Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6285 E. 2024/723 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6285
- Karar No
- 2024/723
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/167 D. İş, 2022/230 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : İHK-2022/6098 DAVA TARİHİ : 06.08.2021 HÜKÜM/KARAR : Başvurunun Kabulüne-İtirazın Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/179632 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince itirazın reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 02.06.2019 tarihinde davacı yayaya, davalı ... şirketinin Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası'nı (ZMSS) yaptığı aracın çarpması sonucu davacının yaralandığını ve malul kaldığını, sigorta şirketine başvuru yapıldığını ancak sigorta şirketince olumlu yanıt verilmediğini iddia ederek, oluşan zararlarının tazmini için fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 4.000,00 TL sürekli iş göremezlik tazminatı, 1.000,00 TL geçici bakıcı gideri olmak üzere toplam 5.000,00 TL tazminatın temerrüt tarihinden itibaren işleyecek temerrüt faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; sigorta şirketinin sorumluluğunun kusur ve poliçe limiti ile sınırlı olduğunu, kusurun bilirkişi incelemesi ile belirlenmesi gerektiğini, sürekli maluliyetin Adli Tıp Kurumu (ATK) 3. İhtisas Dairesi'nce Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'e göre belirlenmesi gerektiğini, geçici iş göremezlik ve geçici bakıcı giderinin müvekkili sigorta şirketinin sorumluluğunda olmadığını, bilirkişi incelemesi yapılması halinde hesaplamanın TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz ile aktüer siciline kayıtlı bilirkişiler tarafından yapılması gerektiğini, hesaplamada asgari ücretin esas alınması gerektiğini, rapor ücretinin talep edilmesinin hatalı olduğunu, sigorta tahkim komisyonuna başvuru tarihinden itibaren yasal faiz talep edilebileceğini, rücu şartlarının sorgulanması gerektiğini, başvuran lehine hükmedilecek vekalet ücretinin Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi (AAÜT)'ne göre belirlenen rakamın 1/5'i olması gerektiğini savunarak talebin reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; tarafların iddia ve savunmaları, sunulan deliller ve benimsenen bilirkişi raporuna göre, davanın kabulüne 40.942,98 TL tazminatın 08.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; gerekli evraklarla başvuru yapılmadığından başvuru şartının yerine getirilmediğini, hükme esas alınan maluliyet raporunun mevzuata uygun olmadığını, bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, fiilen bakıcı tutulduğu ispat edilmeden bilirkişi hesaplanması hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasının genel şartlar ekindeki yöntemle TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, anne ve babanın bakım ve gözetim yükümlülüğü komisyon tarafından değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, aleyhe takdir edilecek vekâlet ücretinin AAÜT’de belirtilen vekâlet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiğini belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalı ... şirketine usulüne uygun başvuru yapılmış olduğu, maluliyet raporunun Yargıtay içtihatlarına uygun ve hüküm kurmaya elverişli bulunduğu, hesaplamada progresif rant yönteminin kullanılmasında hata bulunmadığı, geçici bakıcı giderinin sigorta poliçesi kapsamında olduğu, kusur raporunda çocuğun kusurunun değerlendirildiği, ayrıca anne ve babanın gözetim yükümlülüğünü yerine getirmediğinden bahisle indirim yapılmamasında hata bulunmadığı, sigorta şirketine başvuru tarihinden itibaren 8 işgünü sonrasının faiz başlangıcı olarak kabulünde hata bulunmadığı, vekalet ücretinin doğru belirlendiği gerekçesiyle davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; gerekli evrakla sigorta şirketine başvuru yapılmadığından dava şartı yokluğundan başvurunun usulden reddi gerektiğini, sunulan maluliyet raporunun yürürlükteki mevzuata uygun düzenlenmediğini, yetkili sağlık kuruluşundan alınmadığını, ATK'dan maluliyet raporu alınması gerektiğini, bakıcı giderinin teminat kapsamında olmadığını, fiilen bakıcı tutulduğu ispat edilmeden hesaplama yapılmasının hatalı olduğunu, tazminat hesaplamasının genel şartlar ekindeki yöntemle TRH-2010 Yaşam Tablosu ve % 1,8 teknik faiz kullanılarak yapılması