Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10965 E. 2024/294 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10965
Karar No
2024/294
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2916/644 Esas 2017/429 Karar DAVALILAR : 1. ... vekili Avukat ... 2. ... İnşaat Taahhüt Ticaret Sanayi Limited Şirketi vekili Avukat ... BİRLEŞEN 2012/132 ESAS SAYILI DOSYA VEKİLİ : Avukat ... DAVA TARİHİ : 31.04.2004-11.04.2012 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul Taraflar arasında İlk Derece Mahkemesinde görülen haksız eyleme dayalı maddi ve manevi tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece kararın bozulmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; asıl davanın kısmen kabulüne, birleşen davanın zamanaşımı nedeniyle usulden reddine karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesi kararı temlik alan davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar ... ve ... vekili asıl dava dilekçesinde; davalıların işleteni ve sürücüsü olduğu aracın 15.04.2004 tarihinde karıştığı tek taraflı kazada yolcu olan davacı ...'ın yaralandığını ve % 100 maluliyetinin oluştuğunu, diğer davacı ...'ün davacı ...'ın annesi olup olaydan dolayı manevi zarar gördüğünü, davalıların zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olduklarını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere davacı ... yönünden iş gücü kaybı ve sürekli bakıcı giderine ilişkin 200.000,00 TL maddi tazminat ve 350.000,00 TL manevi tazminat ile davacı ... yönünden 150.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili isteminde bulunmuştur. Davacı temlik alan ... vekili birleşen dava dilekçesinde; davalının kazaya karışan aracın distribitörü olduğunu, kazada ön yolcu hava yastıklarının açılmaması nedeniyle zararın arttığını ve davalının sorumlu olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak üzere 86.169,00 TL maddi tazminat ile 120.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalıdan tahsili isteminde bulunmuştur. II. CEVAP Davalılar ... ve ... İnşaat Taahhüt Ticaret Sanayi Limited Şirketi vekili asıl dava cevap dilekçesinde; davacı ...'ın maluliyetine ilişkin Adli Tıp Kurumu'ndan rapor alınması ve tazminatın net asgari ücret üzerinden hesaplanması gerektiğini, davacı hatır yolcusu olduğu için hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, talep edilen manevi tazminat miktarının fahiş olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili birleşen dava cevap dilekçesinde; davanın esası incelenmeksizin zamanaşımı nedeniyle reddedilmesi gerektiğini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 19.03.2008 tarihli 2005/5 Esas 2008/94 sayılı kararı ile; sürekli iş göremezlik tazminatına ilişkin alınan bilirkişi raporunun gerekçeli ve denetime uygun olduğu gerekçesi ile 13.11.2007 havale tarihli bilirkişi raporunda hesap edilen tazminattan %50 hatır indirimi yapılarak (asıl) davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 49.135,00 TL maddi tazminat ile 20.000,00 TL manevi tazminat ve davacı ... için 5.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber davalılar ... ve ... İnşaat Taahhüt Ticaret Sanayi Limited Şirketi'nden müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Birinci Bozma Kararı İlk Derece Mahkemesi kararına karşı davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. Yargıtay 4. Hukuk Dairesi'nin 06.08.2009 tarihli 2008/12391 Esas 2009/7662 sayılı kararı ile "... Davacı ..., dava konusu trafik kazası sonucu dosyada bulunan 20.9.2004 tarihli ...Devlet Hastanesi Sağlık Kurulu Raporuna göre çalışma gücünü %100 oranında kaybetmiştir. Rapor içeriğine göre davacının hareket edebilme, günlük kişisel ihtiyaçlarını karşılayabilme gibi yaşamsal yeteneklerini kaybetmiş olduğu anlaşılmaktadır. Raporda başkasının yardımı olmadan hayatını sürdüremeyeceği yönünde bir açıklama yoksa da bu durumdaki bir kişinin başkasının yardımı olmadan yaşamını sürdüremeyeceği açıktır. O halde davacının dava konusu haksız eylem nedeniyle uğradığı zararın kapsamına bakıcı gideri de dahil edilmelidir. Yerel mahkemece bu yön gözetilmeden, istekte bulunulmasına rağmen bakıcı giderleri dahil edilmeden hesaplanmış tazminat raporu karar esas alınmak suretiyle eksik tazminata karar verilmiş olması usul ve yasaya uygun düşmediğinden kararın bozulması gerekmiştir... Davaya konu olayda dava konusu olayın oluş biçimine, davalı sürücünün ağır kusurlu bulunmasına, davacının yaralanmasının derecesine ve tarafların sosyo-ekonomik durumlarına göre takdir edilen manevi tazminat miktarı azdır... olayın özellikleri gözetilerek davacı ... yararına daha üst düzeyde manevi tazminat takdir edilmesi gerektiğinden karar bu nedenle de bozulmalıdır." