Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8870 E. 2022/13293 K. – Sigorta Tahkim
Konu: Sigorta Tahkim
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8870
- Karar No
- 2022/13293
- Karar Tarihi
- Konu
- Sigorta Tahkim
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki sigorta tahkim davası hakkında Sigorta Tahkim Komisyonu İtiraz Hakem Heyeti tarafından verilen kararın davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği düşünüldü: K A R A R Davacı, davacının yolcusu olduğu araca, davalıya trafik sigortalı araç sürücüsünün çarpması ile gerçekleşen kazada davacının yaralandığını ve malul kaldığını açıklayıp 45.000,00 TL maddi tazminatın davalıdan müştereken ve müteselsilen tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesi ile talebini artırmıştır. Davalı vekili, davanın reddini savunmuştur. Sigorta Tahkim Komisyonu Uyuşmazlık Hakem Heyetince, iddia, savunma ve toplanan kanıtlara göre; davanın kabulüne karar verilmiş, anılan karara karşı itiraz edilmesi üzerine İtiraz Hakem Heyetince davalı vekilinin itirazının kabulü ile hakem heyeti kararının kaldırılarak davanın kısmen kabulü ile 74.900,51 TL’nin davalıdan tahsiline karar verilmiş, karar, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. 1-Dosya içerisindeki bilgi ve belgelere, kararın gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davacının kusur indirimine ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinde; Dava, trafik kazasından kaynaklanan bedensel zarara dayalı tazminat istemine ilişkindir. Davacı vekili, davacının araç içinde yolcu iken gerçekleşen çift taraflı kazada bedensel zarara uğradığını açıklayıp maddi tazminatın davalıdan müştereken müteselsilen tahsili talebinde bulunmuş, İtiraz Hakem Heyetince hesaplanan tazminattan %50 kusur indirimi, %20 müterafik kusur indirimi yapılarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup varılan sonuç dosya kapsamına uygun düşmemektedir. Karayolları Trafik Kanunu'nun 85/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın işletilmesi bir kimsenin ölümüne veya yaralanmasına yahut bir şeyin zarara uğramasına sebep olursa, motorlu aracın bir teşebbüsün unvanı veya işletme adı altında veya bu teşebbüs tarafından kesilen biletle işletilmesi halinde, motorlu aracın işleteni ve bağlı olduğu teşebbüsün sahibi, doğan zarardan müştereken ve müteselsilen sorumlu olurlar.” düzenlemesine, aynı kanunun 88/1. maddesinde, “Bir motorlu aracın katıldığı bir kazada, bir üçüncü kişinin uğradığı zarardan dolayı, birden fazla kişi tazminatla yükümlü bulunuyorsa, bunlar müteselsil olarak sorumlu tutulur.” düzenlemesine yer verilmiştir. Bu haliyle Karayolları Trafik Kanunu, trafik kazaları neticesinde doğacak zarar sorumluluğunda müteselsillik esasını benimsemiştir. Yine TBK 61. maddesinde de, “Birden çok kişi birlikte bir zarara sebebiyet verdikleri veya aynı zarardan çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu oldukları takdirde, haklarında müteselsil sorumluluğa ilişkin hükümler uygulanır.” düzenlemesi ile birden çok kişinin aynı zarardan aynı sebeple yada çeşitli sebeplerden dolayı sorumlu olabileceği vurgulanmıştır. Bu durum iki veya daha çok kişinin şahsında sorumluluğun ya da herhangi bir tazminat yükümlülüğün şartlarının gerçekleşmesi halinde söz konusu olur. İşte bu tür durumlarda sorumlular hakkında müteselsil sorumluluk hükümleri uygulanacaktır. Somut olayda; davacının yolcusu olduğu araca, davalının trafik sigortacısı olduğu karşı araç sürücüsünün çarpması ile kaza gerçekleşmiş, davacı, meydana gelen zarardan davalının müştereken ve müteselsilen sorumlu olduğunu açıklayarak tazminat talebinde bulunmuştur. Hakem Heyetince aldırılan kusur raporunda davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsü %50 oranında, davalı/karşı aracın sürücüsü %50 oranında kusurlu bulunmuş, hakem heyetince hesaplanan tazminattan % 50 oranında kusur indirimi yapılarak karar verilmiştir. Davacı, gerçekleşen kazada yolcu olup trafik seyri içerisinde kazanın oluşumuna etki edecek herhangi bir kural ihlali olamayacağından kusursuzdur. Davacı, müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince zararın tamamını isterse sorumluların tamamından, isterse bir kısmından isteyebilir. Müteselsil sorumluluk kanundan doğan bir sorumluluk türü olup kazaya neden olan her iki araç sürücü/işleten/trafik sigortacıları meydana gelen zarardan müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Davacı vekili açıkça davalının kusuru oranında sorumlu tutulmasını istemediğine göre davalının müteselsil sorumluluğu bulunduğundan davalının zararın tamamından sorumlu tutulması gerekirken KTK 85/1,88/1 ve TBK 61. maddelerine aykırı olarak davalının kusuru oranında sorumlu tutulması bozmayı gerektirmiştir. 3-Davacının müterafik kusur indirimine yönelik temyiz itirazı yönünden yapılan incelemede; Davaya konu çift taraflı kaza sonrasında yapılan ölçümlerde davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün alkolsüz olduğu, davalıya sigortalı karşı araç sürücüsünün alkollü olduğu tespit edilmiş, İtiraz Hakem Heyetince de hesaplanan tazminattan araç sürücüsünün alkollü olduğu gerekçesi ile %20 müterafik kusur indirimi yapılarak karar verilmiştir. Karar, bu yönüyle de hatalı olup bozmayı gerektirmektedir. Zararın meydana gelmesinde veya artmasında mağdurun da kusurunun bulunması halinde sözkonusu olan müterafik kusur 6098 sayılı TBK'nin 52. maddesinde düzenlenmiştir. Mağdurun kusurunun zararın meydana gelmesinde başlıca etken olması halinde zarar verenin sorumluluğunun kalkması söz konusu olabileceği gibi belirlenen kusura göre zarar ve ziyandan indirim yapılmasını da gerektirebilir. Buna göre, zarar görenin alkollü sürücünün aracına bilerek binmesi durumunda zarar görenin de müterafik kusurunun bulunduğunun kabulü gereklidir. Ancak somut olayda davacının yolcusu olduğu aracın sürücüsünün değil davalıya sigortalı karşı aracın sürücüsünün alkollü olduğu anlaşılmaktadır. Buna göre meydana gelen olayda davacının müterafik kusurunun bulunduğundan söz edilemeyecek olup anılan nedenle tazminattan müterafik kusur indirimi yapılması da doğru görülmemiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının reddine, (2) ve (3) numaralı bentlerde açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile kararın BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 27.10.2022 gününde oy birliğiyle karar verildi.