Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6170 E. 2024/540 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6170
- Karar No
- 2024/540
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/257 D.İş - 2022/257 SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2022/İHK-9082 (...'a velayeten ve kendi adına asaleten) DAVA TARİHİ : 08.09.2021 HÜKÜM/KARAR : Davacının ve Davalının İtirazının Reddine SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : K-2021/187618 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda, Uyuşmazlık Hakem Heyetince başvurunun kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili ve davacılar vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının ve davacıların itirazının reddine karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili dava dilekçesinde; davalı ... şirketi nezdinde Zorunlu Mali Mesuliyet (ZMMS) Sigorta Poliçesi ile sigortalı aracın 07.06.2021 tarihinde karıştığı trafik kazası sonucu yaya konumundaki ...’ın vefat ettiğini, müteveffanın eşi ve kızı olan başvuru sahiplerinin vefata bağlı zararları için başvurularına rağmen sigorta şirketinin ödeme yapmadığını belirterek belirsiz alacak davası olarak fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 5.000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatının tahsiline karar verilmesini talep etmiş; bedel artırım dilekçesiyle taleplerini ... için 112.502,28 TL ve ... için 32.289,21 TL olmak üzere toplam 144.791,49 TL’ye artırmıştır. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; eksik evrakla yapılan başvurunun usulden reddi gerektiğini, anne baba için pay ayrılması gerektiğini, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, kusur durumunun ve hesabın bilirkişi marifeti ile yapılması gerektiğini belirterek davanın reddini istemiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; dosya kapsamında alınan kusur ve aktüer bilirkişi raporlarını karara esas alarak davacıların taleplerinin kabulü ile ... için 112.502,28 TL ve ... için 32.289,21 TL olmak üzere toplam 144.791,49 TL destekten yoksun kalma tazminatının 12.07.2021 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalı ... şirketinden alınarak davacılara verilmesine karar vermiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına süresi içinde davacılar vekili ve davalı vekili itiraz emiştir. B. İtiraz Sebepleri Davacılar vekili itiraz dilekçesinde; müteveffaların hiçbir kusurunun olmadığını, araç sürücüsünün kusurlu olduğunu, hesap bilirkişi raporundaki aleyhe olan hususları kabul etmediklerini, müteveffanın çalışmakta olduğunu ve hesaplanan tutarın hukuka ve hakkaniyete aykırı olduğunu belirterek karara itiraz etmiştir. Davalı vekili itiraz dilekçesinde; başvurunun dava şartı eksikliği sebebiyle usulden reddi gerektiğini, TRH 2010 Yaşam Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılmasını, müteveffanın anne babası ve varsa eski eşi için destek payı ayrılarak hesaplamanın yapılmasını, dosyanın kusur bilirkişisine verilmesini talep ettiklerini, müterafik kusur durumunun araştırılmasını, başvuru sahibi lehine hükmedilecek vekalet ücretinin AAÜT’de belirlenen vekalet ücretinin 1/5’i olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; denetime elverişli bilirkişi raporu ile yapılan hesaplama kabul edilerek verilen Uyuşmazlık Hakem Heyeti kararına karşı davacılar vekilinin ve davalı vekilinin itirazlarının reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; öncelikle başvurunun usulden reddedilmesi gerektiğini, TRH 2010 Kadın/Erkek Tablosu ve %1,8 teknik faiz kullanılarak hesaplama yapılmasını, anne ve babanın payı ayrılmadan hesap yapıldığını, başvuran vekili lehine hükmedilecek vekâlet ücretinin 1/5 oranında hesaplanması gerektiğini belirterek kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) Poliçesi ile teminat altına alınan aracın karıştığı trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle