Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10814 E. 2023/13490 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2023/10814
Karar No
2023/13490
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/497 D.İş - 2021/502 HÜKÜM/KARAR : Davalının itirazının reddine Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Dava dilekçesinde; yaya olan müvekkiline davalıya trafik sigortalı aracın çarpması neticesinde %10 oranında malul kaldığını, belirsiz alacak davası olarak ikame ettikleri başvuruda şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 100,00 TL tedavi gideri ve rapor için ödenen 1.300,00 TL olmak üzere toplam 1.600,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan talep etmiştir. Davacı geçici iş göremezlik tazminatını 10.436,45 TL, sürekli iş göremezlik talebini 58.333,38 TL olarak artırmıştır. II. CEVAP Cevap dilekçesinde; başvuru şartının yerine getirilmediğini, usulden red kararı verilmesini talep ettiklerini, davacının kalıcı maluliyetinin tespiti gerektiğini, maluliyet raporunu kabul etmediklerini, hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin esas alınmasını, bakıcı ücreti ve geçici iş göremezlik tazminatının teminat kapsamında olmadığını, rapor ücretinden sorumlu olmadıklarını, uzlaşma olup olmadığının araştırılmasını talep ettiklerini, yönetmelik gereği hükmedilen vekalet ücretinin beşte biri oranında olması gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyadaki kaza tespit tutanağı, ifadeler, ceza mahkemesi kararı ve karara gerekçe yapılan rapora göre davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğunun kabul edildiği, tekrar kusur raporu alınmasına gerek görülmediği, davacı vekili her ne kadar 1.300,00 TL rapor ücreti, 100,00 TL tedavi gideri talep etmiş ise de bu taleplere yönelik delil sunmadığı bu nedenle bu taleplerin reddine karar verildiği, dosyaya alınan hesap raporu ile TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın kabulü ile 58.333,00 TL kalıcı maluliyet tazminatı, 10.436,00 TL geçici iş göremezlik tazminatının belirlendiği gerekçesi ile talebin kısmen kabulüne, 58.333,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 10.436,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 68.769,00 TL tazminatın 13.11.2020 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili; hesaplama yönteminin hatalı olduğunu, kusur araştırması yapılması gerektiğini, vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiği gerekçeleri ile karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; ceza mahkemesinde temin edilen kusur raporunun yeterli görülerek verilen kararın yerinde olduğu, davalı şirketin geçici iş göremezlik tazminatından sorumlu olduğu, Yargıtay içtihatları ile hesaplamada TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yönteminin kullanılması gerektiği, 5684 sayılı Kanun'un 30/17 nci maddesi ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi mucibince başvuran lehine tam ve nisbi vekalet ücreti takdirinin hukuka uygun olduğu gerekçesi ile davalının itirazının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürdüğü nedenlerle kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın, davacı yayaya 25.11.2018 tarihinde çarpması sonucu davacının yaralanması nedeniyle uğradığı zarar nedeniyle sürekli iş göremezlik, geçici iş göremezlik tazminatı, tedavi gideri ile rapor ücreti talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi ve Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; tazminat hesabının usul ve yasaya uygun olduğunun anlaşılmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarına gelince; Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 25.11.2018 tarihinde meydana gelmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacı tarafından kararın temyiz edilmediği göz önüne alındığında davalının usuli kazanılmış hakları gözetilerek davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak ve yukarıda açıklandığı şekilde yetkili sağlık kurulundan rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. Karara esas alınan hesap raporunda davalıya sigortalı araç sürücüsünün %100 oranında kusurlu olduğu gerekçesi ile hesaplama yapılmıştır. Ancak Savcılık tarafından alınan kusur raporunda davacının yayalar için düzenlenen Karayolları Trafik Kanunu'nun 68 inci maddesinde belirtilen kurallara uymadığından kazada asli kusurlu olduğu, davalıya sigortalı araç sürücünün ise sola dönüş kurallarını düzenleyen 2918 sayılı yasanın 53 üncü maddesine aykırı davranması nedeni ile ikinci dereceden tali kusurlu olduğu belirtilmiş, taksirle bir kişinin yaralanması nedeni ile açılan dava neticesinde ceza mahkemesince sanığın kazada tali kusurlu olması nedeni ile hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiştir. Savcılık tarafından alınmış kusur raporu dikkate alınarak hesaplama yapılması gerekirken davalının tam ve asli kusurlu olduğu gerekçesi ile tazminat hesaplaması yapılması hatalı olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. 4. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekâlet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2), (3) ve (4) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemesine gönderilmesine, 13.12.2023 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2023/10814, K. 2023/13490, T. 13.12.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2023-10814-e-2023-13490-k-6e73014c0d3b