Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5405 E. 2025/8520 K.

Mahkeme
Yargıtay
Daire
4. Hukuk Dairesi
Esas No
2022/5405
Karar No
2025/8520
Karar Tarihi

MAHKEMESİ : Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 25. Hukuk Dairesi SAYISI : 20210248 E., 2022/293 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, dosya eksiklik talebi üzerine idare mahkemesi dosyasına ilişkin eksikliğinin giderildiği anlaşılmakla, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; ...u Genel Müdürlüğü (Mülga) Denizli Bölge Müdürlüğüne bağlı ... müdürü ...'ın 01.08.2012 tarihinde yurt müdürlüğü hizmet binası içerisinde yurt müdür yardımcısı ...'i tabancayla vurup akabinde intihar etmesiyle idarenin her iki personelinin de vefat ettiğini, yapılan adli soruşturma neticesinde takipsizlik kararı verildiğini, ... mirasçılarının ... 1. İdare Mahkemesinin 2014/589 esas sayılı dosyasında açtıkları davada verilen karar sonucu 25.12.2017 tarihinde 654.711,74 TL ödeme yapıldığını, dosyanın temyiz aşamasında olduğunu, ödenen tazminatın dönemin ... Genel Müdürü olan davalıdan rücuen tahsili gerektiği gerekçesiyle fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla 654.711,74 TL'nin ödeme tarihi olan 25.12.2017 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; zamanaşımı def'inde bulunulduğunu, tam yargı davasının müvekkiline ihbar edilmediğini, idare mahkemesi kararının kesinleşmesinin beklenilmesi gerektiğini, olayda müvekkilinin herhangi bir kusuru bulunmadığını, olayla davalının herhangi bir davranışı arasında illiyet bağı bulunmadığını, davalının inisiyatifi dışında gelişen ve üçüncü kişiler arasında geçen elim bir vaka olduğunu belirterek davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davalının olayın gerçekleştiği dönemde ... Müdürü olarak görev yaptığı, ... ... Müdürü ... tarafından müdür yardımcısı ...'in vurularak akabinde kendisinin intihar etmesi şeklinde gerçekleşen olayda davalının herhangi bir eyleminin bulunmadığı, adam öldürme olayı ile davalının genel müdür olarak görev yapması ve ...'in tayin başvurusunun reddedilmesi arasında herhangi bir illiyet bağının bulunmadığı, bu sebeple davalının meydana gelen olaydan sorumlu olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine; Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile ... 1. İdare Mahkemesinin 26/09/2017 tarih 2014/589 Esas, 2017/1689 Karar sayılı kararın gerekçesinde ... ile ... arasında husumet olduğu ve husumetin davalı idare tarafından da bilindiğinin açık olduğu, buna rağmen husumetin giderilmesi için idare tarafından kendiliğinden herhangi bir tedbir alınmadığı gibi ...'in tayin talebinin karşılanmadığı, davalı idarenin yurt idaresinde etkin görevleri bulunan iki personeli arasındaki sorunu çözme konusunda sorumluluğu ve imkanı bulunduğu halde bu sorumluluğunu yerine getirmeyerek zarar doğurucu davranışta bulunduğu, yürütülen hizmetin kötü işlemesi nedeniyle meydana gelen zararda davalının tazminle yükümlü olduğunun belirtildiği, kararın istinaf incelemesi sonucunda ... Bölge İdare Mahkemesi 6. İdare Dava Dairesi'nin 05.02.2019 tarih, 2017/2072 Esas, 2019/164 Karar sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği, dosyanın temyiz aşamasında olduğu, ... Teftiş Kurulu Başkanlığının 31.05.2013 gün, 25/08 sayılı inceleme raporu incelendiğinde, soruşturma konusunun olay nedeniyle vefat eden şahısların tayin talebine ve müfettiş raporlarına rağmen işlem yapılmaması nedeniyle Personel Dairesi Başkanı ... ve ... İşletme Başkanı ... hakkındaki