Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6895 E. 2025/14653 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/6895
Karar No
2025/14653
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 11. Hukuk Dairesi SAYISI : 2019/1156 E., 2022/599 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2014/337 E., 2018/450 K.

Mahkeme kararı davacılar vekili ve davalı ... vekili tarafından temyiz edilmiş. incelemenin duruşmalı olarak yapılması davalı ... vekili tarafından istenilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, 14.10.2025 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte taraflardan kimsenin gelmemiş olduğu belirlendikten sonra işin incelenerek karara bağlanması için uygun görülen 23.10.2025 gününde Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davacılardan ...'ın çocuğu ... ile karşıdan karşıya geçmek isterken davalılardan ...'ın sevk ve idaresindeki, diğer davalı ... nezdinde trafik sigortalı aracın çarpması neticesinde davacı ...'ın yaralanıp %70 oranında malul kaldığını, davacıların çocukları ...'ın uzun süre tedavi gördükten sonra öldüğünü açıklayıp fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla, davacı ... için 200.000,00 TL manevi tazminat ile 500,00 TL maddi tazminatın, davacı ... için 150.000,00 TL manevi tazminat ile 500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan tahsiline, davacıların çocukları ...'ın ölümü nedeniyle 500,00 TL maddi tazminatın davalı ... Sigorta AŞ'den tahsiline karar verilmesini talep etmiş, ıslah dilekçesiyle davacı ... için 304.946,99 TL maddi tazminatın tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davalının kazadan sonra davacılara yardım ettiğini, tedavileri için elinden geleni yaptığını, kusur durumunun zarar miktarının tespitinde dikkate alınması gerektiğini ceza dava dosyasının sonuçlanmasının beklenmesi gerektiğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... vekili cevap dilekçesinde; davacılara yeterli ödeme yapıldığını, düzenlenen ibranameler ile davalı şirketin sorumluluğunun kalmadığını ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalı ... tarafından davacıya kızı ...'ın ölümü ve kendisinin de malul kalması sebebi ile 194.297,44 TL ödemenin yapıldığı, sigorta şirketine karşı açılan dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacılardan ... yönünden kazanın oluşumunda asli kusurlu bulunması, ayrıca müşterek sorumlu sigorta şirketi tarafından da maddi tazminatın ödendiği, davacı ... yönünden ise kazaya sebep olan ...'ın kusuru kendisine yüklenemeyeceğinden maddi tazminata hak kazandığı gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davalı ... yönünden açılan davada karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının reddine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacı ... yönünden açılan maddi tazminat davasının kabulü ile 500,00 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine, davacı ...'ın manevi tazminat talebinin kısmen kabulü ile 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili ile davalı ... vekilince istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; "... somut olayda; davacılar vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili arasında düzenlenen 03.06.2011 tarihli ve davacı ... vekili ile davalı ... Sigorta AŞ vekili arasında düzenlenen 27.06.2013 tarihli sulh protokolleri ile davacı tarafa toplam 194.297,00 TL ödeme karşılığında davacıların fazlaya ve faize ilişkin talep ve dava haklarını saklı tutarak, dava konusu trafik kazasından kaynaklanan zarara ilişkin olarak davalı ... Sigorta AŞ'yi ibra ettikleri anlaşılmaktadır...Davalı ... ile sulh anlaşması gereği davacıların davalı ... şirketini ibra etmesinin, müteselsil sorumlu diğer davalıya sirayet edip etmeyeceği ve davacıların davalı ... şirketini ibra etmelerinin diğer davalının durumunu ağırlaştırıp ağırlaştırmayacağı üzerinde durulması gerekirken, bu husus hiç tartışılıp değerlendirilmemiştir. Oysaki alınan hesap bilirkişi raporu ile davalı ... şirketinin ibra karşılığı davacı ...'a yaptığı ödemenin zararı tamamen karşılamadığı anlaşılmakta olup, davalı sigortalı poliçe limitini aşan miktarda zarar varsa limiti aşan kısımdan sorumlu olacaktır (aradaki poliçe ilişkisi nedeniyle). Eğer limitin altında bir zarar varsa davalı işleten ibra nedeniyle bu oranda sorumluluktan kurtulmuş olacaktır. Davalı işleten ..., poliçe ilişkisinin tarafı olmadığından ve haksız fiil sorumlusu olarak sigorta şirketine rücu hakkı söz konusu olmadığından, sigorta şirketi tarafından yapılan ödeme kadar borcu sona erecek, sigorta ödemesinin üstünde kalan zarar miktarından ise sorumlu olacaktır. Bu nedenle mahkemece alınan hesap bilirkişi raporu ile hesaplanan maluliyet tazminatının poliçe limitini aşan kısmı yönünden ibranamenin müteselsil borçlu diğer davalı işleten-sigortalı yönünden etkisinin bulunmadığı değerlendirilerek, aktüer bilirkişi raporunda davacı ... için (davalı ... yapılan ödeme düşülerek) hesaplanan 304.946,99 TL sürekli iş göremezlik tazminatının davalı işleten ...'dan tahsiline karar verilmesi gerekirken, sulh protokolü gereğince davacı ...'