ölenin desteğinden yoksun kalanların destekten yoksun kalma tazminatı talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 89, 90 ve 91 inci maddeleri, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 17 nci maddesi, Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme 1- Davalı vekilinin davacılardan ... lehine hükmedilen tazminata ilişkin temyiz talebi bakımından; 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30 uncu maddesinin 12 nci fıkrası gereği Sigorta Tahkim Komisyonlarının 40.000,00 TL'yi geçmeyen kararları kesindir. Miktar veya değeri kesinlik sınırını geçmeyen davalara ilişkin nihai kararlar, 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 362 nci maddesi uyarınca temyiz edilemez. Temyize konu edilen miktarın kesinlik sınırının altında kalması hâlinde anılan Kanun'un 366 ncı maddesi atfıyla aynı Kanun'un 352 nci maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekir. Dosya içeriğine göre; ihtiyari dava arkadaşı olan davacılardan ... lehine temyiz eden davalı aleyhine hükmedilen tazminata ilişkin miktar 32.289,21 TL olup kesinlik sınırı olan 40.000,00 TL'nin altında kalmaktadır. 2- Davalı vekilinin davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminata yönelik temyiz itirazlarına gelince; a) Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere; özellikle davacının desteğinin müterafik kusurlu sayılmasını gerektirir somut neden bulunmadığı gözetildiğinde bu nedenle tazminattan indirim yapılmayışında usulsüzlük görülmemesine göre, davalı vekilinin aşağıdaki bentlerin kapsamı dışındaki temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. b) Destekten yoksun kalma tazminatına esas zararın tespitinde, destekten yoksun kalanlara, ölenin sağlığında sağlamış olduğu/olacağı yardımın miktarı doğru şekilde belirlenmelidir. Dairemizin yerleşik uygulamasına göre; desteğin çocuğu yok ise gelirini eşi ile eşit paylaşacağı kabul edilerek gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı; desteğin çocuğu var ise destek ile eşin 2’şer, her bir çocuğun 1’er pay alacağı; desteğin eşi, çocuğu, ana ve babası var ise destek ile eşin 2’şer, çocuklar ile ana ve babanın 1’er pay alacağı kabul edilmektedir. Türk aile yapısıyla da uyumlu olan bu sistemde desteğin geliri aile bireyleri tarafından birlikte paylaşılmakta, aile bireyleri (özellikle çocuklar) arttıkça gelirden alınacak pay düşmekte, azaldıkça gelirden alınacak pay artmaktadır. Yine istikrarlı uygulamamız gereğince; çocukların pay dağılımından çıkması durumunda, bu çocuğun payı destek, eş ve diğer çocuklara dağıtılmakta, ana ve babaya verilmemektedir. Ana ve babadan birinin pay dağılımından çıkması hâlinde ise payı diğerine aktarılmakta, ana ve baba ile çocukların tamamının pay dağılımından çıkması durumunda ise desteğin gelirini eşi ile eşit paylaşacağı varsayımı ile gelirden destek ile eşin %50’şer pay alacağı kabul edilerek tazminat hesaplanmaktadır. Destek paylarını belirlerken desteğin gelirinin bir kısmını kendisine bir kısmını da eş, çocukları ile sağ olan ana ve babasına ayıracağı varsayıldığından destekten yoksun kalanlardan bir kısmının destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmadığı durumda, talepte bulunmayan kişilerin paylarının da hesaplamada göz önünde tutulması gerekmektedir. Somut olayda; desteğin davacı eşi ve kızı için hesaplama yapıldığı ancak davacı tarafından desteğin vefat ettiği tarihte babasının da sağ olduğunun beyan edildiği anlaşılmaktadır. Hakem Heyetince, eldeki uyuşmazlıkta destekten yoksun kalma tazminatı talebinde bulunmayan ve sağ olduğu beyan edilen babasının payı da ayrılarak destek paylarının belirlenmesi, daha sonra Dairemizin yerleşik uygulamaları ile belirlenen ve yukarıda ifade olunan destek payları esas alınmak suretiyle bilirkişiden ek rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) davacının talep edebileceği tazminat miktarının belirlenmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesis edilmiş olması doğru değildir. c) Davacılar desteğinin ev hanımı olduğu anlaşılmaktadır. Hükme esas alınan aktüer raporunda; davacının aktif çalışma devresi olarak kabul edilen süre için AGİ bedeli dahil edilmiş asgari ücret üzerinden hesaplama yapıldığı görülmektedir. Asgari geçim indirimi bedeli, fiili çalışmanın karşılığı olan bir ödeme olup, fiilen çalışmayan kişiler için efor kaybı tazminatı hesaplanırken ücrete dahil edilmesi mümkün değildir. Bu itibarla; ev hanımı olan ve gelir getirici bir işte fiilen çalışmayan destek nedeniyle tazminat hesabı yapılırken, tazminat hesabının yapıldığı tüm dönemlerde (aktif dönem olarak kabul edilen dönem için de) AGİ dahil edilmemiş asgari ücret üzerinden hesap yapılması gereklidir. Kaldı ki 01.01.2022 tarihi itibariyle Asgari Geçim İndirimi kaldırılmıştır. Açıklanan nedenlerle; davacılar desteğinin aktif dönemi olarak kabul edilen dönem için de AGİ dahil edilmemiş net asgari ücret üzerinden tazminat hesabının yapılması (pasif dönem hesabının kök rapordaki gibi yapılması) için rapor düzenleyen bilirkişiden ek rapor alınıp oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle yazılı biçimde karar verilmesi de bozmayı gerektirmiştir. d) 5684 sayılı Sigortacılık Kanunu'nun 30/17 nci maddesinde "Talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine hükmolunacak vekalet ücreti, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde belirlenen vekalet ücretinin beşte biridir." hükmü yer almaktadır. Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü fıkrasında (19.01.2016 tarihli ve 29598 sayılı Resmî Gazete'de yayımlanan Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'te Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik 6 ncı maddesi ile eklenen) "Tarafların avukat ile temsil edildiği hallerde, taraflar aleyhine hükmedilecek vekâlet ücreti, her iki taraf için de Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesinde yer alan asliye mahkemelerinde görülen işler için hesaplanan vekâlet ücretinin beşte biridir." düzenlemesi mevcuttur. Karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin (AAÜT) 17/2 nci maddesi ise "Sigorta Tahkim Komisyonları, vekalet ücretine hükmederken, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen ücretin altında kalmamak kaydıyla bu Tarifenin üçüncü kısmına göre avukatlık ücretine hükmeder. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine bu Tarifeye göre hesaplanan ücretin beşte birine hükmedilir. Konusu para ile ölçülemeyen işlerde, bu Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde asliye mahkemeleri için öngörülen maktu ücrete hükmedilir. Ancak talebi kısmen ya da tamamen reddedilenler aleyhine öngörülen maktu ücretin beşte birine hükmedilir. Sigorta Tahkim Komisyonlarınca hükmedilen vekalet ücreti, kabul veya reddedilen miktarı geçemez." şeklinde düzenlenmiştir. Bu durumda İtiraz Hakem Heyetince davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretine ilişkin olarak Sigortacılıkta Tahkime İlişkin Yönetmelik'in 16/13 üncü maddesinin uygulanması gerektiği gözönüne alınarak AAÜT'nin 13 ve 17 nci maddeleri gereğince, maktu vekalet ücretinin altında kalmamak kaydıyla, hesaplanan vekalet ücretinin 1/5'i oranında vekalet ücretine hükmedilmesi gerekirken, fazla vekalet ücretine karar verilmesi bozmayı gerektirmiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz dilekçesinin miktardan REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2-a) numaralı bendinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacı ...'a yönelik diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 3. Değerlendirme bölümünün (2-b, c, d) numaralı bentlerinde açıklanan sebeplerle davalı vekilinin davacı ...'a yönelik temyiz itirazlarının kabulü ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 17.01.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.