Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10383 E. 2025/1692 K. – Trafik Kazasınd
Konu: Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10383
- Karar No
- 2025/1692
- Karar Tarihi
- Konu
- Trafik Kazasından Kaynaklanan Maddi Tazminat
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2022/459 E., 2022/983 K.
Taraflar arasındaki trafik kazasından kaynaklanan maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından kararın kaldırılmasına karar verilmiş; mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiş davalı vekilince karara karşı temyiz yoluna başvurulmuştur. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulması üzerine Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verilmiştir. Karar taraf vekillerince temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; 08.11.2015 tarihinde müvekkillerinin desteği olan ... ...'ın davalıya zorunlu mali sorumluluk sigortalı araçta yolcu iken gerçekleşen tek taraflı kazada vefatı neticesinde davacıların desteğinden yoksun kaldıklarını belirterek 1.000,00 TL destek tazminatı ile 1000,00 TL cenaze ve defin gideri talep etmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davanın hukuka aykırı ve haksız olduğunu, kusur durumunun araştırılmasının gerektiğini, kaza tespit tutanağına göre müvekkilinin kusurlu olduğunun belirtilmesinin hukuka aykırı olduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 2015/5 13... /72 Karar sayılı ilamı ile davanın kabulü ile ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 09.12.2015'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 74.126,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ıslah tarihi olan 31.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, davacı ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 09.12.2015'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 26.925,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ıslah tarihi olan 31.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 1.000,00 TL cenaze ve defin giderlerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir.
IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesince kazaya karışan aracın karayolu taşımacılık sigortasının bulunup bulunmadığının ve hatır taşımacılığının şartlarının bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. İlk Derece Mahkemesince kaldırma kararı sonrasında yapılan yargılamada aracın zorunlu karayolu taşımacılık mali sorumluluk sigortasının bulunmadığı ve müteveffanın köy düğününe gitmek amacıyla araçta yolcu olarak bulunduğu, işleten ve sürücünün müteveffa ile akraba oldukları ve geleneklere göre karşılıksız taşındığı gerekçesiyle tazminattan %20 hatır indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne, ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 09.12.2015'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 59.200,80 TL destekten yoksun kalma tazminatının ıslah tarihi olan 31.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 14.925,20 TL talebin reddine, ... için 500,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının dava tarihi olan 09.12.2015'ten itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, 21.440,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının ıslah tarihi olan 31.10.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 5.485,00 TL talebin reddine, 1.000,00 TL cenaze ve defin giderlerinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. Karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, Bölge Adliye Mahkemesinin 28.02.2019 tarih ve E:2019/199, K:2019/302 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesinin kararına karşı davalı vekili tarafından temyiz başvurusunda bulunulması üzerine; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 15.02.2021 tarihli E:2019/2305, K:2021/1330 sayılı ilamı ile; 2019 yılı için 58.800,00 TL olduğu ve ... için 21.940,00 TL tazminata hükmedildiği gerekçesiyle davalı vekilinin temyiz dilekçesinin hükmün ... lehine hükmedilen tazminat miktarının kesin olması nedeni ile reddine karar verilmiş, ... yönünden temyiz itirazlarının incelenmesinde; diğer temyiz itirazlarının reddine, tazminat hesaplaması yönünden ise PMF 1931 Yaşam Tablosu yerine ülkemize özgü ve güncel verileri içeren TRH 2010 Yaşam Tablosunun bakiye ömrün belirlenmesinde nazara alınması kabul edildiğinden tazminat hesabı yapılması ilkelerini de gözeten, ayrıntılı, gerekçeli, denetime elverişli bir rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Bozma üzerine yapılan yargılama neticesinde alınan 09.09.2022 tarihli ek bilirkişi raporunda; TRH 2010 Yaşam Tablosuna göre net asgari ücret üzerinden aktif ve pasif dönemler ayrıştırılarak yapılan hesaplamada; davacı eş ...'ın hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının 193.333,33 TL olduğu, davacı çocuk ...'ın hesaplanan destekten yoksun kalma tazminatının 96.666,67 TL olduğu, buna göre davacıların toplam destekten yoksun kalma tazminatının 290.000,00 TL olarak hesaplandığı, davacı vekilinin 30.10.2022 tarihli beyan dilekçesi ile davacı ... yönünden davasını 193.333,33 TL olarak arttırdığı ancak davalı vekilinin bu arttırıma itiraz ettiği ve aynı davada tarafların ancak bir kez ıslah yoluna başvurabilecekleri gerekçesiyle davacının 30.10.2022 tarihli ıslah talebinin dikkate alınamayacağı gerekçesiyle davanın kabulü ile; ... için 102.061,00 TL'nin 500,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan meblağın ıslah tarihinden; Muvet için 27.425,00 TL tazminatın 500,00 TL'sinin dava tarihinden, kalan meblağın ıslah tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine, cenaze ve defin gideri olarak 1.000.00 TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacılara ödenmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri 1.Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; 30.10.2022 tarihli bedel arttırım dilekçelerinin ikinci ıslah dilekçesi olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirtmiştir. 