ın uğradığı maddi zararların davalı ... tarafından giderildiği gerekçesiyle maddi tazminat talebinin reddine karar verilmesinin doğru görülmediği...Yargılama sırasında Adli Tıp Kurumundan alınan raporlarda ve ceza dosyasında alınan bilirkişi raporunda davalı sürücü ...'ın asli kusurlu olduğu tespit edilmiş olmasına rağmen ilk derece mahkemesince dayanağı açıklanmaksızın ve dosya içeriği ile çelişki oluşturacak şekilde davacı ...'ın kazanın meydana gelmesinde asli kusurlu olduğu belirtilerek davacılar yararına düşük miktarda manevi tazminata hükmedilmesinin yerinde görülmediği..." gerekçesiyle davalı ... vekilinin davacı ...'ın maddi tazminat talebi yönünden istinaf dilekçesinin Hukuk Muhakemeleri Kanununun 341 inci maddesi uyarınca miktar itibariyle kesin olması nedeniyle reddine, davalı ... vekilinin davacıların manevi tazminat talepleri hakkındaki istinaf başvurusunun Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-1 inci maddesi uyarınca esastan reddine, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile Kuşadası 3. Asliye Hukuk Mahkemesinin 26.09.20 18... /3 37... /450 Karar sayılı kararının Hukuk Muhakemeleri Kanununun 353/1-b-2 nci maddesi uyarınca kaldırılmasına, davacı ... tarafından davalı ... Sigorta AŞ aleyhine açılan maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan maddi tazminat davasının kabulü ile sürekli iş göremezlik zararı nedeniyle 304.946,99 TL maddi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan manevi tazminat davasının kısmen kabulü ile 60.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine, davacı ... tarafından davalı ... Sigorta AŞ'ye karşı açılan maddi tazminat davası hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacı ... tarafından davalı ... aleyhine açılan davanın kabulü ile 500,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalı ...'dan alınarak davacı ...'a verilmesine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacılar vekili temyiz dilekçesinde; manevi tazminat miktarlarının oldukça düşük belirlendiğini, meydana gelen kazada davacıların 3 yaşındaki çocuklarının öldüğünü, davacı ...'ın da %100 oranında malul kaldığını belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... temyiz dilekçesinde; davacıların istinaf sebebi olarak bildirmediği konuda istinaf incelemesi yapıldığını, İlk Derece Mahkemesince davacı ...'ın asli kusurlu olduğuna karar verildiğini, istinaf mahkemesince yetkisi dışına çıkarak karar verildiğini, kusur durumunun hatalı olduğunu, olayın tek görgü tanığı olan ...'ın davalının 10-15 metre gerisinden yolu takip ederken olayı gördüğünü, kusur durumunun tespitinde bu tanığın beyanlarının dikkate alınmadığını, ayrıca olay yerinde yaya alt geçit olduğu halde bu hususun da dikkate alınmadığını, davacının birden yola fırlayarak hızlı bir şekidle yolun karşısına geçmeye çalıştığı sırada kazanın gerçekleştiğini, ATK tarafından düzenlenen raporda davalının %75 oranında kusurlu olduğu belirtildiği halde istinaf mahkemesince gözardı edildiğini, maluliyet raporları arasındaki çelişkinin giderilmediğini, tazminat miktarının fahiş olduğunu, sigorta şirketince yapılan ödemenin o günün şartlarına göre yeterli olduğunu, hükmedilen manevi tazminat miktarlarının fahiş olduğunu, davalının mahvına sebep olacağını, tazminatlardan hakkaniyet indirimi yapılması gerektiğini, davacı ... şirketinden aldığı para ile Kuşadası'ndan daire aldığını, ortada menfaat dengesizliği bulunduğunu belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazası nedeniyle ölüme ve bedensel zarara dayalı tazminat talebine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre karar usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Yukarıda açıklanan sebeplerle; davacılar vekilinin ve davalı ...'ın tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370/1 maddesi uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacılara ve davalı ...'a yükletilmesine, Duruşmada vekille temsil olunmayan davacılar yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 23.10.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/6895, K. 2025/14653, T. 23.10.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-6895-e-2025-14653-k-be3ce5804d01