Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/824 E. 2024/2933 K. – Menfi Tespit

Konu: Menfi Tespit

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/824
Karar No
2024/2933
Karar Tarihi
Konu
Menfi Tespit

MAHKEMESİ : Trabzon Bölge Adliye Mahkemesi 4. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/2146 E., 2021/1760 K. DAVA TARİHİ : 20.03.2018 HÜKÜM/KARAR : Davacı Vekilinin İstinaf Başvurunun Reddine/Davanın Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Trabzon Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2021/2146 E , 2021/1760 K Taraflar arasındaki menfi tespit davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı tarafından müvekkili aleyhine Trabzon İcra Dairesi'nin 2014/12259 sayılı takip dosyasında 80.000,00 TL'nin tahsili için takip başlatıldığını ve borcun kesinleştiğini, icra takibine temel oluşturan borcun müvekkiline ait olmadığını, müvekkilinin aracını satılması amacıyla...İlçesinde galericilik yapan ...'ye satması için teslim ettiğini ve aracın satış ve devir işlemlerini gerçekleştirmesi için vekaletname verdiğini, ...'nin bu aracı ...isimli şahsa sattığını ancak noterdeki devir işlemlerini gerçekleştirmediğini, ...ün bu araç ile karıştığı kaza sonucu bir kişinin ölümüne sebebiyet verdiğini, sigorta şirketinin ödemiş olduğu tazminatın kayıtlarda halen araç maliki olarak görünen müvekkiline rücuen icra takibi başlatıldığını beyan ederek müvekkilinin davalıya borçlu olmadığının tespiti ile davalının icra inkar tazminatına mahkum edilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili süresinde cevap dilekçesi sunmadığı anlaşılmıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının maliki olduğu aracı kaza tarihinden önce resmi prosedüre uymaksızın harici olarak satıp teslim etmiş olduğu yönündeki iddiasının ve kazaya karışan kişinin beyanının davacının hukuki sorumluluğunu kaldırmayacağı, bu durumda davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesi gereğince araç maliki, işleten sıfatıyla sigortalı araç sürücüsü ...ün meydana gelen kazada...Asliye Ceza Mahkemesi'nin 2010/92 Esas 2012/86 Karar sayılı kararı ile tam kusurlu bulunması neticesinde, davacının, araç sürücüsünün 3. kişilere verdiği zarardan rücuen tazminla sorumlu tutulması gerektiği, davacı taraf aracın satış işlemleri için galeriye vekaletname verdiğini ileri sürmüş ise de bahsedilen vekaletnamenin dosyaya sunulmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu aracın her ne kadar müvekkili adına kayıtlı görünse de aracın satılmak üzere galeriye teslim edildiğini ve aracın satıldığını ancak devrinin alınmadığını, mahkemece tanık beyanlarına itibar edilmediğini, mahkemece müvekkili tarafından galericiye verilen vekaletnameye ulaşılamamış olmasından dolayı davanın reddine karar verilmiş olmasının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kazaya karışan aracın kaza tarihi itibariyle trafik sicilinde davacı adına kayıtlı olduğunun anlaşıldığı, davacı vekili, aracın kaza tarihinden önce haricen satıldığını ileri sürerek davalı ... şirketine borçlu olmadığını savunmuş ise de; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun (KTK) 20/d maddesinde, trafikte kayıtlı motorlu araçların her çeşit satış ve devirlerinin araç sahibi adına düzenlenmiş tescil belgesi esas alınarak noterce yapılacağı, noter tarafından yapılmayan satış ve devirlerin geçersiz olduğu, dosyadaki bilgi ve belgelere göre davacının aracı kaza tarihinden önce yasal prosedüre uymaksızın harici olarak satıp teslim ettiği yönündeki savunması hukuki sorumluluğunu kaldırmayacağından davacının 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85 inci maddesi gereğince araç maliki, işleten ve sigorta ettiren sıfatıyla sorumlu olacağı, mahkemece bu gerekçelerle davanın reddine karar verilmesinde usul ve yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle davacı vekilinin tüm istinaf itirazlarının Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (HMK) 353/1-b-1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından sigortalı bulunan aracın karıştığı kaza nedeniyle ödediği tazminatın rücuen tahsili için başlattığı takip dolayısıyla davacının menfi tespit istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1472 nci maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90, 91 ve 95 inci maddeleri. 3. Değerlendirme Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 20.03.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/824, K. 2024/2933, T. 20.03.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-824-e-2024-2933-k-b2df77fe7d13