Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10700 E. 2024/10439 K.
Konu: Tasarrufun İptali
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10700
- Karar No
- 2024/10439
- Karar Tarihi
- Konu
- Tasarrufun İptali
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2023/68 E., 2023/116 K. HÜKÜM/KARAR : Red Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, mahkemece davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ..., , ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairenin 28.09.2021 tarihli ve 2021/1922 Esas, 2021/5630 Karar sayılı ilamıyla bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın reddine karar verilmiştir. Mahkemenin kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... aleyhine icra takibi yaptıklarını, borcu karşılayacak malı bulunamadığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 19.08.2008 tarihinde davalılar ... ve ...’a devrettiğini, onlarında 21.10.2008 tarihinde davalı ...’e devrettiğini onunda 16.04.2010 tarihinde davalılar ... ve ...’e devrettiklerini belirterek, bu tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekilleri haksız açılan davanın reddini savunmuştur. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 22.03.2016 tarihli ve 2014/94 Esas, 2016/181 Karar sayılı kararıyla; en son paylar elinde bulunan ... ve ...'un borçlu ...'in kardeşi oldukları, taşınmazlardaki hisselerin devir tarihlerinin birbirine çok yakın olması, devir tarihlerindeki tapudaki devir bedellerinin gerçek bedellerinden çok düşük olması ve en son pay sahiplerinin asıl borçlu ile kardeş olmaları dikkate alınarak taraflar arasındaki işlemlerin davacının alacağına engel olmak kastı ile yapıldığı sonucuna varıldığı gerekçesi ile 37 ada 30 parselde kayıtlı 1 ve 6 nolu bağımsız bölümler yönünden davanın kabulüne; 257 ada 717 parsel sayılı taşınmaz yönünden ise borçlu ... tarafından yapılmış bir devir işlemi bulunmadığından bu taşınmaz yönünden davanın reddine karar verilmiştir. IV. TEMYİZ Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ..., , ... ve ... vekili temyiz başvurusunda bulunmuştur. V. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı Dairenin 28.09.2021 tarihli ve 2014/21062 Esas, 2017/486 Karar sayılı ilâmı ile; iptali istenilen ilk tasarrufun 19.06.2008 tarihinde gerçekleştiği davanın ise 12.02.2015 tarihinde açıldığı, 5 yıllık hakdüşürücü sürenin geçtiği, bu halde mahkemece davanın hakdüşürücü süreden reddine karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olduğu gerekçesi ile kararın bozulmasına karar verilmiştir. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile anılan dairenin bozma ilâmına uyularak yapılan yargılama sonunda; bozma gerekçe gibi davanın hakdüşürücü süreden reddine karar verilmiştir. VI. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu ileri sürerek mahkeme kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dosya içeriğine, bozmanın mahiyeti ve kapsamına göre uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunun'un 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesinin hukukça mümkün olmadığı, davacı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VII. KARAR Açıklanan sebeple; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,05.11.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.