Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2023/10071 E. 2024/7814 K. – Haksız Eylem
Konu: Haksız Eylem Nedeniyle Maddi Ve Manevi Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2023/10071
- Karar No
- 2024/7814
- Karar Tarihi
- Konu
- Haksız Eylem Nedeniyle Maddi Ve Manevi Tazminat
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2022/870 E., 2023/2425 K. DAVA TARİHİ : 12.11.2013 İLK DERECE MAHKEMESİ : Bakırköy 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2013/501 E., 2021/351 K. Taraflar arasındaki haksız eylem nedeniyle maddi ve manevi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalılar ve dahili davalılar vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, dahili davalılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalılar ... ve ... vekili ve katılma yoluyla davacı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; müvekkillerinin 27.08.2005 tarihinde ...'ın kayınpederi ...'ın azmettirmesi ile ... ve ... tarafından feci şekilde darp edildiğini, ...'ın cebir tehdit ve hürriyeti tahditten 1 yıl, müessir fiile azmettirmeden de 9 ay ceza aldığını, ...'a verilen cezanın müvekkillerin uğradığı maddi ve manevi zararı karşılamaktan uzak olduğunu, Yargıtay'ın diğer iki sanık yönünden kararı bozduğunu ve bozma ilamı doğrultusunda 08.11.2013 tarihli karar ile ... ile ...'nın cezalarını arttırdığını ve 9 sene üzerinden ceza aldıklarını, ...'a verilen cezanın ise kesinleşerek infaz edildiğini, müvekkillerini dava konusu olay sebebiyle eş ve çocuklarına karşı psikolojik çöküntü içine düştüğünü, ayrıca çevresindeki insan ilişkilerinde de sorun yaşadığını, uzun süre çalışamadıklarını, ...'ın eşinden ayrılmak zorunda kaldığını, can güvenliği olmadığı için eşinin Samsun'da açtığı davayı takip edemediğini, talimatlı ifadesi ile boşanmalarına karar verildiğini, ceza davasının sonucu beklenmeden acele karar verilmiş ve ...'ın mağdur edildiğini, eş ve çocuklarına tazminat ve nafaka ödemek zorunda kaldığını, oturduğu evin icra yoluyla satıldığını, ancak yetmediğini, hapis tehlikesi ile karşı karşıya kaldığını, ...'ın olay tarihinden beri çocuklarını göremediğini, yeni bir evlilik yaptığını, çocuklarının olduğunu, onların nafakalarını çıkarmak için haftanın birkaç günü takside şoförlük yapmaya başladığını, evinin kira olduğunu, başka gelirinin olmadığını, uğradığı müessir fiili sonucu çalışamaz ... getirdiğini, darp edildiği tarihten itibaren sık sık kalp rahatsızlığı yaşandığını, sağlığını kaybettiğini belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000,00 TL maddi tazminat, 100.000,00 TL manevi tazminatın suç tarihinden itibaren işleyecek faiziyle birlikte davalılardan alınmasına karar verilmesini talep etmiş, davacı ... Körfez vekili 10.11.2020 tarihli ıslah dilekçesi ile dava değerini toplam 419.965,96 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalılar ... ve ... vekili cevap dilekçesinde; davacı tarafın 2005 yılında vuku bulan ve ceza davasına konu olan olayın gerçekleşmesinden bu yana hayatında meydana gelen tüm olumsuzlukları hiçbir surette ispat etme zahmetine girmediği halde iddia etmekten çekinmemiş olan davacı tarafın söz konusu olayla illiyet bağı bulunmayan pek çok iddiadan hareketle maddi ve manevi sebepler öne sürerek husumetten maddi kâr elde etmeye çalıştığını, eşinden ayrılmasıyla gündeme gelen nafaka borçlarının evine haciz gelmesine sebebiyet verdiğini söylerken bir yandan tekrar evlenip çocuk sahibi olduğunu ve onların da geçimini üstlendiğini, davacının uğradığı zarar sebebiyle çalışmadığı günlerin zararı haricinde hayatını idame ettirme, çalışma, evlenme ve çocuk sahibi olma ve ailesini geçindirme gibi faaliyetlerinde, akli melekelerinde ya da fiziksel durumunda herhangi bir engeli ve kaybı olmadığının güncel hayatından anlaşıldığını, aradan geçen uzun yıllar her iki taraf açısından da hayatlarında yeni bir düzen kurmalarını sağlamış ve tazminata hükmedilmesinin müvekkilinin yalnızca şahsi hak ve maneviyatlarında değil daha geniş bir düzen içerisinde maddi ve manevi yıpranma yaratacağı, istemin hukuki dayanaksızlığının ve aradan geçen yılların tabiatında mevcut olduğunu, manevi tazminat isteminde belirtilen tutarın haksız ve fahiş olduğunu belirterek açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesi dosyasında müvekkili tarafça üzerine isnat olunan suçların tamamına itiraz edilmiş olmakla birlikte en azından davacı ...'ın darp edilmesi ya da hürriyetinden alıkonulması fiilleriyle ilişkisinin bulunmadığını, davacı ...'ın diğer davalı ...'ın arkadaşı olduğu ve ...'