Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5545 E. 2023/11288 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5545
Karar No
2023/11288
Karar Tarihi

İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2022/250 E.- 2022/253 K. SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU İTİRAZ HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/İHK-45611 HÜKÜM/KARAR : Kısmen Kabul/İtirazın Kısmen Kabulü SİGORTA TAHKİM KOMİSYONU UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ SAYISI : 2021/149914 Taraflar arasındaki sigorta tahkim yargılaması sonunda Uyuşmazlık Hakem Heyetince davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Karara davalı vekili tarafından itiraz edilmesi üzerine, İtiraz Hakem Heyetince davalının itirazlarının kısmen kabulüne karar verilmiştir. İtiraz Hakem Heyeti kararı davalı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I.DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davacının maliki olduğu araç ile davalıca zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile sigortalı aracın 19.02.2021 tarihinde karıştığı çift taraflı maddi hasarlı trafik kazası sonucu davacının aracının hasara uğradığını belirterek fazlaya dair hakları saklı kalmak kaydı ile şimdilik 5.000,00 TL hasar bedeli, 761,00 TL ekspertiz ücreti ile 1,00 TL araç değer kaybı olmak üzere toplam 5.762,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiş; ıslahla talebini 43.000,00 TL hasar bedeli tazminatına yükseltmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; hasar onarım hesabında basit bir onarımla hasarı giderilebilecek olan parçanın değişim olarak gösterilmesinin yerinde olmadığını, başvuranın aracı müvekkili şirkete inceleme imkanı tanımadığını, Genel Şartlara göre hasar onarım bedelinin eş değer parça fiyatı esas alınarak yapılması gerektiğini, sundukları faturalardan da anlaşılacağı üzere parçaların hiçbirinin “yan sanayi” ürünü olmadığını, aracın parçalarının tümünün orijinal parça/eşdeğer parçalar ile değiştirildiğini, aracın onarımı mümkün değil ise eşdeğer parça ile değişimin yapıldığını, bu şekilde de değişim yapılması mümkün değil ise orijinal parça ile değişim yapılabileceğini, değer kaybının kaza tarihindeki rayiç bedel dikkate alınarak belirlenmesi gerektiğini, davalının poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, avans faizi talebinin yerinde olmadığını ve ancak dava tarihinden itibaren faiz talep edilebileceğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirtmiştir. III. UYUŞMAZLIK HAKEM HEYETİ KARARI Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; kaza tespit tutanağına ve alınan kusur bilirkişi raporuna göre davalıca sigortalı araç sürücüsünün %75 oranında kusurlu olduğu, 25.09.2021 tarihli bilirkişi raporunun hükme esas alınabileceği, ancak hesaplamada uygulanan iskonto oranının yüksek olduğu, %15 oranında iskonto uygulanması gerektiği, neticeten 53.273,88 TL hasar bedelinin olduğu, davacının ıslah dilekçesinin ve poliçe limitinin dikkate alındığı, fatura karşılığında ekspertiz ücreti ödendiğinden ekspertiz ücretinin kabulü gerektiği, poliçe teminat limitinin dolması nedeniyle değer kaybı talebinin reddi gerektiği gerekçesiyle, davanın kısmen kabulüne, 43.761,00 TL tazminatın yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, bakiye kısmın reddine karar verilmiştir. IV. İTİRAZ A. İtiraz Yoluna Başvuranlar Uyuşmazlık Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili itiraz başvurusunda bulunmuştur. B. İtiraz Sebepleri Davalı vekili itiraz dilekçesinde; hasar onarım hesabında basit bir onarımla hasarı giderilebilecek olan parçanın değişim olarak gösterilmesinin yerinde olmadığını, başvuranın aracı müvekkili şirkete inceleme imkanı tanımadığını, Genel Şartlara göre hasar onarım bedelinin eş değer parça fiyatı esas alınarak yapılması gerektiğini, sundukları faturalardan da anlaşılacağı üzere parçaların hiçbirinin “yan sanayi” ürünü olmadığını, aracın parçalarının tümünün orijinal parça/eşdeğer parçalar ile değiştirildiğini, aracın onarımı mümkün değil ise eşdeğer parça ile değişimin yapıldığını, bu şekilde de değişim yapılması mümkün değil ise orijinal parça ile değişim yapılabileceğini, hesap raporunda eksik inceleme yapıldığını, ekspertiz