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. B. Ikinci Bozma ve Karar Düzeltme Talebinin Kabulü Kararı Bozmaya uyan mahkemenin 21.11.2012 tarihli ve 2009/356 Esas 2012/539 sayılı kararıyla; dava konusu alacağın davacı ... tarafından temlik alındığı anlaşılmakla davacı ...'ın davacı kaydının silinmesine, bakıcı gideri yönünden alınan 25.10.2021 havale tarihli bilirkişi raporu hükme esas alınarak davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 86.169,00 TL maddi tazminat ile 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber asıl ve birleşen dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı temlik alan ...'a verilmesine karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 29.09.2015 tarihli 2014/20989 Esas 2015/9857 Karar sayılı ilamı ile "...6100 sayılı HMK.'nun 166 ve devamı maddeleri uyarınca, davaların birleştirilmesine karar verilmesi halinde sadece bunların yargılaması birlikte yütürülmekte olup, her dava bağımsız karakterini korumaktadır. Bu durumda her dava için ayrı ayrı hüküm kurulmalı yargılama giderleri ve vekalet ücreti v.s. her dava için ayrı ayrı belirlenmelidir. Somut olayda, asıl ve birleşen davalar için sanki tek bir dava imiş gibi düşünülerek hüküm kurulmuş, ayrı ayrı hüküm kurulmamış, yargılama gideri ve vekalet ücretleri hususunda da tek bir dava gibi hüküm oluşturulmuştur. Bu durumda mahkemece, asıl ve birleşen davalar için ayrı ayrı hüküm kurulması, vekalet ücreti v.s.'nin asıl ve birleşen davalar yönünden ayrı ayrı belirlenip hüküm altına alınması gerekirken, yazılı olduğu gibi tek bir dava varmış gibi hüküm kurulması doğru görülmemiş ve bozma nedeni yapılmıştır. Mahkemenin tarafların her talebi ve itirazı hakkında olumlu veya olumsuz bir karar vermesi gerekir...Davalı Borusan Oto Servis ve Ticaret AŞ. vekili süresi içinde verdiği cevap dilekçesinde zamanaşımı def'i ileri sürmüş, mahkemece zamanaşımı def'ii yönünden olumlu veya olumsuz hiç karar verilmemiştir. Zamanaşımı itirazı hakkında inceleme yapılıp karar verildikten sonra işin esasına girilmesi, öncelikle bu hususların sonuca bağlanması gerekir.Bu durumda mahkemece, davalı tarafın cevap dilekçesinde süresi içinde bildirdiği zamanaşımı defi hakkında inceleme yapılarak olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu biçimde bu hususlar incelenip sonuçlandırılmadan işin esasına girilerek hüküm kurulması doğru görülmemiştir...Bozma neden ve şekline göre, davacı vekili ile davalı Borusan Oto Servis ve Ticaret AŞ. vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine gerek görülmemiştir." gerekçesi ile hükmün bozulmasına karar verilmiştir. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 29.09.2015 tarihli 2014/20989 Esas 2015/9857 Karar sayılı ilamına karşı süresi içinde davacı ... vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 11.06.2015 tarihli 2016/5187 Esas 2016/5772 Karar sayılı ilamı ile; "... Somut olayda, birleşen davalı Borusan Oto Servis ve Tic A.Ş. vekili tarafından süresinde zamanaşımı definde bulunulmuş, mahkemece kararın gerekçe bölümünün sondan bir önceki paragrafının son cümlesi olarak, davada ceza zamanaşımı süresi uygulanacağından zamanaşımı ilk itirazının reddine karar verildiği belirtilmiştir. Kazada sadece yolcu konumunda olan davacı (temlik eden) Figen Demir yaralanmış olup başakaca ölen ya da yaralanan kimse yoktur. Kaza 765 sayılı eski TCK zamanında 15.4.2004 günü meydana gelmiş olup TCK 459/2 ve 102 maddelerine göre zamanaşımı süresi 5 yıldır. Birleşen dava 11.04.2012 tarihinde açılmış olup birleşen dava zamanaşımına uğramıştır. Ancak Dairemizin 29.09.2015 gün ve 2014/20989-2015/9857 karar sayılı bozma ilamının 2 nolu paragrafında mahkemece, birleşen davalı Borusan Oto Servis ve Tic A.Ş. vekilinin süresinde yaptığı zamanaşımı defi hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verilmediği, zamanaşımı ilk itirazı hususunda olumlu ya da olumsuz bir karar verildikten sonra işin esasına girilerek karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle karar bozulmuştur. Açıklandığı üzere Dairemizin bozma ilamının 2 nolu paragrafındaki bozma gerekçesi hatalı olmuştur. Birleşen dava zamanaşımına uğramış olup, birleşen davanın zamanaşımına uğradığından zamanaşımı nedeniyle reddine karar vermek gerekirken yazılı gerekçe ile bozulmasının doğru olmadığı tespit edilmiş olup, Dairemizin 29.09.2015 gün ve 2014/20989-2015/9857 bozma kararının 2 nolu bozma gerekçesi kaldırılarak 2 nolu bozma gerekçesinin açıklandığı şekilde değiştirilmesine karar vermek gerekmiştir." gerekçesi ile karar düzeltme talebinin kabulü ile hükmün değişik gerekçe ile bozulmasına karar verilmiştir. C. İlk Derece Mahkemesince Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile asıl davada, temlik eden yolcu ...'