Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/578 E. 2024/11315 K.

Konu: Tasarrufun İptali

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/578
Karar No
2024/11315
Karar Tarihi
Konu
Tasarrufun İptali

MAHKEMESİ : Bursa Bölge Adliye Mahkemesi 10. Hukuk Dairesi SAYISI : 2020/1193 E., 2021/1392 K. HÜKÜM/KARAR : Red/ Red İLK DERECE MAHKEMESİ : Bursa 10. Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2019/278 E., 2020/119 K. Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince istinaf başvurusunun esastan karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikte ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü. I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkili ile davalılardan ...'ün evlilik birliği devam ederken, davalı ...'le birlikte olmaları nedeni ile boşandıklarını, borçlu ... hakkında yapılan takibin sonuçsuz kaldığını, borçlunun mal kaçırma amacı ile dava konusu taşınmazını 16.01.2018 tarihinde davalı ...'e devrettiğini belirterek, bu tasarrufun iptaline karar verilmesini karar verilmesi talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı ... cevap dilekçesinde; davacının iddiasını teyid ederek, davayı kabul ettiğini belirtmiştir. 2.Davalı ... vekili cevap dilekçesinde , müvekkili ile davalı ... arasında husumet olduğunu, aralarında ceza ve hukuk davaları bulunduğunu, dava dayanağı alacağın gerçek olmadığını, davanın haksız olduğunu belirterek, davanın reddine talep etmiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, tasarrufun iptali davalarının dinlenebilmesi için öncelikle davacının borçludaki alacağının gerçek alacak olması gerektiği, yapılan incelemede davaya konu alacağın sebebinin bono olduğu, dosya kapsamında davacının takip dayanağı bono da belirtilen miktarda davalı/borçludan alacaklı olduğunun ispat edilemediği vicdani kanaat oluştuğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri Davacı vekili istinaf dilekçesinde , yapılan takip sırasında davalı borçlu Muhammet'in malvarlığı tesbit edilemediğini, davalı ...'in daireyi muvazaalı olarak devrettiğini, davalı ...'in ev hanımı olduğunu, geliri olmadığını, davalı ...'in cevap dilekçesinde davacı iddialarını kabul ederek taşınmazı davalı ...'e kendisinin mal kaçırmak kasdı ile aldığını ikrar ettiğini, mahkemece deliller toplanmadan, tanık ...'ü dinlemeden, ilişkiyi belgeleyen fotoğraf, kayıtlar ve banka hesap ekstreleri celbedilmeden, banka kayıtları üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verildiğini, davalı ...'in beyanında geçen takıların miktarı ve değerinin tesbit edilmediğini, davalı ...'in ikrarı ile delillerin toplanması kuralı dikkate alınmadan karar verildiğini, İİK.'nun 277 nci ve devamı maddelerinde hakime takdir yetkisi tanınmadığını belirterek, İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile, davacı tarafından takip konusu alacağın varlığına dayanak ibraz edilen faturaların davalı borçlu tarafından tahsil edildiğine dair belge ibraz edilmediği, fatura bedellerinin takip dayanağı bono bedeli ile örtüşmediği, davalı borçlunun cevap dilekçesi ve 13.12.2019 tarihli duruşmada davacıdan borç aldığını bildirdiği, fatura bedellerinin tahsiline ilişkin herhangi beyanının bulunmadığı, davalı borçlunun 09.03.2020 tarihli beyan dilekçesinde ise, davacı tarafın ibraz ettiği fatura bedellerinin kendisi tarafından alındığı, ayrıca davacının takılarına karşılık takip konusu bonoyu verdiğine ilişkin beyanlarının dava aşamalarındaki beyanları ile çelişkili olduğu, davacı ve davalı borçlu arasında alacak borç ilişkisine ilişkin delil olmadığı, mahkemece davalı borçlunun beyanlarına itibar edilmeyerek davacının takip dayanağı bono nedeniyle davalı borçludan alacaklı olduğunun ispat edilemediği kanaatiyle davanın dava şartı yokluğundan reddine karar verilmesinin usul ve yasaya uygun olduğu anlaşıldığı gerekçesi ile istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçelerinde, istinaf dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaları yenileyerek, kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, İİK'nın 277 ve devamı maddelerine dayalı olarak açılan tasarrufun iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere boşanmadan sonra davacı ile borçlunun birlikte yaşamaya devam ettiğinin anlaşılmış bulunmasına göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekili tarafından temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,20.11.2024 tarihinde birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/578, K. 2024/11315, T. 20.11.2024, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-578-e-2024-11315-k-ee93432423c2