Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5508 E. 2023/630 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5508
Karar No
2023/630
Karar Tarihi

MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2021/218 E., 2021/503 K. HÜKÜM/KARAR : Kabul Taraflar arasında görülen tasarrufun iptali davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Dairece, mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kabulüne karar verilmiştir. Mahkeme kararı davalı ... vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda 18.01.2023 tarihinde duruşma yapılmasına ve duruşma gününün taraflara davetiye ile bildirilmesine karar verilmiştir. Belli edilen gün ve saatte gelen davacı vekili Avukat ... ile davalı ... vekili Avukat ... geldiler davacı ve davalı ... vekilinin sözlü açıklamaları dinlenildikten sonra 18.01.2023 gününde tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor dinlenerek dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı borçlu ... hakkında takip başlatıldığını, takibin semeresiz kaldığını, borçlunun dava konusu taşınmazlarını önce davalı ...'e devretmiş o da diğer davalılara devrettiğini belirterek, bu tasarrufların iptalini talep etmiştir. II. CEVAP Davalılar vekili, davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2015 tarihli ve 2010/248 Esas, 2015/152 Karar sayılı kararıyla; satışın muvazaalı olduğu ispatlanmadığı gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir. IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. İlk Derece Mahkemesinin 04.06.2013 tarihli ve 2010/248 Esas, 2015/152 sayılı kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. 2. Yargıtay (kapatılan) 17. Hukuk Dairesi 19.01.2021 tarih ve 2019/493 Esas, 2021/181 Karar sayılı ilamında , "... 1..davacının dava dilekçesinde 474 ada 337, 338, 339, 340, 341, 342, 343, 344, 346, 347, 348 parseller ile 474 ada 737, 739, 740, 741 sayılı parselleri dava konusu yaptığı, bu parsellerin davalı üçüncü kişi ...'e satışından sonra el değiştirmediği, davaya dahil edilen ..., ... ve ... devir aldığı taşınmazların dava konusu taşınmazlar olmadığının gelen tapu kayıtları ile sabit olduğundan anılan davalılar yönünden davanın reddine yerinde görülmekle davacı vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışındaki temyiz itirazlarının reddine 2..Davalı üçüncü kişinin borçlu ile ticari ilişkisi olduğu ve taşınmazların ödenmeyen borçlarına karşılık olarak verildiği, davalı ...'in savunmasında kabul edilen bir olgudur. Buna göre davalı üçüncü kişi, borçlu ...'la ticari ilişkisi nedeni ile borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve alacaklılarını ızrar kastını bildiği veya bilmesi gereken kişilerden olduğu sabit olduğundan tasarrufun İİK'nun 280/1 maddesi gereğince iptaline karar verilmesi gerekirken hatalı değerlendirme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırıdır." gerekçesi ile bozulmuştur. B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar İlk Derece Mahkemesi, yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararında, davalı ... yönünden davanın kabulüne, davaya dahil edilen dahili davalılar ..., ... ve ...'ın devir aldığı taşınmazların dava konusu taşınmazlar olmadığının gelen tapu kayıtları ile sabit olduğundan, anılan davalılar yönünden davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davalı ... vekili temyiz dilekçesinde, borcun doğum tarihinin 2004 olarak kabulünün hatalı olduğunu, 15.05.2006 tarihli protokol olması gerektiği, alacağın gerçek olmadığı, dava dayanağı çek keşide tarihlerinde düzeltmenin ...'ye ait olmadığı yönünde dava açıldığını, takibin talikine karar verildiğini, Yargıtay aşamasında borçlu ...'nin davadan feragat ettiğini, bu feragatin iptali için Silivri 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 2021/584 Esas sayılı dosyasından dava açtıklarını, bu davanın bekletici mesele yapılmadığından kararın bozulmasına talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, dava konusu taşınmazın muvazaalı olarak satışının yapılıp yapılmadığı, davanın kabulü kararının eksik incelemeye ve hatalı değerlendirmeye dayalı olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 2. İlgili Hukuk 2004 sayılı İcra İflas Kanunu'nun 277 ve devamı maddeleri. 2. Değerlendirme 1. Tarafların iddia, savunma ve dayandıkları belgelere, uyuşmazlığın hukuki nitelendirilmesi ile uygulanması gereken hukuk kurallarına, dava şartlarına, yargılamaya hâkim olan ilkelere, ispat kurallarına ve temyiz olunan kararda belirtilen gerekçelere göre, davalı ... vekilinin aşağıdaki paragragın kapsamı dışındaki sair temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. 2. İcra ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır. Davacının, iptal davası sabit olduğu takdirde, tasarruf konusu mal üzerinde cebri icra yolu ile hakkını almak yetkisini elde eder ve tasarruf konusu taşınmaz mal ise, davalı üçüncü şahıs üzerindeki kaydın düzeltilmesine gerek olmadan o taşınmazın haciz ve satışını isteyebilir (İİK.md.283/1).Tasarrufun iptali davasının kabulü halinde sadace borçlu tarafından yapılan tasarrufun kesinleşen takip konusu alacak ve ferileri ile sınırlı olarak iptali gerekmektedir. Somut olayda, davacı ...'ün aynı alacak nedeni ile diğer borçlular aleyhinede tasarrufun iptali davaları açmış olduğundan, bu davalardan yapılacak tahsilatlarında dikkate alınması gerektiğinden, hükme tahsilde tekerrür olmamak üzere ifadesininde yazılması gerekirken, bu hususun göz ardı edilmesi usul ve yasaya aykırı olmuştur. Ne var ki bu yanlışlığın giderilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'na (6100 sayılı Kanun) eklenen Geçici Madde 3 atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 438 inci maddesinin yedinci fıkrası uyarınca temyiz olunan Mahkeme kararının düzeltilerek onanması gerekir. VI. KARAR: Açıklanan sebeplerle; 1. Davalı ... vekilinin diğer temyiz itirazlarının reddine, 2. Davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün 1. bendindeki "CEBRİ İCRA YETKİSİ TANINMASINA," ifadesinden önce gelmek üzere "tahsilde tekerrür oluşturmayacak şekilde" ibaresinin yazılması suretiyle kararın DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 8.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalı ...'a verilmesine, İstek halinde peşin alınan temyiz harcının davalı ...'a iadesine, 18.01.2023 gününde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5508, K. 2023/630, T. 18.01.2023, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5508-e-2023-630-k-61b8745184cb