Yargıtay · 11. Hukuk Dairesi
Yargıtay 11. Hukuk Dairesi 2011/1217 E. 2012/8611 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 11. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2011/1217
- Karar No
- 2012/8611
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Elazığ 2. Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 16/09/2010 tarih ve 2008/447-2010/298 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin 06/09/2006 tarihli protokolle davalı ... San. ve Tic.A.Ş. deki hisselerini 650.000 TL bedelle davalı ...'a devrettiğini, hisse bedelinin 220.000 TL' sinin peşin ödendiğini, davalının bakiye 430.000 TL için yetkilisi ve ortağı bulunduğu diğer davalı ... Yem San. Tic. Ltd. Şti.ne ait 17 adet çek verdiğini,ancak çeklerin karşılığı çıkmadığı gibi, yapılan takiplerin de sonuçsuz kaldığını, yapılan araştırmada davalı ..... Ltd. Şti.nin borcu ödememek amacıyla şirkete ait araçları (2),(5) ve (6) nolu davalılara devrettiğinin öğrenildiğini, şahsi sorumluluktan kurtulmak amacıyla bakiye borç için şirket çekleri veren davalı ...'in hisseleri şirket adına alması gerekirken kendi adına aldığını, öte yandan çek borçlusu davalı ... Yem San. Tic. Ltd. Şti.ne ait araçların mal kaçırmak kastıyla muvazaalı olarak diğer davalılara devredildiğini ileri sürerek, hisse devri işleminin ve davalı ... tarafından diğer davalılara yapılan araç satışlarının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili,davacının hisselerini şirkete değil müvekkiline devrettiğini, hisse bedelinin bir kısmının peşin ödendiğini, bakiye kısmı için davacının muvaafakati ile Karabulut Yem San. Tic. Ltd. Şti.ne ait çeklerin verildiğini, hisse bedelinin bakiyesinin taksitlerle ödeneceğinin kararlaştırıldığını, nitekim çek tarihlerinin de buna göre belirlendiğini, ancak davacının sözleşmeye aykırı olarak çekleri taksit tarihlerinden önce ibraz ve takibe koyarak ödenmesini imkansız hale getirdiğini, araç satışlarının muvazaalı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı ... vekili, müvekkilinin satışının iptali istenen... plakalı aracı iyiniyetli 3. kişi olarak satın aldığını, taraflar arasındaki hisse satışından bilgisinin bulunmadığını savunmuştur. Diğer davalılar davaya cevap vermemişlerdir. Mahkemece, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre, davacının kendisine ait hisseleri protokelle davalı ...'a devrettiği, basiretli bir tacir gibi davranması gereken davacının, bakiye hisse bedeli için aldığı çeklerin şirket çeki olduğunu ve bundan dolayı hisseleri devralan davalı ...'in şahsi sorumluluğunun olmayacağını bilmesi gerektiği, davalı ...'in davacıyı yanıltacak şekilde hile kullandığının ispatlanamadığı,öte yandan, davalı ... Ltd. Şti.nin ikisi takipten önce, biri takipten 1 gün sonra olmak üzere 3 adet aracını diğer davalılara devrettiği anlaşılmakta ise de, araçların ödeme emri davalıya ulaşmadan devredildiği,davalıların, borçlunun mali durumunu ve zarar verme kastını bildiklerinin veya bilinmesi gerektiğinin ispatlanamadığı, kaldı ki davalıların davalı ... Ltd. Şti'nin ticari emtiasının tamamını veya önemli bir kısmını devralmadıklarından İİK. 280/3 maddesindeki ızrar kastıyla hareket karinesinin gerçekleşmediği gerekçesi ile, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. 1-Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına, göre,davacı vekilinin aşağıda (2) nolu bent dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı ....Yem San.Tic Ltd. Şti.ne ait araçların davalılar ...,... ve ...'ne yapılan satışların iptali yönelik temyiz incelemesine gelince,bu davalılar hakkındaki dava İİK’nun 277 vd. maddelerine dayalı tasarrufun iptali istemine ilişkindir. İcra ve İflas Kanununun 277. ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz yada iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da “iyiniyet kurallarına aykırılık” nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktadır. Borçlunun aciz ya da iflasından önce yaptığı iptale tabi tasarrufları, üç grup altında ve İİK’in 278, 279 ve 280. maddelerinde düzenlenmiştir. Ancak, bu maddelerde iptal edilebilecek bütün tasarruflar, sınırlı olarak sayılmış değildir. Kanun, iptale tabi bazı tasarruflar için genel bir tanımlama yaparak hangi tasarrufların iptale tabi olduğu hususunun tayinini hakimin takdirine bırakmıştır (İKK.md.281). Bu yasal nedenle de, davacı tarafından İİK’nın 278, 279 ve 280. maddelerden birine dayanılmış olsa dahi mahkeme bununla bağlı olmayıp diğer maddelerden birine göre iptal kararı verebilir. (Y.HGK25.11.1987 Tarih, 1987/15-380 Esas ve 1987/872 Karar sayılı İlamı ). Denilebilir ki, borçlunun iptal edilebilecek tasarrufları, alacaklılardan mal kaçırılmasına yönelik olarak yapılan ivazsız veya aciz halinde yapılan tasarruflar ile alacaklarına zarar verme kastıyla yapılan tasarruflardır. Bu genel açıklamadan sonra somut olaya gelince, dosyadaki bilgi ve belgelerden davacının devrettiği hisse bedeli alacağının bir kısmının davalı ....Yem San.Tic Ltd. Şti tarafından düzenlenmiş çeklerle ödenmesinin taahhüt edildiği, satışının iptali istenen araçların ise hisse devri protokolünden sonra ve/fakat icra takiplerinden kısa bir süre önce davalılara satıldığı anlaşılmaktadır.Öte yandan alacağa mahsuben yapılan satışlar İİK'nun 279/2. maddesi uyarınca iptal nedenidir. Mahkemece, yazılı gerekçeyle tasarrufun iptali isteminin reddine karar verilmiş ise de, yapılan araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir.Bu durumda,mahkemece, araç satışı yapan davalı şirket ile alıcı davalı şirket arasında organik bağ olup olmadığı, davalı şirket yetkilisi davalı ... ile diğer davalı gerçek kişiler arasında akrabalık, tanıdıklık, komşuluk, iş ilişkisi bulunup bulunmadığı,alacağa mahsuben yapılmış bir satış olup olmadığı vs. hususlarında tarafların göstereceği deliller toplanıp, yukarıda yapılan açıklamada belirtildiği üzere yalnızca İİK'nun 280. maddesindeki düzenleme değil, aynı yasanın 278 ve 279. maddeleri de değerlendirilerek sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı olarak hüküm tesisisi doğru görülmemiş ve bozmayı gerektirmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin sair temyiz itirazlarının REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacı yararına BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 23/05/2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.