Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/11171 E. 2024/9994 K. – Tazminat

Konu: Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/11171
Karar No
2024/9994
Karar Tarihi
Konu
Tazminat

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/75 E., 2023/253 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü

Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Kararın davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine yapılan inceleme sonucunda, Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.

Mahkeme kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 17.08.2010 tarihinde davalının sürücüsü olduğu aracın yaya müvekkiline kusurlu olarak çarpması sonucu müvekkilinde kemik kırığı olduğunu ve hayati tehlike oluşacak şekilde yaralandığını, %95,91 oranında malul kaldığını, aylarca tedavi görüp bakıcı yardımına muhtaç olduğunu, tedavi ve bakıcı gideri yaptığını, elem çektiğini beyanla, fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydıyla 20.000,00 TL manevi tazminat ile tedavi ve bakıcı gideri nedeniyle 1.000,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden işleyecek yasal faiziyle davalıdan tahsilini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle talebini bakıcı gideri için 69.247,53 TL, tedavi gideri için 450,00 TL olmak üzere toplam 69.697,00 TL’ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davacının kusurlu olduğunu, ceza davasında davacı asli kusurlu bulunsa da hükmün açıklanmasının geri bırakıldığını, mahkemenin ceza davasındaki kusur oranıyla bağlı olmadığını, talebin fahiş olduğunu, müvekkiline ait aracın dava dışı zorunlu trafik sigortasınca davacıya birtakım ödemeler yapıldığını, tedavi giderinin Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) tarafından karşılandığını beyanla davanın reddini savunmuştur.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemenin 30.10.2014 tarihli ve 2013/148 Esas, 2014/899 Karar sayılı kararıyla Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 04.01.2011 tarihli raporuna göre davacının %95,19 oranında sakat kaldığı, daha sonra aynı hastaneden alınan 22.04.2011 tarihli özürlü sağlık kurulu raporuna göre %73 oranında sakat kaldığı; kusur tespiti için alınan bilirkişi kurulu raporuna göre davalı sürücünün %45 oranında kusurlu bulunduğu, davacı yayanın ise karşıdan karşıya geçmek için kavşak öncesindeki yaya geçidini kullanması gerekirken kavşaktan geçmek istediği ve bu geçiş esnasında kavşakta ışıklı işaret veya yetkili kişi bulunmadığını dikkate alarak yaklaşan araçların uzaklık ve hızını göz önüne alması icap ederken bu hususa riayet etmeyerek minibüsün önüne kontrolsüz bir şekilde çıktığından %55 oranında kusurlu olduğunun belirlendiği, davacının bakım zararının 69.247,53 TL olarak hesaplandığı ve SGK tarafından karşılanmayan tedavi giderlerinin ise 450,00 TL olduğu, tarafların kazadaki kusur oranları, sosyal ve ekonomik durumları da dikkate alınarak manevi tazminat belirlendiği gerekçesiyle davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 69.247,53 TL bakım zararı, 450,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 69.697,00 TL'nin 17.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile, 10.000,00 TL nin 17.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

Bozma Kararı Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 2015/6080 Esas-2017/8191 Karar sayılı 26.09.2017 tarihli kararı ile; uzman bilirkişi raporunda belirtilen kusur oranının hükme esas alınmasında bir usulsüzlük bulunmamasına, ceza zamanaşımının dolmamış olmasına göre, davalı vekilinin yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddi ile hükme esas alınan hesap bilirkişi raporu yönünden ise davacı tarafça dosyaya sunulan Elazığ Eğitim ve Araştırma Hastanesi’nden verilme 22.4.2011 tarihli özürlü sağlık kurulu raporuna itibar edilerek, %73 daimi malul olduğundan 64 yaşındaki davacının ömür boyu bakıcı hizmetine ihtiyaç duyacağının kabulüyle bakiye ömür için bakıcı gideri hesaplandığı, kaza tarihi itibari ile Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği'nin yürürlükte olduğu özürlü sağlık kurulu raporu hüküm kurmaya ve denetime elverişli olmadığı, mahkemece davacının Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşlara muayenesi için sevki sağlanarak 17.8.2010 kaza tarihinde yürürlükte bulunan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davaya konu kazadan kaynaklanan varsa geçici ve sürekli maluliyet oranının, kaza ile illiyet bağının bulunup bulunmadığının, davacının bakıcı hizmetine ihtiyaç duyup duymayacağının, duyacaksa süresinin net olarak tespit edilerek sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.

C. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemece yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararıyla; Yargıtay bozma ilamına uyularak yapılan yargılamada bozma ilamı doğrultusunda Adli Tıp Kurulu (ATK) 3. İhtisas Dairesinden rapor alındığı, davacının sadece iyileşme sürecinde 2 aylık dönemde sürekli bakıma muhtaç olduğu, sonrasında sürekli bakıma muhtaç olmadığının belirlendiği gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile, davacının maddi tazminat talebinin kabulü ile 684,45 TL bakım zararı, 450,00 TL tedavi gideri olmak üzere toplam 1.134,45 TL'nin 17.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine, davacının manevi tazminat talebinin kısmen kabulü kısmen reddi ile, 10.000,00 TL'nin 17.08.2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkilinin kaza tarihi olan 17.08.2010 tarihininden karara kadar (güncel tarih itibari ile yaklaşık 13 yıl) geçen süre içerisinde bakıma muhtaç bir şekilde hayatını idame ettirmeye çalıştığını, bilirkişi raporunda 2 ay süreli olarak bakıcı/bakım yardım alabileceği ve bu gider için net bakım giderinin ise çok düşük olarak belirlendiğini, bu giderin de kusur oranları düşüldükten sonra geriye çok az olarak hesaplanmasının vicdanen de usul ve yasalar çerçevesinde de kabul edilebilecek bir husus olmadığını, bu çerçevede Yerel Mahkemece çelişkileri gidermek amacıyla yeniden farklı bir il ATK veya üniversite hastanesinden rapor aldırılması gerekmekteyken bunun yapılmayarak % 95,19 özürlü kalan bir kişinin bakım süresinin 2 ay olabileceğinin kabul edilmesinin hukuka ve vicdana aykırı olduğunu ileri sürerek kararın bozulmasını talep etmiştir.

C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalının maliki ve sürücüsü olduğu aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan yaya davacının uğradığı sürekli bakıcı gideri tazminatı, tedavi gideri ile manevi tazminat talebine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun geçici 3 üncü maddesinin atfıyla 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 26.09.2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 818 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 46 ncı maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddesi.

3. Değerlendirme Temyizen incelenen İlk Derece Mahkemesi kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla temyiz eden taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı, dosyada Adli Tıp Kurumu ve üniversite hastanesinden alınan iki raporda da davacının ömür boyu bakıcıya ihtiyaç duymadığının tespit edildiği anlaşılmakla; davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir

VI. KARAR Açıklanan nedenlerle davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,

Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine,

Dosyanın mahkemesine gönderilmesine,22.10.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/11171, K. 2024/9994, T. 22.10.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-11171-e-2024-9994-k-7d1deaa4815e