Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/6109 E. 2024/7853 K. – Tazminat
Konu: Tazminat
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/6109
- Karar No
- 2024/7853
- Karar Tarihi
- Konu
- Tazminat
İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/1651 E., 2022/111 K. DAVA TARİHİ : 22.02.2016 HÜKÜM/KARAR : Davanın Kabulü/Esastan Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İzmir 5. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2021/291 E., 2021/634 K. Taraflar arasındaki tazminat davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle;kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkiline ait taşıma işlerinde kullanılan kamyonun davalıya 2014-2015 tarihlerinde ve yenileme ile 2015-2016 tarihleri arasında ticari genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı olduğunu, aracın seyir halinde iken 24.12.2015 tarihinde elektrik aksamında çıkan yangın nedeni ile hasara uğradığını, davalının hasar bedelinin aracın kargo taşımasında kullanıldığından bahisle reddettiğini, ancak diğer poliçelerde böyle bir şart yokken davacıya bilgilendirme yapılmadan bu şekilde poliçe tanzim edilmesinin hatalı olduğunu belirtip, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 10.000,00 TL hasar bedelinin 12.01.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Davacı vekili talebini 130.000,00 TL olarak ıslah etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taleplerin zamanaşımına uğradığını, sigortalı aracın üçüncü kişinin işletilmesi sırasında hasara uğradığını, aracın kiralandığı kargo aracı olarak kullanıldığını, bu nedenle zararın teminat dışı kaldığını, kasko poliçesi özel şartları faaliyet klozu başlıklı klozda, sigortalı aracın sigortalı aracın kiralamaya konu olamayacağını, kargo aracı olarak kullanılamayacağını, aksi halde %80 tenzili muafiyet uygulanacağının belirtildiğini, davacının poliçenin kendilerine teslim edilmediğinin iddia ettiğini, ancak 18.03.2015 tarihinde düzenlenen poliçenin kaza tarihi 25.12.2015 tarihine kadarki 9 aylık süreçte davacıya teslim edilmediğinin iddia edilmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu, davanın kargo şirketine ihbarını talep ettiklerini savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davacının davalıya genişletilmiş kasko poliçesi ile sigortalı aracının 25.12.2015 tarihinde yangın neticesinde hasarlanması nedeni ile hasar bedeli talebinde bulunduğu, kaza ve dava tarihi arasında iki yıllık sürenin geçmediği bu nedenle taleplerin zamanaşımına uğramadığı, dosyaya alınan bilirkişi raporu ile aracın değerinin 150.000,00 TL olduğu, pert-total işleminin uygulanması gerektiği, aracın hasarlı hali ile 20.000,00 TL olduğu ve davacının alabileceği tazminat miktarının 130.000,00 TL olarak belirlendiği ayrıca aracın Aras kargo şirketine kiraya verildiğine ilişkin delil olmadığı, tenzili muafiyet hükümlerinin uygulanamayacağının belirtildiği, davacının talebini ıslah ettiği, davalının itirazı üzerine alınan ek rapor ile sigortacı acentesi tarafından daha önceki poliçede böyle bir klozun olmadığını beyan etmesi, davalının davacının imzasını içeren poliçe aslını ibraz etmemiş olması nedeni ile kök raporda değişikliğe gidilmediği, araç üzerinde dain-mürtehin kaydı bulunduğu, kayıt alacaklısına davaya muvafakat edip etmediğinin sorulduğu, verilen cevapta rehin kaydının devam etmediğinin belirtildiği gerekçesi ile davanın kabulüne, 130.000,00 TL hasar bedelinin 09.02.2016 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davalı vekili istinaf başvurusunda; sigortalı aracın üçüncü kişiye kiralanmış olup kargo aracı olarak kullanılmakta iken rizikonun gerçekleştiğini, kasko poliçesi özel şartlarında "faaliyet konusu " başlıklı klozda, sigortalı aracın hiçbir suretle kiralamaya konu olamayacağını, kargo aracı olarak kullanılamayacağını, aksi halde hasar bedeli üzerinden %80 muafiyet uygulanacağının belirtildiğini, davacının poliçeyi teslim aldıktan 9 ay süre boyunca susarak poliçeyi incelememiş olmasının müterafik kusur teşkil ettiğini, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (TTK) 1423/2 nci maddesi uyarınca sigorta ettirenin poliçeye 14 gün içerisinde itiraz etmediğini, bu sebeple artık poliçe hükümlerini kabul etmiş olduğunu belirterek istinaf başvurusunda bulunmuştur. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kasko poliçesine dayalı hasar bedeline ilişkin olduğu, taraflar arasında 18.03.2014-18.03.2015 yıllarını kapsayacak şekilde ticari genişletilmiş kasko sigorta poliçesi yapıldığı, daha sonra bu poliçenin 18.03.2015-18.03.2016 şeklinde yenilendiği ve yenilenen bu poliçede poliçeye konu aracın kurye/kargo olarak kullanılması halinde % 80 oranında tenzili muafiyet uygulanacağının belirtildiği, araçtaki yangının 24.12.2015 tarihinde yani poliçenin süresi içinde gerçekleştiği, davalının, her ne kadar 9 aylık süre içinde poliçenin teslim edilmediğinin ileri sürülmesinin hayatın olağan akışına aykırı olduğunu ileri sürmüş ise de öncelikle poliçenin davacıya teslim edildiğini ispat etmesi gerektiği, poliçenin yenileme poliçesi olduğu, önceki poliçede aracın kurye/kargo olarak kullanılması halinde % 80 oranında tenzili muafiyet uygulanacağının belirtildiğine dair özel şart yer almadığı, özel şartı ihtiva eden kazayı kapsayan yeni poliçenin davacıya teslim edildiğinin davalı tarafından ispat edilemediği, ilk derece mahkemesinin dain mürtehin kaydı nedeni ile rehin alacaklısının davaya muvafakat edip etmediğinin sorularak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği yönünde kaldırma kararı verildiği, sadece eksik hususların giderilmesi yönünde ilk derece mahkemesi kararının kaldırıldığı, mahkemenin yaptığı araştırma neticesinde rehin hakkının devam etmediğine dair dain-mürtehin alacaklısının cevap verdiği, ilk derece mahkemesi kararının yerinde olduğu, bilirkişi raporların usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesi ile davalının istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde istinaf talebinde ileri sürdüğü nedenler ile kararı temyiz etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davalı ... şirketi tarafından Genişletilmiş Kasko Sigorta Poliçesi ile teminat altına alınan davacıya ait aracın, 25.12.2015 tarihinde yanması sonucu meydana gelen hasar bedeli talebine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri ,6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1409 uncu maddesi, Kara Araçları Kasko Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere; 18.03.2014-18.03.2015 tarihleri arasında düzenlenen poliçede aracın kargo taşıması nedeni ile kullanılmasının tenzili muafiyet kapsamına alınmadığı, 18.03.2015-18.03.2016 tarihleri arasında düzenlenen yenileme poliçesine, aracın kargo taşımasında kullanılması halinde %80 oranında tenzili muafiyet uygulanacağı hükmünün eklenmiş olması ancak davacı tarafından imzalanmış yenileme poliçesinin dosyaya ibraz edilmemiş olmasına göre karar usul ve kanuna uygun olup davalı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının ONANMASINA,Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine,Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,18.09.2024 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.