Yargıtay · 4. Hukuk Dairesi
Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2022/5308 E. 2023/6270 K.
- Mahkeme
- Yargıtay
- Daire
- 4. Hukuk Dairesi
- Esas No
- 2022/5308
- Karar No
- 2023/6270
- Karar Tarihi
MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/135 E., 2021/969 K. HÜKÜM/KARAR : Davanın Kısmen Kabulüne
Taraflar arasında görülen tazminat davasında verilen karar hakkında yapılan temyiz incelemesi sonucunda, Yargıtay(kapatılan) 17. Hukuk Dairesince kararın bozulmasına karar verilmiştir.
Mahkemece bozmaya uyularak yeniden yapılan yargılama sonucunda; davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir.
Mahkeme kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:
I. DAVA Davacı vekili, davalı ile aralarında 29.03.2012 başlangıç tarihli iş yeri yangın sigorta poliçesi düzenlendiği ve ayrıca bunun yanında Alternatif İş Yeri Klozu teminatı alındığını, sigorta teminatının 1.500.000,00 TL olarak belirlendiğini ve davalı tarafça bu kısmın ödendiğini, lakin azami 12 ay ve sigorta teminatının %10'unu oluşturan 1.500.000,00 TL'lik klozdan kaynaklanan teminatın ödenmediği ciheti ile davalı aleyhine İstanbul 27. İcra Müdürlüğü'nün 2014/6773 sayılı dosyasında yapılan icra takibine davalının haksız itirazı ile durdurulmasından dolayı itirazın iptali ile %20 inkar tazminatı talep etmiştir.
II. CEVAP Davalı vekili; taraflar arasında yapılan sigorta gereği meydana gelen zararın teminat miktarınca tamamen ödenmiş olup tam ziya meydana geldiğinden poliçe teminatının da sona erdiğini, Yangın Sigortası Poliçesi Genel Şartlarının B.8.3 maddesi gereğince "sigorta edilmiş, rizikonun gerçekleşmesi ile tam zıya meydana geldiği takdirde sigorta teminatının sona ereceğine" dair hüküm bulunduğu, bu hükme uygun olarak tam zıya meydana gelmiş olduğundan ve davacının zararı giderildiğinden davacının davalıdan talep edebileceği başkaca sorumluluğunun bulunmadığını, söz konusu klozun ayrı bir riziko ve yarı bir teminat olmadığını, teminata dahil rizikoya bağlı ve ilgili rizikoya ait sigorta bedeline dahil olduğundan talebin reddi gerektiği, ayrıca talebin fahiş olduğu ve davacının kiracı olarak bulunduğu mahalde kullanmamasından dolayı ayrıca bir kira ödemekten de kurtulduğu bu nedenle de zararının bulunmadığı, inkar tazminatının yargılamayı gerektirdiği ciheti ile davanın reddini talep etmiştir.
III. MAHKEME KARARI Mahkemenin 24.12.2014 tarihli ve 2014/623 Esas, 2014/473 karar sayılı kararı ile; meydana gelen hasarın tam hasar olduğu, hasar bedelinin ödendiği, sözleşme ilişkisinin sona erdiği gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiştir.
IV. BOZMA VE BOZMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ A. Bozma Kararı 1. Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.
2. Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 06.09.2018 tarihli ve 2015/17719 Esas, 2018/7494 Karar sayılı kararı ile; " İhtilafa konu Alternatif İş yeri Klozu başlıklı İşyeri Güvence Klozu 7. maddesinde “sigorta kapsamındaki doğal afetler hariç diğer rizikoların gerçekleşmesi neticesinde binanın oturulamaz hale gelmiş olması nedeni ile sigortalının yapmak zorunda kaldığı alternatif işyerine ilişkin makul ölçüdeki masraflar, binanın tamir ve yeniden inşası için gerekli makul müddeti aşmamak kaydı ile en çok 12 ay için teminat altına alınmış olup sigortacının azami sorumluluğu toplam sigorta bedelinin %10 ile sınırlıdır." açıklaması vardır. Davacı ile davalı iş yeri yangın sigortası ve alternatif iş yeri klozunu imzalamış, belirlenen şartlar doğrultusunda işyeri sigorta güvencesine alınmış, sigortalı da prim ödeme borcunu yerine getirmiştir. Poliçede sigortalı lehine teminatlar verilebilir. Alternatif İş yeri Klozu başlıklı İşyeri Güvence Klozu 7. maddesi gereğince sigortalının belli masraflar yapması halinde söz konusu %10'luk teminat bedelinin ödeneceği hüküm altına alınmıştır. Davacı sigortalı da dosyaya ibraz ettiği belgelerden söz konusu yangın sonrasında iş yeri için bazı masraf kalemleri yaptığı da anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece sigorta hukuku alanında uzman bilirkişinin de araların da bulunduğu üç kişilik heyetten alınacak rapor ile yukarıda açılanan poliçe klozu ve dosyaya davacı tarafından ibraz edilen fatura, belge ve bilgilerin de birlikte değerlendirilmesi yapılarak sonucuna göre karar verilmesi gerekirken hiçbir bilirkişi incelemesi yaptırılmaksızın kloz içeriğine göre uygulanamaz olduğunun kabulü ile yazılı olduğu şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir." gerekçesiyle kararın bozulmasına karar verilmiştir.