ın 15.04.2004 tarihinde gerçekleşen tek taraflı kazada yaralandığı, %100 maluliyeti oluştuğu, sürücü ve işleten olan davalıların zarardan sorumlu oldukları gerekçesi ile asıl davanın kısmen kabulü ile 86.169,00 TL maddi tazminat ile 60.000,00 TL manevi tazminatın olay tarihinden yasal faizi ile beraber asıl dosya davalılarından müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı temlik alan ...'a verilmesine; birleşen davanın zamanaşımına uğraması nedeniyle reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı (temlik alan) vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı (temlik alan) vekili temyiz dilekçesinde; asıl davada bakıcı gideri ve sürekli iş göremezlik tazminatının eksik hesaplandığını, bilirkişi raporuna itirazlarının değerlendirilmediğini, olayın oluş şekli, davalı tarafın kusur oranına göre hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğunu, birleşen davada zamanaşımını kesen sebeplerin değerlendirilmediğini, birleşen davanın zamanaşımı süresi içinde açıldığını, verilen kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu belirtmiştir. C. Gerekçe 1.Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalıların işleteni, sürücüsü ve distribitörü olduğu aracın karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp %100 malul kalan davacı yolcunun ve annesinin uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik tazminatı, sürekli bakıcı gideri ve manevi tazminat talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, olay tarihinde yürürlükte olan 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 41 inci, 46 ncı ve 47 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Dava konusu kazada yaralanan ... tarafından yaralanmaya bağlı maddi ve manevi tazminat ile annesi ... yönünden manevi tazminat talebi ile eldeki asıl davanın açıldığı, davacı ... yönünden kurulan 2005/5 Esas 2008/94 sayılı ilk hükmün Dairenin 06.08.2009 tarihli 2008/12391 Esas 2009/7662 Karar sayılı bozma ilamının dışında kalarak kesinleştiği, bu ilamdan sonra dava konusu alacağın 200.000,00 TL'sinin kazada yaralanan ... tarafından davacı ... Yılmaz'a 16.05.2011 tarihinde temlik edildiği, temlik sonrası yapılan yargılamada, mahkemenin 06.08.2009 tarihli 2009/356 Esas 2012/539 sayılı kararı ile hükmün davacı temlik alan ... hakkında tesis edildiği ve Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 11.06.2015 tarihli 2016/5187 Esas 2016/5772 Karar sayılı ilamı ile temlik alan ...'ın karar düzeltme dilekçesinin kabulü ile mahkemenin 21.11.2012 tarihli ve 2009/356 Esas 2012/539 sayılı kararının bozulmasına karar verildiği, bu anlamda ... ve Figen Yılmaz yönünden verilen kararların bozma kapsamları dışında kalarak kesinleştiği anlaşılmakla infazda tereddüt yaratacak şekilde gerekçeli karar başlığında ... ve Figen Yılmaz'ın da gösterilmesi mahallinde düzeltilebilir maddi hata olarak değerlendirilmiş ve bozma nedeni yapılmamıştır. Temyiz olunan nihai kararların bozulması 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen kararın bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; davacı (temlik alan) vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı (temlik alan) vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İlk Derece Mahkemesi kararının ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 11.01.2024 tarihinde Üye ...'ın karşı oyu ve oy çokluğuyla karar verildi. (Karşı Oy) 427,60 TL 0.H. 59,30 TL P.H. 368,30 TL Kalan KARŞI OY Yargılama sırasında davacı ... dava konusunu ... devir etmiştir. Davanın konusunun davacı tarafından devir edilmesi HMK 125/2 maddesinde düzenlenmiş olup davacının dava konusunu devir etmesi durumunda artık davaya devir alan kişi ile devam edilmeli ve bu kişi adına hüküm kurulması gerekir. Mahkemenin temyize konu kararı incelendiğinde davacı olarak ...’ın da devir alan ... ile birlikte yer aldığı ayrıca ilk bozma kararında mahkemece verilen ilk karar davacı ... yönünden bir bozma yapılmayarak bu kişi yönünden ilk mahkeme kararının kesinleşmesine rağmen bu kişininde davacı olarak karar başlığından yer aldığı ve mahkemece sadece ... lehine hüküm kurması gerekirken davalılardan alınarak davacı yana şeklinde hüküm ile davacı olarak kararda yer almaması gereken ... ve ... yönünden de tereddütlere yol açacak şekilde hüküm kurulduğu Sayın Çoğunluk tarafından bu hatalı karar onandığı için mahkemenin yeni bir karar vererek bu hatanın düzeltilmesi imkanıda olmadığına göre sadece davacı ve dava konusunu devir alan ... yönünden hüküm kurulması gerektiği şeklinde bozma kararı vermek gerekirken onama yönünde karar veren Sayın Çoğunluğun görüşüne katılmıyorum.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10965, K. 2024/294, T. 11.01.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10965-e-2024-294-k-b48b37f84489