Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5799 E. 2025/15137 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5799
- Karar No
- 2025/15137
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ : Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi 17. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/271 E., 2022/210 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Şanlıurfa 1. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2017/425 E., 2019/713 K.
Bölge Adliye Mahkemesi kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 31.07.2016 tarihinde müvekkilinin sevk ve idaresindeki motosikletle seyir halindeyken arkadan hızla gelmekte olan ve plakası tespit edilemeyen beyaz renkli bir aracın müvekkilinin seyir etmekte olduğu şeridi ihlal ederek sıkıştırması sonrası, direksiyon hakimiyetini kaybettiğini ve motosikleti ile bariyerlere çarptığını, meydana gelen kaza sonrasında müvekkilinin ağır yaralandığını ve neticede sakat kaldığını, .. Eğitim ve Araştırma Hastanesinin 03.01.2017 tarih ve .. defter no'lu engelli sağlık kurulu raporunun bulunduğunu, ancak vücut fonksiyonlarını daha büyük oranda yitiren müvekkilinin maluliyetinin daha fazla olduğunu belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla mutat işgalinden geri kalan ve çalışamayarak gelir kaybına uğrayan müvekkili için sürekli iş gücü kaybı nedeniyle 100,00 TL, geçici iş gücü kaybı nedeniyle 100,00 TL olmak üzere toplam 200,00 TL maddi tazminatın davalıya başvuru tarihini müteakip 8. iş günü bitimi tarihinden itibaren işleyecek yasal faiz ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep etmiş, davacı vekili, 03.10.2019 tarihli ıslah dilekçesiyle dava dilekçesindeki tazminat talebini 12.121,19 TL geçici iş göremezlik, 135.828,42 TL sürekli iş göremezlik olmak üzere toplam 147.949,61 TL'ye yükseltmiştir. II.CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; açılan davada KTK. md. 97'deki dava şartı yerine getirilmediğinden davanın reddi gerektiğini, müvekkili kurumca davacının zararı giderilerek ödeme yapıldığını, söz konusu kaza ile ilgili olarak müvekkilinin herhangi bir sorumluluğu kalmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davanın kabulü ile 12.121,19 TL geçici iş göremezlik, 135.828,42 TL kalıcı iş göremezlik tazminatının Güvence Hesabına başvuruyu izleyen 8. iş günü sonu olan 12.12.2016 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacı tarafa ödenmesine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararının süresi içinde davalı vekilince istinaf edilmesi üzerine; istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b/1. maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; müvekkili kurumun geçici iş göremezlik tazminatına ilişkin sorumluluğunun söz konusu olmadığını, müterafik kusur indirimi yapılması gerektiğini, müvekkili kurum tarafından 14.03.2017 tarihinde 84.299,00 TL ödeme yapıldığını, bu sebeple ödeme tarihindeki verilere göre hesaplama yapılarak karar verilmesi gerektiğini, maluliyet oranları arasındaki çelişkinin giderilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık; trafik kazasından kaynaklanan cismani zarar nedeniyle maddi tazminat talebine ilişkindir. 1-Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre davalı vekilinin diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2- Haksız fiil sonucu çalışma gücü kaybının olduğu iddiası ve buna yönelik bir talebin bulunması halinde, zararın kapsamının belirlenmesi açısından maluliyetin varlığı ve oranının belirlenmesi gerekmektedir. Söz konusu belirlemenin ise Adli Tıp Kurumu İhtisas Dairesi veya Üniversite Hastanelerinin Adli Tıp Anabilim Dalı bölümleri gibi kuruluşların çalışma gücü kaybı olduğu iddia edilen kişide bulunan şikayetler dikkate alınarak oluşturulacak uzman doktor heyetince, haksız fiilin gerçekleştiği tarihte yürürlükte olan mevzuat hükümleri dikkate alınarak yapılması gerekmektedir. Maluliyete