iddiaların soruşturulması ve sorumluların tespiti konusunda yapılan teftişte 20.11.2011 tarih, 43/1 sayılı soruşturma raporu ile ...'in başka bir yere tayininin teklif edildiği, tayin teklifine istinaden 2012 içerisinde yapılan yönetim kurulu toplantısından önce, o dönem ... Başkanı olan ... tarafından kendisine sunulan yönetim kurulu atamaları hazırlık listelerinde ...'in de yer aldığı ancak ... Yurdu'nun büyük yurt müdürlüklerinden olması ve eğitim öğretim devam ederken ani bir kararla adı geçen müdür yardımcısının başka bir yurda tayin edilmesi durumunda yurt müdürlüğünde idari boşluk oluşabileceği endişesiyle tayininin Eylül 2012 ayında yapılmasının planlandığı, iki görevlinin ölümüyle sonuçlanan süreçte ...'in herhangi bir ihmal ya da sorumluluğunun bulunmadığı, ... Dairesi Başkanı ...'ın ise tayin talep ve teklifleri ile ilgili herhangi bir görev, yetki ve sorumluluğu olmadığı gibi adı geçenin ihmal ya da sorumluluğunun olduğuna dair herhangi bir delilin bulunmadığı anlaşıldığından haklarında herhangi bir işlem yapılmasına yer olmadığı yönünde rapor düzenlendiği, kurumun zararına sebebiyet veren olayda, yurt müdür yardımcısı olan ... ile yurt müdürü ... arasında yurt idaresi ve benzeri konulardaki görüş ve uygulama ayrılıklarının zamanla husumete dönüştüğü, giderek disiplin soruşturması ve tayin taleplerine konu olduğu, ancak tayin taleplerinin yukarıda açıklanan idari gerekçelerle hemen sonuçlanamadığı, bununla birlikte işleme konduğu, olay günü ...'in yıllık izinde olduğu halde kurumdaki makam odasına geldiği, ...'ın da odaya girerek ...'i öldürüp sonrasında intihar ettiği, olayın kurum içerisinde gerçekleşmesinden başka olayın geçtiği yurdun idaresinden doğrudan sorumlu olmayan, personel tayin hususunda yetki ve sorumluluğu bulunmayan davalının, bu olayın gerçekleşmesine sebebiyet verdiğine dair bir tespit yapılamadığı gerekçesiyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; idare mahkemesi dosyası temyiz aşamasında olup henüz kesinleşmediğini, Anayasa'nın 125.maddesinde idarenin kendi eylem ve işlemlerinden doğan zararları ödemekle yükümlü olduğunu, ödenen tazminatın dönemin ... müdürü olan davalıdan tahsiline karar verilmesi gerektiğini beyan etmektedir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, idare mahkemesince verilen karar gereği dava dışı hak sahiplerine ödenen tazminatın davalıdan rücuen tahsili istemine ilişkindir. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere, dosya eksiklik talebi üzerine Danıştay 10. Dairesinin 19.06.2023 tarihli kararıyla ... Bölge İdare Mahkemesi kararının davacı annenin ölümü nedeniyle hükmün bozulmasına, diğer davacılar yönünden ise hükmün ferileri yönünden düzeltilerek onanmasına karar verilerek bu davacılar yönünden hükmün kesinleştiğinin, bozma üzerine İdare Mahkemesinin 05.07.2024 tarihli ve 2024/512 Esas, 2024/1301 Karar sayılı kararıyla davacı anne mirasçıları lehine de aynı miktarda manevi tazminata hükmedilerek karar verildiğinin anlaşılmasına göre usul ve kanuna uygun olup temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının HMK'nın 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, 492 Sayılı Harçlar Kanunu'nun 13/J maddesi uyarınca davacıdan harç alınmamasına Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 26.05.2025 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.

Atıf: Yargıtay 4. Hukuk Dairesi, E. 2022/5405, K. 2025/8520, T. 26.05.2025, www.arakarar.com/karar/yargitay-4-hukuk-dairesi-2022-5405-e-2025-8520-k-6ac9b8f4a70d