ücretinden davalının sorumlu olmadığını, kaldı ki bu ücretin fahiş olarak hükmedildiğini, faiz talebinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava tarihinden itibaren hüküm altına alınabileceğini, davacının eksik evrakla başvurusu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini ve davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek karara itiraz etmiştir. C. Gerekçe ve Sonuç İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; hesaplamanın yerinde olduğu, TOBB 2021 yılı ekspertiz ücret tarifesinde “Binek, Hafif Ticari ve Motosiklet için 274,50 TL’den az ve 1.344,48 TL’den fazla olmamak üzere tespit edilen hasar tutarının %1,5’i" şeklinde düzenleme olduğu, davalıdan tahsiline karar verilen 43.000,00 TL hasar onarım bedeli gözetilerek başvuranın talep edebileceği ekspertiz ücretinin hesaplandığı, ekspertiz ücretinin 645.00 TL ( 43.000,00 TL/ 100 X % 1.5 = 645,00 TL) olarak bulunduğu, ekspertiz raporu ücretinin yargılama gideri olarak hüküm altına alınması gerektiği, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin maktunun altında kalmamak üzere nisbi vekalet ücretinin 1/5'i oranında olması gerektiği gerekçesiyle davalının itirazlarının kısmen kabulüne, esas hakkında hüküm tesis edilerek davanın kısmen kabulüne, 43.000,00 TL hasar onarım bedelinin yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline, 1,00 TL değer kaybı talebinin reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İtiraz Hakem Heyetinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı vekili temyiz dilekçesinde; hasar onarım hesabında basit bir onarımla hasarı giderilebilecek olan parçanın değişim olarak gösterilmesinin yerinde olmadığını, başvuranın aracı müvekkili şirkete inceleme imkanı tanımadığını, Genel Şartlara göre hasar onarım bedelinin eş değer parça fiyatı esas alınarak yapılması gerektiğini, sundukları faturalardan da anlaşılacağı üzere parçaların hiçbirinin “yan sanayi” ürünü olmadığını, aracın parçalarının tümünün orijinal parça/eşdeğer parçalar ile değiştirildiğini, aracın onarımı mümkün değil ise eşdeğer parça ile değişimin yapıldığını, bu şekilde de değişim yapılması mümkün değil ise orijinal parça ile değişim yapılabileceğini, hesap raporunda eksik inceleme yapıldığını, KDV bedelinden ve iskontodan davalının sorumlu olmadığını, faiz talebinin reddi gerektiğini, kabul anlamına gelmemekle birlikte dava tarihinden itibaren hüküm altına alınabileceğini, davacının eksik evrakla başvurusu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilmesi gerektiğini, davalının poliçe limitiyle sınırlı olarak sorumlu olduğunu, davalı tarafından davacıya icra dosyasında yapılan 2.200,00 TL değerindeki ödemenin hesaplamada dikkate alınması ve mahsubu gerektiğini, davacı lehine hükmedilecek vekalet ücretinin 1/5 oranında olması gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık; davacının maliki olduğu araç ile davalı ... tarafından Karayolları Motorlu Araçlar Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası (ZMSS) poliçesi ile teminat altına alınan aracın 19.02.2021 tarihinde karıştığı çift taraflı trafik kazası sonucu davacının aracının hasara uğramasından kaynaklanan hasar bedeli tazminatı, değer kaybı tazminatı ile ekspertiz ücreti istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85, 86, 90 ve 91'inci maddeleri, Zorunlu Mali Sorumluluk Sigortası Genel Şartları. 3. Değerlendirme Temyiz olunan nihai kararların bozulması 6100 sayılı Kanun'un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına, davacı lehine hükmedilen vekalet ücretinin isabetli olmasına, hesap raporunun yerinde olmasına, davalıca yapıldığı iddia edilen ödemenin ispat edilememiş olmasına, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesinin teminat limitinin aşılmamış olmasına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davalı vekilinin temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan İtiraz Hakem Heyeti kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz eden davalıya yükletilmesine, Dosyanın mahkemeye gönderilmesine, 24.10.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5545, K. 2023/11288, T. 24.10.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5545-e-2023-11288-k-a6c9108b70be