden beri yerleşik içtihatları doğrultusunda kaza tarihindeki yönetmeliğe uygun olarak davacının maluliyet oranını belirler rapor alması gerekir. Uyuşmazlık Hakeminin Kanun'un kendisine verdiği görevi yapmayarak olay tarihinde yürürlükte olmayan yönetmeliğe göre maluliyet oranını belirler rapor aldırması zarar gören davacının kusuru olarak kabul edilemez. Bu nedenle bozmadan sonra İtiraz Hakem Heyetinin doğru yönetmeliğe göre aldırdığı maluliyet raporuna göre belirlenen maluliyetini esas alarak usulü müktesep haklar korunarak yeniden tazminat hesabı yaptırması gerekir. Zira tazminatın hesaplanmasına etki eden unsurlardan birinin doğru uygulanmaması nedeniyle kararın bozulması durumunda tazminat hesabının davacının bilinen son gelirlerine göre yapılması Yargıtayca kabul edilmiş “Bilinen gelir varken varsayıma dayalı hesap yapılamaz.” ilkesine uygun olacaktır. Tazminat hesabı yapılırken zarar görenin tazminata esas geliri rapor tarihindeki bilinen son gelir esas alınır. Bozma kararından sonra tazminat hesabı yapılırken zarar görenin kaza tarihine göre farklı olan yeni gelirinin ne kadar olduğubilinmektedir. Bu nedenle rapor tarihinden önceki gelirler bilindiği için bilinen dönem, rapor tarihinden sonraki dönem gelirinin ne olacağı bilinmediğinden “Bilinmeyen dönem” olarak progresif rant formülü ile bilinen son gelirine göre %10 artırma ve %10 eksiltmeye göre hesaplanır. Dairenin bozma kararından sonra hakemce doğru yönetmeliğe göre maluliyeti belirledikten sonra ilk rapor tarihine göre asgari ücretteki artışı hakem bilmektedir. Bu nedenle hakem bilinen asgari ücrete göre tazminat hesabı yaptırması gerekir. Zira bilinmeyen dönem hesabı yaparken en son bilinen geliri üzerinden yapılması zorunludur. Bilinen gelir varken varsayıma dayalı bilinmeyen dönem hesabı yapılamaz. Diğer taraftan kaza tarihinde yürürlükte olan doğru yönetmeliğe göre yeniden maluliyet oranı belirlendiğine göre bu rapora göre tazminat hesabının yapılması HMK 266 ve devamı maddelerine göre uzmanlık isteyen bir husustur. Uzmanlık isteyen bir konuda hakimin/hakemin kendiliğinden oranlama yaparak tazminatı belirlemesi usul ve yasalarımıza uygun değildir. Ayrıca hakemin oranlama yaparak belirlediği tazminat hesabı hükümle birlikte taraflara tebliğ olunduğu için tarafların bu hesabı HMK 281 inci maddesine göre kendilerine tebliğ ile itiraz etmeleri için iki haftalık süre verilmediği bir başka ifade ile kanunda verilen itiraz hakkı tanınmadığı anlaşıldığından bu yönden de verilen karar usul ve yasaya uygun değildir. Tüm bu gerekçelerle kararın bozulması gerekirken Sayın Çoğunluğun onama yönündeki kararına katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11914, K. 2024/814, T. 22.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-11914-e-2024-814-k-ceaae1c13f80