ı yalnız bırakmamak için olay yerine birlikte gittiği ve bu yüzden darp ve hürriyetinden alıkonulma fiillerine maruz kaydığını, müvekkilinin davacı ...'a karşı herhangi bir azmettirmesinin bulunmadığını, bu hususun gerekçeli kararda da ifade edildiğini, bu haliyle davacı ... yönünden zarar gerçekleşmiş sayılsa bile davacının zararı ile müvekkiline atfedilen fiil arasında herhangi bir şekilde illiyet bağı bulunmadığının açık olduğunu belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davacı vekilinin 13.03.2020 tarihli dilekçesi ile vefat eden davalı ...'ın veraset ilamını sunduğu, mirasçılarının davaya dahil edilmesini talepli dilekçesi üzerine dahili davalılar ..., ... ve ... davaya dahil edilmiştir. Dahili davalı ... beyan dilekçesinde; babası ...'dan olan mirasını Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1342 Esas sayılı dosyasına kayden gerçekleştirdiği başvuru ile kayıtsız şartsız olarak reddettiğine ilişkin dava açtığını mahkemece ret başvurusunun kabulüne karar verildiğini, bu nedenle mirasçılık sıfatı kalkmış olduğundan ilgili olayda husumetinin bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dahili davalı ... ... beyan dilekçesinde; babası ...'dan olan mirasını Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi'nin 2019/1342 Esas sayılı dosyasına kayden gerçekleştirdiği başvuru ile kayıtsız şartsız olarak reddettiğine ilişkin dava açtığını mahkemece ret başvurusunun kabulüne karar verildiğini, bu nedenle mirasçılık sıfatı kalkmış olduğundan ilgili olayda husumetinin bulunmadığından davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "...davacı ... yönünden, davalılar Ekrem ve Hamdi'nin hürriyeti tahdit ve yaralama suçlarından ayrı ayrı cezalandırıldığı, cezada indirim yapılmadığı, davalı ... yönünden ise 3/4 oranında haksız tahrik indirimi uygulandığı, davacı ... yönünden, Mustafa'nın beraat ettiği, davalılar Ekrem ve Hamdi'nin hürriyeti tahdit suçundan ayrı ayrı cezalandırıldığı, haksız tahrik indirimi yapılmadığı, yargılama sırasında alınan Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Kurulu'nun 10.12.2018 tarihli raporlarının ve 17.07.2019 tarihli aktüer hesap uzmanı raporunum denetime açık ve hüküm vermeye elverişli olduğu kanaatine varıldığı, olayın oluşumu ve özelliği, ortaya çıkan sonuç, davacılar ile ilgili alınan raporlar, davalının kusur durumu, tarafların sosyal ve ekonomik durumları ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde Medeni Kanunun 4. maddesinde açıklanan hukuk ve hakkaniyet ilkeleri dikkate alınmak sureti ile, bu nedenle davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile; 245,00 TL'nin olay tarihi olan 27.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kabulü ile; 5.000,00 TL'nin olay tarihi olan 27.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davalı ...'a karşı açılan maddi tazminat talebinin reddine, davalı ...'a karşı açılan manevi tazminat talebinin reddine, davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile; 369.965,96 TL'nin olay tarihi olan 27.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve davalı ... mirasçılarından (davalı ... mirasçıları yönünden 79.991,49 TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere) alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile; 20.000,00 TL'nin olay tarihi olan 27.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve davalı ... mirasçılarından (davalı ... mirasçıları yönünden 5.000,00 TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere) alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. Her ne kadar davacı ... yönünden 369.965,96 TL maddi tazminatın kabulüne karar verilmiş ise de; davacı yönünden aktüerya hesap uzmanı bilirkişi tarafından hesap edilen maddi tazminatın 1.050,45 TL geçici iş göremezlik ve 318.915,51 TL sürekli iş göremezlik tazminatı olmak üzere toplam 319.965,96 TL olarak hesap edildiği ancak yazım hatası yapılarak sehven 369.965,96 TL olarak hüküm kurulduğu gerekçe yazım aşamasında fark edilmiş olmakla, kısa karar ile hüküm arasında çelişki olmaması açısından hüküm değiştirilmeyerek, gerekçede belirtilerek, Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken harç ve vekalet ücreti 319.965,96 TL üzerinden hesaplanmıştır. davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile; 245,00 TL'nin olay tarihi olan 27.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kabulü ile; 5.000,00 TL'nin olay tarihi olan 27.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davalı ...'a karşı açılan maddi tazminat talebinin reddine, davalı ...'a karşı açılan manevi tazminat talebinin reddine, davacı ...'ın davasının kısmen kabulü ile kısmen reddine, davacı ...'ın maddi tazminat talebinin kabulü ile; 369.965,96 TL'nin olay tarihi olan 27.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve davalı ... mirasçılarından (davalı ... mirasçıları yönünden 79.991,49 TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere) alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL'nin olay tarihi olan 27.