Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/8195 E. 2024/12016 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/8195
- Karar No
- 2024/12016
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 40. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/3695 Esas-2022/279 Karar İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2015/389 Esas - 2019/177 Karar
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı ... ve ...'in sürücüsü olduğu araçların yaptığı 12.09.2007 tarihli trafik kazasında müvekkili şirketin sigortalısı olan ...'nun yaralandığını, davalı ... tarafından adı geçen sigortalıya Türkiye'de gerçekleştirilen tedavileri karşılığında İstanbul Tıp Fakültesi ve İstanbul Fatih Sultan Mehmet Eğitim Araştırma Hastanesine toplam 3.473,70 TL ödeme yapıldığını, sigortalının Almanya'da yaşaması sebebiyle Almanya'daki Fachklinik (Fiziksel Tıp ve Tıbbi Tedavi Uzmanlık Kliniği) tarafından ayrıca tedavi uygulandığını, uygulanan tedaviler karşılığında müvekkili firma tarafından toplam 31.451,40 Euro ödeme yapıldığını, yapılan ödemenin 17.070,82 Euro karşılığı 36.091,13 TL'nin kısmi Genel Sigorta A.Ş. tarafından ödendiğini bakiye 14.380,58 Euro karşılığı 48.909,79 TL tutarındaki kısmı için işbu davanın açıldığını beyanla 14.380,58 Euro tedavi gideri alacağının tahsili tarihindeki kur üzerinden faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesini yargılama gideri ve vekalet ücretinin davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili cevap dilekçesinde; 11.09.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6552 sayılı Yasa'nın 64. maddesi ve 5521 sayılı Kanun'un 7. maddesine eklenen ilk fıkra gereği dava açmadan önce kuruma başvurunun zorunlu olduğunu bu hususun HMK 114. maddesi gereği dava şartı olduğunu belirterek dava şartı sebebiyle davanın reddi gerektiğini, trafik kazaları nedeniyle üniversitelere bağlı hastaneler ve diğer tüm resmi ve özel sağlık kurum ve kuruluşlarının sundukları sağlık hizmet bedellerinin kazazedenin sosyal güvencesi olup olmadığına bakılmaksızın Sosyal Güvenlik Kurumu tarafından karşılanacağı düzenlemesine yer verildiğini, tedavi giderlerinin Alman sigorta şirketi tarafından karşılandığını, davacının Türk sigorta şirketi olmaması nedeniyle 6111 sayılı Yasa kapsamında aktarım yapmaması nedeniyle yaptığı tedavi giderini rücu edemeyeceğini, davacının sağlık poliçesi dolayısıyla yaptığı ödemeyi rücu edemeyeceğini, 08.02.2012 tarihinde sağlık giderlerinin karşılanmasına ilişkin usul ve esaslar ile ilgili olarak yayınlanan 2012/5 sayılı genelgede SUT uygulamasına göre tedavi giderlerinin karşılanacağının düzenlendiğini, trafik kazası sebebi ile sunulan sağlık hizmet bedelleri ve yol giderinin SUT kapsamında karşılanacağını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; KTK 109. maddesi gereği alacağın zamanaşımına uğradığını, maliki olduğu kazaya karışan ... plakalı aracı kullanan ...'nun kusurunun bulunmadığını, tüm kusurun ... plakalı araç sürücüsü ...'de olduğunu, Beyoğlu 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2007/493 Esas 2008/427 Karar sayılı ilamı ile kusurun %100 olarak kesinleştiğini, davacı sigorta şirketinin tedavisi için ödeme yaptığı ...'nun ...'nun annesi olduğunu, bu kazadan dolayı vücut tamlığının bozulduğunu ve bozulan vücut tamlığının halen düzelmediğini, ...'nun halen başkasının bakımına muhtaç bir halde acı, elem ve ızdıraplar içinde hayatını sürdürmeye çalıştığını, ... için ödenen tedavi giderlerinin tahsili için işbu davayla suçsuz ve kusursuz oğluna rücu edilmesinin ailenin acısını bir kat daha artırdığını belirterek davanın reddini savunmuştur. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davanın zamanaşımına uğraması sebebiyle reddi gerektiğini, meydana gelen kaza sebebiyle oluşan zararın SGK Başkanlığı ve Genel Sigortalar tarafından karşılanması gerektiğini, sigorta poliçesi kapsamı dışında kalan ödemelerin tarafından yapıldığını belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosyada alınan raporun uygun olduğu gerekçesiyle davacının ... ve ... aleyhine açtığı davanın reddine, davacının SGK aleyhine açtığı davanın kısmen kabulü ile 9.299,77 Euro'nun tahsil tarihindeki döviz kuru üzerinden Türk Lirası karşılığında dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekili temyiz dilekçesinde; Sosyal Güvenlik Kurumu’na müracaat edilmediğinden davanın usulden reddinin gerektiğini, sigortalının tedavisinin yurt dışında yapıldığını ve tedavi giderleri Alman sigorta şirketi tarafından karşılandığını, kurumun 6111 sayılı Yasa kapsamında tedavi giderlerinden sorumluluğunun sigorta şirketlerinin Kuruma yaptıkları aktarımdan dolayı doğduğunu, davacı Türk şirketi olmadığından bu sigorta şirketi tarafından 6111 sayılı Yasa'da öngörüldüğü üzere bir aktarım yapılmadığını, kurumun yabancı sigorta şirketinin ödemiş olduğu tedavi giderlerinden 6111 sayılı Yasa kapsamında sorumlu tutulamayacağını belirtmiştir.
B. Gerekçe Uyuşmazlık, davacı sigorta şirketinin dava dışı sigortalısı için ödenen belgeli tedavi giderinin davalılardan tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, bilirkişi raporunun oluşa uygun ve denetime elverişli olmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı Sosyal Güvenlik Kurumu vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA, 5502 sayılı Harçlar Kanunu’na göre davalı ...’dan harç alınmamasına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,03.12.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi