Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9331 E. 2024/6056 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9331
- Karar No
- 2024/6056
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/413 E.- 2022/415 K. SAYISI : 2022/İHK-17140 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulü - İtirazın Kısmen Kabulü SAYISI : K-2022/22637 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın vekalet ücreti yönünden kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti Kararı davacı ve davalı vekilleri tarafından temyiz edilmiş, incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı .... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 11.06.2024 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davalı .... vekili Avukat ... ve davacı vekili Avukat ... geldiler. Davacı ve davalı vekillerinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 11.06.2024 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının yolcu olarak bulunduğu davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın 21.12.2019 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu davacının yaralandığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 100,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici iş göremezlik tazminatı, 50,00 TL geçici bakıcı gideri tazminatı ve 50,00 TL SGK tarafından karşılanmayan tedavi gideri olmak üzere toplam 250,00 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; talebini ıslahla 191.356,71 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 20.433,54 TL geçici iş göremezlik tazminatı ve 11.567,08 TL geçici bakıcı gideri tazminatı olmak üzere toplam 223.357,33 TL'ye yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla yapılan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, davalının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusur raporu alınması gerektiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, emniyet kemeri nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, rücuya esas bir kazanım olması halinde mahsubu gerektiğini, adli rapor ücretinin reddi gerektiğini, tedavi giderlerinden davalının sorumlu olmadığını, kabul anlamına gelmemek üzere faizin ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olarak hükmedilebileceğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hakemce alınan 24.11.2021 tarihli bilirkişi raporunun hüküm tesisine elverişli olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, toplam 223.357,33 TL tazminatın yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, 50,00 TL tedavi gideri talebinin reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; eksik evrakla yapılan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, davalının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, emniyet kemeri nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, rücuya esas bir kazanım olması halinde mahsubu gerektiğini, adli rapor ücretinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemek üzere faizin ancak dava tarihinden itibaren ve yasal faiz olarak hükmedilebileceğini ve hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı tarafından sunulan 25.08.2021 tarihli maluliyet raporunun ve hakemce alınan 24.11.2021 tarihli hesap raporunun usule uygun olduğu, hesaplama yönteminin isabetli olduğu, dava dışı sürücü ile davacı yolcunun akraba olduğunun ve bir iş için seyahat ettiğinin belirtilmesine göre hatır taşıması indirimine yer olmadığı, yaralanmanın boyutu ve kazanın oluşumu gözetildiğinde emniyet kemeri nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılmamasının isabetli olduğu, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin hatalı olduğu gerekçesiyle, davalının itirazlarının kısmen kabulüne, vekalet ücreti yönünden hükmün düzeltilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili ile davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; davacı lehine nisbi vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini belirtmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; eksik evrakla yapılan başvuru nedeniyle usulden red kararı verilmesi gerektiğini, davacının sunduğu maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun düzenlenmediğini, davalının geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı gideri tazminatından sorumlu olmadığını, davalının sigortalı araç sürücüsünün kusuru oranında ve poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, kusur oranlarının hatalı belirlendiğini, hesaplamada TRH-2010 Yaşam Tablosu ve %1.8 teknik faizin uygulanması gerektiğini, emniyet kemeri nedeniyle müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, hatır taşıması indirimi yapılması gerektiğini, SGK tarafından davacıya geçici iş göremezlik ödemesi yapıldığını, bu nedenle yapılan ödemenin mahsubu gerektiğini, usule uygun başvuru yapılmadığından temerrüdün oluşmadığını, faiz talebinin reddi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının yolcu olduğu davalı tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile sigortalı aracın 21.12.2019 tarihinde karıştığı tek taraflı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacının sürekli ve geçici iş göremezlik tazminatı, geçici bakıcı gideri tazminatı ve tedavi gideri taleplerine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 49, 51, 52 ve 54 üncü maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 87, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3.Değerlendirme 1.Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve progresif rant yöntemine göre yapılan hesaplamanın içtihatlara uygun olmasına, davacı tarafından sunulan 25.08.2021 tarihli maluliyet raporunun usul ve yasaya uygun olmasına, davacıda emniyet kemerinin takılı olmadığının ispat edilememiş olmasına göre müterafik kusur indirimine yer olmamasına, vekalet ücreti takdirinin yerinde olmasına, davacı yolcu ile sigortalı araç sürücüsünün akraba oldukları dikkate alındığında hatır taşıması indiriminin yapılmamasının yerinde olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Dava, trafik kazası sonucu yaralanmadan kaynaklanan maddi tazminat istemine ilişkindir. Dosyanın incelenmesinde, davalı vekilinin SGK tarafından davacıya ödeme yapıldığına dair itirazı ve temyizinin olduğu, İtiraz Hakem Heyeti tarafından bu itirazın olayın iş kazası olmadığı gerekçe gösterilerek reddedildiği, ancak davalı vekilinin temyiz dilekçesine ek olarak sunduğu SGK Bağcılar Şubesinin 14.12.2021 tarihli ödeme belgesinin bulunduğu, anılan belgede davaya konu trafik kazası nedeniyle 7.602,53 TL geçici iş göremezlik ödemesinin tespit edildiği anlaşılmaktdır. Davacının geçici iş göremezlik talebi olduğu ve hakemce bu talep hakkında hüküm tesis edildiği dikkate alındığında, davalı vekilinin temyiz dilekçesine ek olarak sunduğu 14.12.2021 tarihli SGK ödeme belgesinin araştırılarak davacıya geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi yapılıp yapılmadığı, yapılan ödemenin miktarı ve niteliği gibi hususların SGK’dan sorulması, dayanak ödeme belgelerinin temin edilmesi, geçici iş göremezlik tazminatı ödemesi bulunması hâlinde hesaplanan miktardan mahsup edilmesi ve oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeyle karar verilmesi doğru değildir. Kararın açıklanan nedenle bozulması gerekmiştir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin tüm, davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, 17.100,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalıya verilmesine, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 11.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.