2.Davalı vekili temyiz dilekçesinde; davacılar vekilinin ilk karara karşı kanun yoluna başvurmadığı için ilk kararın kesinleştiğini bu nedenle de güncel asgari ücret üzerinden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, kazaya karışan aracın zorunlu taşıma sigortası olmadığından ...'nın sorumlu olduğunu, davacı ...'in 42 yaşında olduğunu bu nedenle de destek tazminatı almasının hukuka aykırı olduğunu, PMF Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplama esas alınarak karar verilmesinin hatalı olduğunu, ikinci kez ıslah yapılmasının hatalı olduğunu, desteğin emniyet kemeri takıp takmadığının araştırılması gerektiğini, hatır taşımasının şartları bulunduğundan belirlenen tazminat miktarından hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini ve kararın gerekçesiz olduğunu belirtmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin yakınlarının destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 1. Davacı Müvret ile davalı vekilinin bu davacıya yönelik temyiz itirazının incelenmesinde; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 15.02.2021 tarihli, E:2019/2305-K:2021/1330 sayılı ilamı ile anılan davacı yönünden verilen tazminat hükmünün kesin olması ve bu davacı yönünden verilen hükmün bozmanın kapsamı dışında kalmış olması nedeniyle davacı ... yönünden verilen hükmün kesinleşmiş olması nedeniyle anılan davacı yönünden "yeniden karar verilmesine yer olmadığına" şeklinde hüküm kurulması gerekirken yeniden hüküm tesisi usul ve yasaya aykırı olmuştur. 2.a.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı ... vekilinin tüm ve davalı vekilinin davacı ...'e yönelik aşağıda yer alan bentlerin kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b.Davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının incelenmesine gelince; Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesi'nin 15.02.2021 tarihli, E:2019/2305-K:2021/1330 sayılı ilamı ile; davacı ... bakımından diğer temyiz itirazlarının reddine, hesaplama yönetiminin ise TRH 2010 Yaşam Tablosu ile bakiye ömür hesabı yapılması gerektiğinden bahisle kararın bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece, bozmaya uyularak alınan 09.09.2022 tarihli ek hesap raporuna göre karar verildiği belirtilmiş ise de yapılan incelemede öncelikle bozma sonrası alınan ek hesap raporunda belirtilen tazminat miktarlarının kararda hükmedilen miktarlar ile uyuşmadığı, hükmedilen tazminat miktarlarının mahkemece ilk verilen kararda hükme esas alınan 20.06.2016 tarihli hesap raporu olduğu ayrıca buradaki tazminat miktarları da hükme esas alınırken ... yönünden yapılan hesaplamaya ... yönünden hesaplanan miktar da dahil edilmek suretiyle belirlendiği anlaşılmış olup kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. c. 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu’nun 87 nci maddesinin birinci fıkrası yollamasıyla 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun (TBK) 51 inci maddesi uyarınca hatır için karşılıksız yolcu taşıma veya aracı kullandırmada genel hükümlere göre tazminattan uygun bir indirim yapılması, doktrinde ve Yargıtay içtihatlarında benimsenmiş ve yerleşmiştir. Hatır için yolcu taşıma veya aracı kullandırmadan söz edebilmek için, ölen veya yaralananın bir menfaat karşılığı olmaksızın taşınması veya aracın kullanılması, diğer bir deyişle taşıma veya kullanmada ölen veya yaralananın menfaatinin bulunması gerekir. Bu nedenle taşıma veya kullanmada işletenin veya eylemlerinden sorumlu olduğu kişilerin bir menfaatinin bulunması hâlinde hatır taşımasından söz edilemez. Bu bakımdan hatır ilişkisinin değerlendirilmesinde taşıma veya kullanmanın kimin menfaatine olduğunun belirlenmesi önemlidir. Taşıma veya kullandırma, ekonomik yarar için olabileceği gibi ortak toplumsal değerler nedeniyle de olabilir. Ancak yakın akrabaların ve eşin taşınmasında bir menfaatten söz edilemeyeceği için hatır için taşımadan da bahsedilemez. Hâkim, gerekçesini kararında tartışmak ve nedenlerini göstermek koşuluyla tazminattan mutlaka indirim yapmak zorunda da değildir. Somut olayda; davalı vekilince cevap dilekçesinde hatır için taşıma def’inde bulunulmuştur. Erzurum Bölge Adliye Mahkemesi'nin 28.12.2017 tarihli kaldırma ilamı üzerine İlk Derece Mahkemesince yapılan incelemede; davaya konu kazaya ilişkin ceza yargılamasında davalı nezdinde sigortalı araç sürücüsü ile desteğin akraba oldukları ve köydeki düğüne gitmek için aynı araçta bulundukları gerekçesiyle tazminattan %20 hatır indirimi yapılmak suretiyle hüküm kurulmuş olup davacı vekili bu karara karşı istinaf başvurusunda bulunmadığından karar bu yönüyle kesinleşmiş olup müktesep hak oluşturduğu dikkate alınarak %20 oranında hatır taşıması indirimi yapılmak suretiyle davalının sorumlu olduğu tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiştir. d. İlk Derece Mahkemesince davacı ... bakımından 59.700,80 TL tazminata hükmedildiği, davalı vekilinin istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, kararın davalı vekilinin temyizi üzerine Dairemizce verilen bozma kararı sonrasında, İlk Derece Mahkemesince davacı ... bakımından 102.061,00 TL'nin tahsili yönünde hüküm kurulduğu anlaşılmaktadır. İlk kararı istinaf ve temyiz etmeyen davacı ... bakımından 59.700,80 TL'nin kesinleştiği ve bu yönde davalı lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu, bu nedenle de hükmün bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı ...'in ve ...'e yönelik temyiz dilekçelerinin miktardan REDDİNE, 2.Yukarıda (2.a) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı ... vekilinin tüm ve davalı vekilinin aşağıda yer alan paragrafların kapsamı dışındaki diğer temyiz itirazlarının REDDİNE,
3.Yukarıda (2.b), (2.c) ve (2.d) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan kararının BOZULMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 04.02.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.