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve davalı ... mirasçılarından (davalı ... mirasçıları yönünden 5.000,00 TL ile sınırlı olmak ve tahsilde tekerrür olmamak üzere) alınarak davacı ...'a verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine ..." karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar vekili ve dahili davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalılar vekili istinaf dilekçesinde; dava dilekçesinde bahsedilen hususlar ile dava konusu olay arasında illiyet bağı bulunmadığını, davacı ...' ın herhangi bir maddi ve manevi kaybından bahsedilmediğini, Adli Tıp Kurulu (ATK) raporunda ... için bir iyileşme süreci belirtilmiş olduğunu, darp sebebiyle hayat boyu bir sıkıntı içerisinde kalmayacağının açık olduğunu ve davacıların iddialarının ispatlanmadığını belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Dahili davalılar vekili istinaf dilekçesinde; müvekkillerinden ... ve ...'ın babaları ...'ın 04.08.2019 tarihinde ölümü üzerine Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesi' nin 2019/1342 E. - 2019/1215 K. sayılı kararıyla mirası kayıtsız ve şartsız olarak reddettiklerini, bu iki müvekkilin 09.06.2020 tarihinde sundukları dilekçe ile mirasın reddine ilişkin kararı dosyaya ibraz ettiklerini, buna göre mirası reddeden mirasçıların murisin borcundan sorumlu tutulamayacağını, davacıların ıslah yoluyla arttırdıkları miktar yönünden zamanaşımı defi ileri sürülmesine rağmen mahkemece dikkate alınmadığını, davacı ...' ın maluliyetinin belirlenmesi için düzenlenen ATK raporuna itibar edilemeyeceğini, davacı ...' ın müvekkillerine yönelttiği maddi ve manevi tazminat taleplerinin her birinin ayrı ayrı reddedildiğini, buna bağlı olarak reddedilen her bir talep için ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğini, ayrıca davacı ...'ın müvekkillerine yönelttiği maddi tazminat talebinin kısmen reddedilmesine rağmen reddedilen miktar üzerinden lehlerine vekalet ücreti takdir edilmediğini belirterek kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalıların istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; Bakırköy 8. Asliye Ceza Mahkemesinin 2013/10 E.-2013/973 K. sayılı dosyasında davalılar ... ve ...' ın ...' a karşı hürriyeti tahdit suçundan ve ...'a karşı kasten yaralama suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, kararın temyiz incelemesinden geçerek 31.10.2016 tarihinde kesinleştiği, ATK 3. İhtisas Kurulu'nun 07.12.2018 tarihli raporunda ...'ın dava konusu olay sebebiyle sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı ve iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceğinin tespit edildiği, ATK 3. İhtisas Kurulu' nun 07.12.2018 tarihli raporunda davacı ...'in dava konusu olay sebebiyle % 63 oranında meslekte gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 ay kadar uzayabileceğinin tespit edildiği buna göre davalılar tarafından gerçekleştirilen haksız fiil sebebiyle davacıların maddi ve manevi zarara uğradıkları anlaşıldığından davalılar vekilinin istinaf isteminin yerinde görülmediği, dahili davalılar vekilinin istinaf başvurusu yönünden yapılan incelemede; davalı ...'ın yargılama devam ederken 04.08.2019 tarihinde vefat ettiği, davaya dahil edilen yasal mirasçılarından ... ve ... tarafından Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1342 Esas - 2019/1215 Karar sayılı dava dosyasında mirasın reddi davası açıldığı ve mahkemece, anılan mirasçıların Türk Medeni Kanunu'nun 606 ncı maddesi uyarınca mirası süresinde reddetmesi nedeniyle mirasın reddine ve mirasın reddi hususunun tesciline karar verildiği, verilen kararın ise 10.09.2019 tarihinde kesinleştiği, mirasın reddine karar verildiği durumlarda mirasçılar aleyhine tazminata hükmedilemeyeceği, dahili davalılar ... ve ... aleyhine açılan davanın reddine karar verilmesi gerektiği, açılan davanın niteliği ve iddianın ileri sürülüş biçiminden davanın belirsiz alacak davası niteliğinde olduğu, davalıların davacılara yönelik hürriyeti tahdit eylemleri yönünden 15 yıllık ceza zamanaşımı söz konusu olduğu ve bu yöne değinen istinaf isteminin yerinde olmadığı, davacı ... tarafından dahili davalılara (muris ...'a karşı) karşı açılan maddi ve manevi tazminat davası reddedildiğinden dahili davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği, davacı ...'ın maddi tazminat talebi yönünden bilirkişi raporunda hesaplanan tutarın 319.965,96 TL olduğu ve davacılar vekilince ... yönünden talebin 319.965,96 TL olarak artırıldığı ancak maddi hata sonucu İlk Derece Mahkemesince kısa kararda 369.965,96 TL olarak yazıldığı, buna göre ...'