Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/9058 E. 2024/3890 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/9058
- Karar No
- 2024/3890
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/411 D.İş - 2022/409 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-19449 HÜKÜM/KARAR : Kabul/İtirazın reddi SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2022/32451 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından zorunlu mali sorumluluk sigortası (ZMSS) ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan aracın 30.11.2020 tarihinde müvekkiline ait araca çarpması sonucunda müvekkiline ait araçta hasar meydana geldiğini, müvekkili tarafından davalıya ve Sigorta Tahkim Komisyonuna yapılan başvurular sonucunda ZMSS limitinin tüketildiğini, ancak müvekkilinin halen bakiye zararının mevcut olduğunu, müvekkilinin bakiye zararının ihtiyari mali sorumluluk sigortası kapsamında karşılanması gerektiğini belirterek fazlaya ilişkin talep hakkı saklı kalmak üzere 72.857,81 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini, gerçek zarar ilkesi gereği iskontolu yedek parça ve işçilik ücretleri üzerinden hesaplama yapılması gerektiğini, müvekkilinin ancak ZMSS limitini aşan zarardan sorumlu olduğunu, kusur durumunun tespit edilmesi gerektiğini, müvekkilinin sigortalı aracın sürücüsünün kusuru oranında sorumlu olduğunu, müvekkilinin dava tarihinden itibaren yasal faizden sorumlu olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı tarafından ZMSS ve ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan aracın davacının aracına çarpması sonucunda davacının aracında maddi hasar meydana geldiği, ZMSS poliçesi limitinin daha evvel tüketildiği, davacının aynı kaza nedeniyle aynı davalıya karşı ZMSS poliçesine dayalı olarak Komisyona yaptığı 2021.E.18111 başvuru numaralı dosyada hasar bedeline ilişkin alınan bilirkişi raporunun yeterli olduğu, başkaca bilirkişi incelemesine gerek olmadığı gerekçesiyle davanın kabulüne, 72.857,81 TL hasar onarım bedelinin 18.09.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; müvekkili tarafından yapılan ödeme ile sorumluluğun sona erdiğini, parça ve işçilik bedellerinden iskonto indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili tarafından yapılan ödemenin eksik olduğunun davacı tarafından ispatlanamadığını, ilk başvuruda alınan bilirkişi raporunun ek başvuru yönünden bağlayıcı kabul edilemeyeceğini, yeniden kusur ve hasar tespiti yaptırılması gerektiğini, müvekkilinin ZMSS poliçesi limitini aşan zarardan sorumlu olduğunu, davacının Katma Değer Vergisi (KDV) talep edemeyeceğini, davacı yararına fazla vekalet ücretine hükmedildiğini ileri sürerek Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; gerçek zarar ilkesi gereğince davalının iskonto uygulaması yapılmaksızın belirlenen zarardan sorumlu olduğu, davalının KDV'den sorumlu olduğu, hükme esas alınan bilirkişi raporunun ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli olduğu, raporun aynı kaza nedeniyle aynı davalıya karşı yapılan başvuruda alınmış olduğundan hükme esas alınmasında isabetsizlik olmadığı, davacı yararına tam ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olduğu gerekçesiyle itirazın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; itiraz dilekçesinde ileri sürülen nedenlerle İtiraz Hakem Heyeti kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafından ihtiyari mali sorumluluk sigortası ile teminat altına alınan aracın davacının aracına çarpması sonucunda davacının aracında meydana gelen hasar bedelinin tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun (6098 sayılı Kanun) 49 uncu maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (2918 sayılı Kanun'un) 85, 90 ve 91 inci maddeleri, 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesi, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16 ncı maddesinin on üçüncü fıkrası, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin (AAÜT) 17 nci maddesi, Motorlu Kara Taşıtları İhtiyari Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davalı tarafından zararın tamamının karşılanmadığının anlaşılmasına, işçilik ve yedek parça ücretlerinden iskonto yapılmasının mümkün olmamasına, hükme esas alınan raporun aynı olay nedeniyle ve tarafları aynı olan dosyada alınması nedeniyle hükme esas alınmasında isabetsizlik olmamasına, davalının KDV'den sorumlu olması ile temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. 5684 sayılı Kanun'un 30 uncu maddesinin (17) numaralı fıkrası, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü ve AAÜT’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücreti yerine nispi ve tam vekalet ücretine hükmedilmesi doğru olmamıştır. Ne var ki bu hatanın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan "10.271,52 TL" ibaresinin çıkarılarak yerine "5.100,00 TL" ibaresinin yazılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 29.04.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.