B. Mahkemece Bozmaya Uyularak Verilen Karar
Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; Yargıtay bozma ilamı doğrultusunda hazırlanmış, denetime ve hüküm kurmaya elverişli bulduğu belirtilen rapor doğrultusunda; 39.354,89 TL hamaliye/taşıma zararı ve 6.687,85 TL kira farkı zararı olmak üzere toplam 46.042,74 TL'lik asıl alacağa vaki itirazın iptali ile takibin işbu alacak kalemi üzerinden talepnamedeki diğer koşullar ile aynen devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, ayrıca alacak likit olmadığından, kabul edilen kısım yönünden davacı yanın tazminat isteminin reddine karar verilmiştir.
V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri temyiz isteminde bulunmuştur.
B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; zararın eksik hesaplandığını, davacı şirketin aynı nitelikte kiralık yer bulamadığı için nakliye hamaliye depolama hizmeti veren firmalarla çalışmak zorunda kaldığını, satın aldığı iplikleri depolama firmalarının hazır depolarına 10 ay boyunca depolamak zorunda kaldığını her ne kadar faturalarda muhtelif depo ücreti yazmakta ise de bu ücretin nakliye, hamaliye, depo gideri üç kalemden oluştuğunu, yapılan masrafın tümüne karar verilmesi gerektiğini belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir. Davalı vekili temyiz dilekçesinde; klozun bilirkişilerce ve mahkemece yanlış yorumlandığını, bahse konu kloz ile ek bir teminat verilmediğini, dolayısıyla söz konusu kloz ile ek bir teminat bedeli ihdas edilmediğini, sigortalının alternatif işyeri masrafları, rizikonun gerçekleşmesi halinde sigortalıya ödenebilecek azami poliçe teminatını aşmamak üzere ve azami poliçe teminatının %10 ile sınırlı olmak üzere teminat kapsamına alındığını belirterek kararın bozulmasını talep etmiştir.
C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, davalı tarafça iş yeri sigorta poliçesi ile teminat altına alınan iş yerinde meydana gelen yangın sebebi ile alternatif iş yeri klozuna göre davalının davacıya sigorta teminatının %10'u üzerinden ödeme yapması için başlatılan icra takibine yapılan itirazın iptali istemine ilişkindir.
2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 428 inci maddesi, 438 inci maddesinin yedi, sekiz ve dokuzuncu fıkraları ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrası, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 1427, 1453 ve 1459 uncu maddeleri, Yangın Sigortası Genel Şartları
3. Değerlendirme 1. Mahkemelerin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun'un geçici 3 üncü maddesinin ikinci fıkrası atfıyla uygulanmasına devam olunan mülga 1086 sayılı Kanun'un 428 inci maddesi ile 439 uncu maddesinin ikinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı halinde mümkündür. 2. Temyizen incelenen Mahkeme kararının bozmaya uygun olduğu, kararda ve kararın gerekçesinde hukuk kurallarının somut olaya uygulanmasında bir isabetsizlik bulunmadığı, bozmaya uyulmakla karşı taraf yararına kazanılmış hak durumunu oluşturan yönlerin ise yeniden incelenmesine hukukça imkân bulunmadığı anlaşılmakla; temyiz dilekçelerinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.
VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Taraf vekillerinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun olan kararın ONANMASINA,
Aşağıda dökümü yazılı kalan onama harcının temyiz edene davacıdan alınmasına,
Aşağıda dökümü yazılı kalan onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına,
Dosyanın Mahkemesine gönderilmesine,10.05.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.