ın açtığı maddi tazminat davasının tümden kabulüne karar verildiği anlaşıldığından davalılar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik bulunmadığı, davalılar vekilinin istinaf talebinin esastan reddine, dahili davalılar vekilinin istinaf talebinin kısmen kabulüne, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına;"...3-Davacı ... tarafından dahili davalılara karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, 4- Davacı ... tarafından davalılar ... ve ...'a karşı açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 5.000,00 TL manevi tazminatın 27.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 5- Davacı ... tarafından davalılar ... ve ...'a karşı açılan maddi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 245.00 TL maddi tazminatın 27.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ...'dan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 6- Davacı ... tarafından dahili davalılar ... ve ...'a karşı açılan maddi ve manevi tazminat davasının reddine, 7- Davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve dahili davalı ...'a karşı açılan manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 20.000,00 TL manevi tazminatın (...'ın sorumlu olduğu miktar 5.000,00 TL ile sınırlı olmak üzere) 27.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve dahili davalı ...'dan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine, 8- Davacı ... tarafından davalılar ..., ... ve dahili davalı ...'a karşı açılan maddi tazminat talebinin kabulü ile 319.965,96 TL maddi tazminatın (...'ın sorumlu olduğu miktar 79.991,49 TL ile sınırlı olmak üzere) 27.08.2005 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ..., ... ve dahili davalı ...'dan müteselsilen tahsiliyle davacıya verilmesine" karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalılar ... ve ... vekili ve davacı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı ... vekili temyiz dilekçesinde; davalılardan ...'ın ölümünden sonra davaya dahil edilen dahili davalılardan ... ve ... vekilleri aracılığı ile kararı istinaf ettikleri, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi nezdinde dahili davalılar olan ... ve ... açısından davanın reddine karar verildiğini ve sebep olarak ise bu mirasçıların mirası reddetmelerinin gösterildiğini ancak mirasın reddinden önce dava açılmış olup karar verildiği için mirasın reddinin tazminat ile sorumluluğu ortadan kaldırmayacağını, bu sebep ile verilen karar hukuka uygun olmayıp dahili davalılar yönünden davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirterek usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalılar ... ve ... vekili temyiz dilekçesinde; davacıların uğradığı zararların dava konusu olayla illiyeti bulunmadığını, 10.12.2018 tarihli adli tıp raporuyla ...'ın yaralanmasının maluliyetine neden olmadığı yönünde görüş bildirildiğini, ...'ın da açılan davayı takip etmediği için boşandığı yönündeki beyanlarının olayla ilgisinin bulunmadığını belirterek usul ve yasaya aykırı kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalıların haksız eylemi nedeniyle zarar iddiasına dayalı maddi ve manevi tazminat istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369, 370 ve 371 inci maddeleri, Türk Borçlar Kanunu'nun 49 uncu maddesi. 3. Değerlendirme Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenlere ve özellikle HMK 355 inci maddesindeki kamu düzenine aykırılık halleri resen gözetilmek üzere istinaf incelemesinin, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılacağı kuralına uygun biçimde inceleme yapılıp karar verilmiş olmasına, dava şartları, delillerin toplanması ve hukukun uygulanması bakımından da hükmün bozulmasını gerektirir bir neden bulunmamasına, dava konusu olayla ilgili olarak ATK 3. İhtisas Kurulundan alınan 07.12.2018 tarihli maluliyet raporuyla davalı ...'ın dava konusu olay sebebiyle sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı ve iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 haftaya kadar uzayabileceği, davacı Yüksek Kofraz'ın dava konusu olay sebebiyle %63 oranında meslekte gücünden kaybetmiş sayılacağı ve iş göremezlik süresinin olay tarihinden itibaren 3 ay kadar uzayabileceğinin tespit edilmiş olmasına ve tazminatı Dairemizin yerleşik uygulamalarına uygun biçimde ve usulünce hesap eden aktüer raporunun karara esas alınmış olmasına, Samsun 1. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/1342 Esas - 2019/1215 Karar sayılı dava dosyasında davaya dahil edilen davalılar ... ve ... yönünden mirasın reddine dair verilen kararın 10.09.2019 tarihinde yargılama devam ederken kesinleşmiş olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalılar ... ve ... vekili ve davacı ... vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeple; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya ve davalılara yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.