Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/867 E. 2024/3161 K. – Maddi Tazminat

Konu: Maddi Tazminat

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/867
Karar No
2024/3161
Karar Tarihi
Konu
Maddi Tazminat

MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1707 E., 2021/1855 K. DAVA TARİHİ : 30.10.2015 HÜKÜM/KARAR : Davacı Vekilinin İstinaf Başvurusunun Esastan Reddi / Davanın Reddi İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2017/809 E., 2020/174 K. Taraflar arasındaki maddi tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince davacının istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacıya ait aracın davalı şirket nezdinde Genişletilmiş Mavi Kasko Sigorta Poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın 10.07.2015 tarihinde park halindeyken kimliği belirsiz kişilerce çalındığını ve bugüne kadar bulunamadığını, müvekkilinin davalıdan poliçe teminatının ödenmesini talep etmesine rağmen zararının tazmin edilmediğini iddia ederek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile 62.000,00 TL'nin temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta poliçesinde dain mürtehin olarak dava dışı Volkswagen ...Tüketici Finansman A.Ş. gösterildiğini, davacının sigorta kuruluşundan tazminat talebinde bulunabilmesi için, hak sahibi bankadan bu konuda muvafakat alması gerektiğini, dosyada bu yönde bir muvafakatname bulunmadığını, dava konusu aracın çalınma hali, Kasko Sigortası Genel Şartlarının A.4.4.maddesi hükmünde ek sözleşme ile teminat kapsamına alınabildiğini, poliçenin 3. Sayfasında anahtar kullanılarak çalınma klozu incelendiğinde, hangi hallerde aracın kendi anahtarı ile çalınması halinin tanımının yapıldığını, anahtarların klozda belirtildiği gibi kilit altında bir mekandan zorla girilerek çalınmadığını, kabul anlamına gelmemek kaydıyla aracın piyasa rayiç değerinin Kasko Değer Listesinde 57.700,00 TL olduğunu savunarak haksız ve hukuka aykırı olarak açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile somut olayda aracın çalınma hadisesinin anahtar kullanılarak araç çalınma klozunun teminat kapsamı dışında bırakıldığı, aracın anahtarının kilitli olmayan mekandan çalındığı, kapalı ve kilitli bir mekanda muhafazası esnasında bu kilidin kırılması sureti ile gerçekleşmediği, dolayısıyla Kasko Sigortası Genel Şartları ve poliçe özel hükümleri dikkate alındığında zararın teminat dışı kaldığı gerekçeleri ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; araç anahtarlarının asma kilidi bulunan kapının kırılması suretiyle çalındığını, poliçe teminatı kapsamında bulunduğunu, bu yöne ilişkin delillerinin değerlendirilmediğini, ibraz edilen fotoğrafların incelenmediğini, dava dışı sürücünün olayın şoku ile verdiği beyanın doğru olmadığını, sigorta şirketinin aydınlatma yükümlüğünü yerine getirmediğini, bu hususun karar yerinde tartışılmadığını, davalı lehine maktu vekalet ücreti yerine nispi vekalet ücreti verilmesinin hatalı olduğunu belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile olayın hemen sonrasında davacı sürücüsü Mesut Bilir'in emniyette verdiği ifadede çalıştığı inşaatta araç anahtarlarının kapısı olmayan ve inşaata her girenin rahatlıkla girebileceği soyunma odasından alınmak suretiyle aracın çalındığını açıkça beyan ettiği, bu haliyle davacı talebinin poliçe teminatı dışında kaldığı gerekçesi ile davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili; istinaf dilekçesinde ileri sürülen gerekçeleri tekrar ederek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozularak ortadan kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı ... şirketine kasko sigorta poliçesi ile sigortalı olan aracın çalınması nedeni ile araç bedeline ilişkin zararın tazmini istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 371 inci maddesi, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1401 vd. maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13 üncü maddesinin 4 üncü fıkarsı, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 13 üncü maddesinin (4) numaralı fıkrasında "Maddi tazminat istemli davaların tamamının reddi durumunda avukatlık ücreti, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre hükmolunur...." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda mahkemece davalı lehine AAÜT'nin 13 üncü maddesi gereğince, maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, nisbi vekalet ücretine karar verilmiş olması bozmayı gerektirir. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden ... (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun/6100 sayılı Kanun’un) 370 inci maddesinin ikinci fıkrası hükmü uyarınca Bölge Adliye Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR 1.Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davacı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2.Değerlendirme bölümünün (2) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle temyiz olunan, İlk Derece Mahkemesi kararına karşı istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, davacı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile İlk Derece Mahkemesi kararının hüküm fıkrasının (3) numaralı bendinde yer alan “8.860,00 TL” ibaresinin çıkartılarak yerine “5.100,00 TL” ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, İstek hâlinde peşin alınan temyiz harcının davacıya iadesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/867, K. 2024/3161, T. 27.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-867-e-2024-3161-k-d4aa5ca1324a