ilişkin alınacak raporlar 11.10.2008 tarihinden önce Sosyal Sigorta Sağlık İşlemleri Tüzüğü, 11.10.2008 tarihi ile 01.09.2013 tarihleri arasında Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği, 01.09.2013 tarihi ile 01.06.2015 tarihleri arasında Maluliyet Tespiti İşlemleri Yönetmeliği, 01.06.2015 tarihi ile 20.02.2019 tarihleri arasında Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine, 20.02.2019 tarihinden sonra da Erişkinler için Engellilik Değerlendirmesi Hakkında Yönetmelik hükümlerine uygun olarak düzenlenmesi gerekir.Eldeki davada kaza tarihi 31.07.2016 dır. Somut olayda; Adli Tıp Kurumu Başkanlığı 3. İhtisas Dairesi' nden alınan 29.04.2019 tarihli raporda, Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümlerine göre davacının maluliyetinin %31.2 olduğu belirtilmiş ve mahkemece bu rapor hükme esas alınmıştır. Rapor, kaza tarihinde yürürlükte olan yönetmeliğe göre düzenlenmemiştir. Bu durumda İlk Derece Mahkemesince; davacının kazaya ilişkin tüm tedavi evrakları temin edildikten sonra, Adli Tıp Kurumu ya da üniversitelerin adli tıp anabilim dalı başkanlıklarından davacının bizzat muayenesi de yapılarak, yukarıda belirtilen açıklamalar ışığında ve olay tarihi itibariyle yürürlükte bulunan Özürlülük Ölçütü Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre, davacının kaza nedeniyle uğradığı çalışma gücü kaybı bulunup bulunmadığı ve varsa oranı konusunda ayrıntılı, gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınarak (usuli kazanılmış haklar gözetilmek suretiyle) sonucuna göre karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeyle, yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. 3-Hükme esas alınan aktüer raporunda sigorta şirketince yapılan ödemenin güncellenmiş hali ile mahsubu sonucu davacının bakiye sürekli iş göremezlik tazminatı alacağının 135.828,42 TL olduğu belirlenmiştir. Davacı taraf, davadan önce davalı tarafından ödenen 84.299,00 TL'nin gerçek zararın altında olduğunu iddia ederek tazminat talebinde bulunmuş; davalı ise, davadan önce yapılan ödemenin yeterli olduğu savunmasında bulunmuştur. Taraf iddia ve savunmalarına göre, davacı tarafın, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 111/2 maddesindeki yetersizlik iddiasında bulunduğu gözetilmek suretiyle tazminat hesabının yapılması gerektiği açıktır. Zarar sorumlusu davalı tarafından ödenen bedellerin ödeme tarihi itibariyle yeterli olup olmadığının belirlenmesi için; öncelikle, ödeme tarihindeki verilere göre tazminat hesabının yapılması ve hesaplanan bu bedel ile davalı tarafından ödenen bedel arasında fahiş fark olup olmadığının saptanması; fahiş fark tespitinin yapılması halinde, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanacak tazminattan, zarar ve yararın denkleştirilmesi ilkesi gereğince, davadan önce davalının ödediği bedellerin yasal faiziyle güncellenmiş değerleri düşülerek sonuç tazminatın belirlenmesi gerekir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, anılan biçimde herhangi bir hesaplama yapılmamış; sadece, hesap tarihindeki verilere göre hesaplanan bedelden, davalı ödemelerinin güncel değerlerinin düşülmesiyle yetinilmiştir. Rapor bu yönden hükme esas almaya elverişli olmadığından, bu rapora göre karar verilmesi doğru görülmemiştir. VI. KARAR 1. Değerlendirme bölümünün (1) numaralı bendinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin diğer temyiz itirazlarının REDDİNE, 2. Değerlendirme bölümünün (2) ve (3) numaralı bentlerinde açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile Bölge Adliye Mahkemesi kararının ORTADAN KALDIRILMASINA, İlk Derece Mahkemesi kararının BOZULMASINA, Peşin alınan temyiz harcının istek hâlinde davalıya iadesine, Dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, bozma kararının bir örneğinin kararı veren Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 05.11.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.