Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6442 E. 2024/5888 K. – Rücuen Tazminat
Konu: Rücuen Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6442
- Karar No
- 2024/5888
- Karar Tarihi
- Konu
- Rücuen Tazminat
MAHKEMESİ : Adana Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/132 E.,-2021/1637 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Reddi-Davacının İstinaf Başvurusunun Esastan Reddine İLK DERECE MAHKEMESİ : Ceyhan 2. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2018/173 E.-2019/59 K: Taraflar arasındaki rücuen tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacı ... nezdinde Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası ile sigortalı bulunan aracın 13.10.2017 tarihinde karıştığı kaza sonucu zarar gören üçüncü kişilere 29.03.2018 tarihinde 165.700,00 TL ödendiğini, sigortalı araç sürücüsünün yasal sınırın üzerinde alkollü olduğu ve kazanın meydana gelmesinde tam kusurlu bulunduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla rücuen tazminat bedeli olan 165.700,00 TL'nin ödeme tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalı sigortalı mirasçılarından tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili cevap dilekçesinde; rücuen tazminatın yasal koşullarının oluşmadığını, alkollü araç kullanıldığı iddiasını kabul etmediklerini, kazanın münhasıran alkol etkisi altında meydana geldiğinin ispat yükünün davacı ... şirketine ait olduğunu, tazminat hesaplamasına itiraz ettiklerini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacı nezdinde sigortalı bulunan alkollü araç sürücüsünün kazanın meydana gelmesinde %100 oranında kusurlu olduğu, ancak kazanın oluşumunda münhasıran alkolün etkisinden bahsedilemeyeceğinin tespit edildiği, bu nedenle Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartlarının B-4.c/d maddesinde düzenlenen rücu hakkının doğmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde; davaya konu kazanın alkol etkisinde meydana geldiğini, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleşip gerçekleşmediğinin, başka unsurların da kazada etkili olup olmadığının tespiti hususlarında ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli bir bilirkişi raporu alınması gerektiğini, vekalet ücretinin hatalı belirlendiğini belirterek İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Adli Tıp Kurumundan alınan 24.12.2018 tarihli rapora göre kazaya karışan araç sürücüsü davalıların murisi ...'nın kazanın oluş şekli dikkate alındığında olay anında öldüğü, mevcut alkol seviyesinin kaza anındaki alkol düzeyi olan 47mg/dl=0,47 promil olduğu ve ölüm ile metabolizma faaliyeti sona erdiğinden ölümden sonra metabolik olarak kan alkol düzeyinin artış veya azalış göstermeyeceğinin belirtildiği bu nedenle davalıların murisinin kaza sırasında alkol seviyesinin 0,47 promil olduğunun kabul edilmesi gerektiği, kazanın, sigortalı araç sürücüsünün 2918 sayılı KTK'nın 52/1-a maddesinde belirtilen (aracın hızını, kavşaklara yaklaşırken, dönemeçlere girerken...azaltmamak) kuralını ihlal ederek asli ve tam (%100) kusuru ile gerçekleştiği ve murisin kaza anındaki alkol oranının Karayolları Trafik Yönetmeliği'nin 97/1 maddesinde belirtilen yasal sınırın altında olduğu, davacı ... tarafından, kazanın münhasıran alkolün etkisi altında gerçekleştiği ve rücu şartlarının oluştuğu hususunun ispat edilemediği, İlk Derece Mahkemesince davanın reddine ilişkin olarak verilen kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) inci alt bendi gereğince esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf başvuru dilekçesindeki sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının hatalı olduğunu, davalı taraf sürücüsünün kaza anındaki alkol oranının yüksek olduğunu, rücu koşullarının oluştuğunu, yeniden bilirkişi raporu alınması gerektiğini belirtmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; 13.10.2017 tarihli tek taraflı kaza sonucu davacı zorunlu trafik sigortacısı tarafından dava dışı üçüncü kişilere yapılan ödemenin, alkollü araç kullanımı sebebiyle Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları gereği sigortalısının mirasçısı olan davalılardan rücuen tahsili istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Kanun'un 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanununun 48 inci maddesi ile 95 inci maddesinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları B.4 maddesi (d) bendi, Karayolları Trafik Yönetmeliğinin 97 inci maddesi. 3. Değerlendirme Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere, hükme esas alınan Adli Tıp Kurumunun 24.12.2018 tarihli raporunun yeterli ve denetime elverişli bulunmasına, rücuen tazminat koşullarının oluşmamasına göre davacı vekili tarafından ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 06.06.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.