gerektiğini, bakiye ömrün hesap tarihi itibariyle belirlenmesi gerektiğini, hesaplamanın aktüer siciline kayıtlı bilirkişiler tarafından yapılması gerektiğini, davacının 18 yaşına kadar gelir elde etmeyeceğinin düşünülmesi gerektiğini, faiz başlangıç tarihinin hatalı belirlendiğini, anne ve babanın bakım ve gözetim yükümlülüğünün hakem heyetince değerlendirilmeden hüküm kurulmasının hatalı olduğunu, aleyhe takdir edilecek vekâlet ücretinin AAÜT’de belirtilen vekâlet ücretinin 1/5’i oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu yaralanıp malul kalan davacı yayanın sürekli iş göremezlik tazminatı ile geçici bakıcı gideri talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu'nun 54 üncü maddesi, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Karayolları Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere ve geçici bakıcı gideri talebinin poliçe kapsamında olmasına, kusur oranının belirlenmesi bakımından alınan raporun hüküm kurmaya ve denetime elverişli bulunmasına, hesaplama yönteminde hata bulunmamasına, faiz başlangıcının yasaya uygun belirlenmiş olmasına göre davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. Haksız fiil sonucu çalışma gücünde kayıp olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması hâlinde, zararın kapsamının tespiti açısından geçici iş göremezlik süresi ile sürekli iş göremezlik oranının doğru bir şekilde belirlenmesi zorunludur. Söz konusu belirlemenin, bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikâyetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden kaza tarihinde yürürlükte bulunan mevzuata göre yapılması gerekir. 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 ilâ 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 ilâ 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 ilâ 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurul Raporları Hakkında Yönetmelik ve 20.02.2019 tarihinden sonra ise Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik yürürlükte olduğundan kaza tarihinde geçerli mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu düzenlenmelidir. Eldeki davada kaza, 02.06.2019 tarihinde meydana gelmiştir. Somut olayda; kaza neticesinde davacının maruz kaldığı yaralanmaya ilişkin olarak ... Üniversitesi Sağlık Uygulama Araştırma Hastanesi Adli Tıp Anabilim Dalı tarafından düzenlenen 04.09.2020 tarihli raporda, davacının kaza nedeniyle oluşan maluliyeti % 6 olarak belirlenmiştir. Anılan bu raporun tanziminde olay tarihinde yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelikte oran belirtilmediğinden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik'in 14 üncü maddesinin atfı ile 30.03.2013 tarihli Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre tespit yapıldığı belirtilmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakı eklenip (eksik varsa temini ile) dosyada bulunan sağlık kurulu raporları da irdelenmek ve bizzat muayene edilmek suretiyle kaza tarihinde yürürlükte olan Çocuklar İçin Özel Gereksinim Değerlendirilmesi Hakkındaki Yönetmelikte oran belirtilmediğinden Erişkinler İçin Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun şekilde bağlı oldukları mevzuat uyarınca sağlık kurulu raporu vermeye yetkili hastaneler veya sağlık kuruluşları tarafından çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetinden rapor alınıp sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması bozmayı gerektirmiştir. 3. 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci, Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik’in 16/13 üncü Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi (AAÜT)’nin 17/2 nci maddeleri bir bütün olarak yorumlandığında tarafların avukat ile temsil edildiği hâllerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücretinin, her iki taraf için de AAÜT’de yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biri olarak hükmolunması gerektiği anlaşılmaktadır. Bu itibarla; İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekâlet ücretine ilişkin olarak anılan mevzuat uyarınca maktu vekâlet ücretinin altında kalmamak kaydıyla asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin 1/5’i oranında vekâlet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi de doğru değildir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 22.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.